Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hayatın küçük-büyük mutlulukları

Dünyanın ilk şaraplarının üretildiğiyer olduğu öne sürülen Elazığ yöresine yaptığım şarap tadım gezisi muhteşem geçti


donatellapiatti@hotmail.com

Yeni Kayra şarabının bağlarını ve nasıl üretildiğini görmek için beni iki günlüğüne Elazığ'a çağırdıklarında, daveti hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Kesinlikle gitmeliydim! Birincisi o yöredeki şarap üretimini merak ediyordum, ikincisi de oralara daha önce hiç gitmemiştim ve böyle bir ziyarete çok hevesliydim. Son derece yerinde bir karar vermişim!
Harput, Buzluk Mağarası, Urartu Sunağı, hatta Meryem Ana Kilisesi'ni de kapsayan gezilerin yer aldığı organizasyon mükemmel, bütün o yöre ise nefes kesecek kadar güzeldi! Gazeteciler, önologlar, şarap ve yemek tutkunlarından oluşan ziyaretçi grubunun aşağı yukarı tamamı arkadaşımdı ve turlar, şarap degüstasyonlarının yanı sıra yöre mutfağını yakından tanıtmayı da hedefliyordu tabii ki. Hayal edin: Masmavi bir gökyüzü, düzenli sıralar halinde uzanan bağlar, yaprakların arasından kendini gösteren, içleri neredeyse patlayacak kadar nektar dolu devasa mor taneli sayısız güzelim üzüm salkımı, bağın ardında gölün derin mavisi ve hepsini çepeçevre saran o gizemli, muhteşem dağlar! Sıra sıra üzümlerin arasına kurulu devasa çadırda, yörenin nazik çiftçilerinin, aklın hayalin alabileceği en muhteşem kahvaltıyı edebilmemiz için hazırladıkları o zengin sofra... Ne diyebilirim ki? Etraftaki o mutlak sessizlikten, meyvelerinin gizemli gücünde mistik bir şeyler de barındıran o bağdan, peynir, domates ve zeytinlerin "gerçek"liklerinden, o kaymak-yoğurt-krema karışımının insanın ruhunu eritiyor olmasından, peynirli ve etli böreklerin taşfırın kokmasından ya da herkesin o kadar neşeli olmasından mı bilmiyorum, ama hepimiz öyle keyifliydik ki!

Toprak değerlendirilmiyor
Dürüst olmak gerekirse; orada o bağların arasında bir bardak şarap da yudumlamak isterdim; yörenin üzümünün adını verdiği Öküzgözü'nden bir yudum mesela. Mmmmm, tulumpeyniriyle ne iyi giderdi! Ama fark ettim ki onun yerine bize sert ve kokulu bir çay ikram ediyorlar, kimse de ötesini talep ediyormuş gibi görünmüyor. İnsanların şarap tatmaya sabahın sekizinde başladığı İtalyan bağbozumu degüstasyonlarına alışık olduğumdan bu duruma biraz şaşırdım ama dediğim gibi benden başka kimsenin bir talebi olmayınca, "alkolik" zannedilmemek için susmayı tercih ettim. (Ama o bir kadeh şarabın eksikliği her zaman içimde ukde olarak kalacak!)
Öte yandan bu durum, dünyanın ilk şaraplarının üretildiği yer olduğu söylenen o yörede, şarap servis edilen bir lokanta bulmanın neredeyse imkansız olduğunu keşfetmemin yanında hiçbir şey değil! Zamanla hep daha da sofistike üzümlerin üretilebileceği o topraklar ve iklim gerektiği gibi değerlendirilmiyor ne yazık ki.

İyi şarap bol kan yapar
Buna karşın şarapları tatmaya Elazığ şarap fabrikasının son derece özenli bodrumlarında başlayıp, patlıcanlı dilim dolma, içliköfte, söğürme, tavuk üfeleme ve muhteşem bir dövme çorbasının eşliğinde, üretilen her çeşitten bolca tatma fırsatı bulduğumuz öğle yemeğinde devam ettik.
O akşam bizi yemeğe davet eden, Harput'taki o güzelim taş evin nazik sahibesi de bize sunduğu her yemekle (bütün o şahane yemekler arasında, unutulmaz bir tandır ve hayatımda tattığım en lezzetli pilavı yedim) ayrı bir çeşit şarap servis etti. Bütün günü şarap tadarak geçirdikten sonra sonunda sarhoş olduğumuzu düşünenler varsa, her türlü kuşkuyu ortadan kaldırıyorum; güzel sohbet ve iyi yemeğe eşlik eden iyi bir şarap, eski bir İtalyan atasözünün de söylediği gibi, kötülük değil sadece bol kan yapar!
Sonunda seçimimi yaptım: Benim tercihim kesinlikle vişne, böğürtlen, karadut ve kekik aromalı o güçlü ve dolgun kırmızı şarap: Terra Boğazkere. Şerefe!

Soslu armut

  • Malzemesi: 4 armut, yarım litre sert bir kırmızı şarap, 100 gram şeker, yarım litre su, biraz tarçın, 1 kuru karanfil.
  • Yapılışı: Armutları, saplarını koparmadan soyup koçanlarını elma bıçağıyla çıkardıktan sonra dar ve yüksek kenarlı bir tencereye dolma gibi dizin, üstünü şarap ve suyla kaplayın. Tarçın, karanfil ve şekeri de ekleyip hepsini 15 dakika pişirdikten sonra armutları süzün, sosu yoğun bir şurup kıvamına gelinceye kadar pişirmeye devam edin. Hazır olunca armutların üstüne dökün ve servis edin. Pek leziz olacaklar.






  • CUMARTESİ
    "Kuliste komiklik yaparken keşfedildim"
    "Eski eşyalarla flört ederdim. Şimdi onları dükkanıma park ettim"
    Beyoğlu'nda tasarım "Fabrica"sı
    Ödüllü filmlerin küçük yaratıcıları
    İzmir'de festival sezonu
    En moda En yeni
    "30 çocuklu bir baba gibiyim"
    Filmekimi başladı
    Kartingi yemeğe tercih etti, sıra şampiyonlukta





    Cengiz Eren
    İlke Gürsoy
    Donatella Piatti
    Sarıkız'ın Anıları
    Cemal Saydam
    Tuba Akyol
    İlhan Uçkan
    Yalvaç Ural

    © 2005 Milliyet