|
 |
|
|
Erkek ve kadın arasındaki asıl fark nedir?
Kadınlar ne hissetmeleri gerektiğini değil, ne hissetmemeleri gerektiğini düşünürler!
www.ilhanuckan.com Faks: (0212) 505 63 88
Kadın ve erkek arasındaki asıl ciddi fark nedir biliyor musunuz? Hisler ve mantık! Nasıl mı? Geçen akşam bir arkadaşımla yemeğe gittik. Oradan buradan konuşurken, konu "insanların davranış modelleri"ne geldi. En sevdiğim konu yani...
Arkadaşım "kadınların davranış biçimleri"ni anlamaya çalıştığını söyledi.
O bir erkek.
Ben de erkek olduğu için bunun mümkün olamayacağını söyledim.
O sırada gözümde sürekli Mel Gibson'ın oynadığı, hani şu kadınların düşündükleri şeyleri sürekli duyduğu film var ya, adı neydi? Neyse, işte o film canlanıyor gözümde... O film de saçmaydı zaten. Bir kadının düşüncelerini okuyarak bile bir kadın gibi düşünemezsiniz.
Çünkü kadınlar düşündükleri şeyleri yapmaz ki!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Arkadaşım da ben de "yazan" insanlar olduğumuzdan, meseleyi örneklemek için en uygun seçenek erkek ve kadın yazarlar arasındaki farklar oldu elbette...
"Yazmak" insanları fazlasıyla "ele veren" bir şeydir.
Erkek yazarların davranış modellerini görebilmek için, onların Gamze Özçelik'in başına gelenlerle ilgili yazdıklarına baktığımdan bahsettim arkadaşıma...
Onların böyle bir olayla ilgili yazdıklarını okurken, tam anlamıyla hissettikleri şeyleri yazmadıklarını, adeta belli şablonları kullandıklarını fark ettiğimi söyledim. Yani sanki oturup "Bu konu hakkında ne hissetmem, ne yazmam gerekiyor?" diye tartıyorlar, sonra da mantıklarıyla durum hakkında belleklerindeki dosyalardan hazır şablonları çıkararak yazıyorlar... Kendi hisleri değil de, daha çok kendilerinin ne düşünmesi istenir diye bir tartma işlemi... Olmuyor tabii.
Peki ya kadın yazarlar?
Kadınlar ne hissetmeleri gerektiğini değil, ne hissetmemeleri gerektiğini düşünürler!
Fatih Altaylı'nın köşesinde kullandığı bir okur mektubu vardı geçen hafta, mesela ben onun tam bir "şablon" olduğunu söyleyince, arkadaşım "Peki kadınlar neden Fatih Altaylı'yı sevmiyorlar?"diye soruverdi...
İşte bu uzun bir konu... Ama ipucu olsun diye sadece "rekabet" diyebiliriz... "Neden ve nasıl" diye biraz düşünün bakalım...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Hisler ve mantık" "etkin ve edilgendir" aynı zamanda...
İyi oyunlar herkese...
Kadınlar nasıl hisseder?
1) Bir kadının en önemli özelliği empati yeteneğidir.
2) Kadınlar gelişmiş empati yetenekleri sayesinde bir erkeğin yerine, bir kadının yerine, sevgilinin ya da babanın, annenin, çocuğun yerine "kendilerini koyarak" onun gibi hissedebilirler. Adeta merak ettikleri şeye dönüşürler... Bu sadece canlılarla da sınırlı değildir.
3) Uzun yıllar bir kadınla yaşayan erkekler, kadınların bu neredeyse düşünce okumaya benzeyen empati yeteneklerini çok iyi bilirler... Daha ağızlarından çıkmadan akıllarından geçen şeyin söylenmesi bir zaman sonra onlar için şaşırtıcı olmaz artık.
4) Bir kadının nasıl hissettiğini anlamak için, kendinizi karşınızdaki şeye dönüştürmeyi öğrenmeniz gerekir. Zor değil, biraz pratik yapmayı deneyin...
Ne düşündüğünü merak ettiğiniz kişinin mimiklerini hissedin. Kullandığı kelimelere dikkat edin... Siz olsanız böyle mimik ve kelimelerle ne anlatmaya, neyi saklamaya çalışırdınız?
Erkek Köşesi
Erkeklerin yaptığı en büyük yanlış nedir?
Bir ilişkide erkeğin kadına duyduğu ilgi biraz daha fazlaysa, hemen hatalar yapmaya başlar. Çünkü sürekli olarak kadının ondan nasıl davranmasını istediğini hesaplamaya çalışır. Yani her zamanki gibi mantığını kullanmaya koşullanır. Ama böyle bir durumda mantığını yanlış kullanmaya başlar. Onun yerine kendi istediği şeyleri yapsa her şey daha kolay olacak. Hata yapmayacak. Karşısındaki kadının üzerine düşmüş hissi yaratmayacak ve tabii ki sevdiği kadını elinden kaçırmayacak...
Öptüm sizi
Guy Ritchie, yani Madonna'nın kocacığı, Fransa'da katıldığı bir televizyon programında karıcığının asıl adını hatırlayamamış efendim... Bak şimdi! Beş yıl önceki düğün sırasında giydiği kıyafetin Fransız moda tasarımcısı Hutchins'e ait olduğunu söyleyince, iyice köşeye sıkışmış! Eyvah ki eyvah! Meğer Madonna'nın düğün kıyafeti aslında ünlü şarkıcı Paul McCartney'nin kızı Stella McCartney'ye aitmiş! Bu olay Türkiye'de yaşansaydı herhalde şöyle sorulabilirdi magazin haberlerinde: "Yoksa boşanıyorlar mı?" İyi de bu resmen saçmalık! Ben eşimle tanıştığımız günü hatırlamıyorum. Üstelik de üç gün sonrasında evlenmeye karar vermiştik. Birinci evlilik yıldönümümüzü de unutmuştuk. İkimiz de! Sekiz gün sonra hatırladık. Değil ki gelinliğin modacısı gibi ıvır zıvır bir şeyi hatırlasın insan. Madonna'nın gerçek adına gelince, kullanmadığın şeyi hatırlamanın alemi ne? Öpelim de abidik gubidik şeylere takılmasın kafacıklarımız...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Sevgilimin üzerinde denemelerim oldu... Sonuç süper!"
Öncelikle tebrikler... Kitabınızı aldım, "Aşk Oyunu Nasıl Oynanır?" yani... İlk kez bir kitabınızı alıyorum ve de diğer kitaplarınızı okumamıştım. İnanılmaz güzel. İki aylık bir ilişkim var, sevgilimin üzerinde denemelerim oldu... Sonuç süper! Ben 22 yaşındayım, üniversitede halkla ilişkiler okuyorum. Sevgilim 27 yaşında, o da üniversite mezunu. İki aydır çıkıyoruz ama aşık oldum diyebilirim, normalde çok zor aşık olurum. O da bana oldu tabii ki, e benim gibi işveli, cilveli (gerçi hanımlığımı bozmayacağım ya, pek gösteremiyorum) birine nasıl bayılmasın... Şımartıyorum işte böyle kendimi. Ama şaka bir yana, o da çarpıldı bana... Ay, ne diyorum ben ya! Çok garip, sanki karşımdasınız, konuşuyoruz... Kendinize çoook iyi bakın, gülün bir de böyle hep, çok yakışıyor...
İpek K.
***
Ben de karşımda cıvıldayan, şekerler şekeri bir kız duruyormuş gibi okudum yazdıklarınızı... Kitaplarımın birilerinin işine yaraması şahane! İşveli kızları kim sevmez? Neşeyle, aşkla oynayan kızlardan daha çekicisi olabilir mi? İpek'in mektubunu -"yazar övündü" duygum dışında (Muhittin Sirer gibi)-, neler yaptığınızı bana yazmanız için koydum köşeme... Hangi oyunları nasıl oynadığınızı anlattığınız mektuplarınıza bayılıyorum... Böylece sizlerin pratik oyunlarınız da, "Dişiliği Canlandırma Hareketi"mizi her zamanki cesaretle sürdürmek için örnek teşkil edebilir. Hanimiş bakalım benim işveli güzellerim...
|
|
|

|