|
 |
|
|
"Kız gibi"den "dede gibi"ye terfi edeceğim
Bana sorsanız ben aynıyım ama karşıt görüşler var. Anket sonucunda ufak tefek farklar olduğu ortaya çıksa da sevenlerim paniğe kapılmasın, araba kullanışım dışında dramatik değişim görünmüyor
igursoy@milliyet.com.tr
Artık herkes hatırımı iki aşamada soruyor: Aşama 1: "N'aber?" Aşama 2: "Oğlun ne yapıyor?"
Birinci soruya cevap vermek kolay. Ne de olsa kimse benden her seferinde "Cheers" dizisindeki Norm karakteri kadar komik cevaplar bulmamı beklemiyor. Örnek vermek gerekirse: "Hayat sana ne yapıyor, Norm?" "Bir bebek, bezine ne yaparsa onu."
İkinci soruya cevap bulmak ise her zaman o kadar basit olmuyor. Daha doğrusu, bugün üçüncü ayına girecek bir bebeğin neler yapabileceği belli olduğundan, bunu soran kişinin daha derin cevaplar beklediğini düşünüyorum. "Sırt üstü yatıyor", "Ağlıyor" dememin ne gereği var, elbette bunları yapıyor bu çocuk, dolayısıyla karşımdakine yeterli gelmeyecektir. O yüzden "Boş boş ortalığa bakıyor", "Kusmak için onu kucağıma almamı bekliyor" gibi daha aktif-dinamik-heyecanlı cümleler bulmak için kendimi zorluyorum.
Bana bakıp baba görüyorlar
Burada asıl önemli nokta, insanların artık bana baktığında eskisi gibi beni değil, bir babayı görüyor olması. Bu durumdan şikayetçi değilim aslında, hatta eş-dostun oğlumun durumunu merak etmesi hoşuma gidiyor. Ama artık yavaş yavaş kavrıyorum ki, çocuk sahibi olmak sadece benim hayatımı yenilemekle kalmadı, herkesin bana bakışını da değiştirdi.
Hafta sonu arkadaşlarım "Kıyafete bak; genç baba, modern baba" gibi şeyler söylediler. Sayıyorum: Tişört, kot pantolon, spor ayakkabı ve şapka. Daha önce ne giyiyordum pardon? Bağdat Caddesi'nde takım elbiseyle dolaşmıyordum herhalde.
Bugünlerde en çok duyduğum kalıplardan biri -yarı şaka yarı ciddi de olsa- "Senin gibi bir babaya yakışır mı?" Duyan da Cem Boyner'e çıplak poz verdiğimi zannedecek. Ben normal hayatımı sürdürüyorum. Alışkanlıklarım, takıntılarım, inançlarım birkaç ay öncesinden farklı değil. Ama beni algılama biçimi değişti.
Galiba magazin programında röportaj yapılan şarkıcı eskileri gibi konuştum. Eskiden konuşmazdım (di mi?). Gerçekten değişmiş olabilir miyim? Çocuk sahibi olmanın getirdiği zorunlu kısıtlamalar dışında ne olmuş olabilir?
Para biriktirmeyi öğrendim
Benim tespit ettiğim şeyler var elbet. Örneğin, trafikte artık daha çok korkuyorum. Araba kullanmaya başladığım ilk günden beri temkinli bir tarzım vardır. Ben buna Demir Bükey'in ifadesiyle "defansif" demeyi tercih ederim ama arkadaşlarım "kız gibi" bulurlar. Anlayın işte nasıl olduğunu. Şimdi, hele arabada Batu da varsa, daha dikkatliyim. "Kız gibi"den "dedem gibi"ye terfi etmem yakındır.
Ayrıca "Ne kadar para kaldı?" sorusu aklıma daha sık gelir oldu. Hatta beynimde kendi locasını oluşturdu bile diyebiliriz. Çocuk hem ağır masraf çıkarmadan büyüdüğü hem de Begüm ile benim en büyük harcama kalemimiz olan kebap-rakı yollarını tıkadığı için "tutumluluk" kampanyamız fena gitmiyor. Değişimle ilgili olan kısmı şu: Ömrümde ilk kez para biriktirmeye çalışıyorum.
Yine de gerçek bir gazeteci olarak, sadece kendi gözlemlerimle sınırlı kalmadım. Değişip değişmediğim hususunda çevremde mini bir anket yaptım. Kabul ediyorum, Sinan Aygün'ün yaptırdığı anketlerden bile daha yalapşap ve güvenilmez oldular ama sonuç sonuçtur: Kendime güvenimin arttığını, iyiye gittiğimi düşünenlere teşekkür ederim. Daha korumacı davrandığımı söyleyenler oldu, diyecek lafım yok. Olmuş bitmiş hadiselere bile müdahale etme eğilimim olduğunu iddia edenlerle ise ilişkimi gözden geçireceğim.
|
|
|

|