Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sindirme zorluğu!


Aman, ne gergin 36 saatti!.. Yalnız bizler değil, Avrupalılar da son iki günü heyecan içinde geçirdi. ABD'den Arap dünyasına kadar birçok ülkede hükümet yetkilileri gelişmeleri aynı merakla izledi...
Mesele sadece AB'nin Türkiye ile müzakereleri başlatması konusunda ortaya çıkan birkaç pürüzden ibaret değildi. 3 Ekim tarihi yaklaştıkça, bazı ülkelerin (son olarak özelikle Avusturya'nın) takındığı tavır küresel boyutlar alan bir "AB sorunu" ile karşı karşıya bulunduğumuzu gözlerin önüne serdi.
Nasıl oluyor da "küçük" Avusturya -veya "minik Kıbrıs" "koca" Avrupa Birliği'ni sarsan, hatta felce uğratmaya yüz tutan bir çıkış yapabilir?
Bu olayda konu, her ne kadar Türkiye'nin üyeliği ise de, esas mesele AB'nin bünyesindeki zaaf veya rahatsızlıktır. O kadar ki bazı Avrupalı yorumcular açıkça, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde Türkiye için "Avrupa'nın hasta adamı" denirken, bugün "Avrupa'nın bizzat hasta adamı" durumuna düştüğünü belirttiler.
Herhalde Türkiye ile müzakereler konusunda AB'nin geçirdiği kötü sınav, Birlik yöneticilerini, bu "hastalığa" ciddi şekilde eğilmeye sevk edecektir. AB kendisine bir çekidüzen vermezse, buna benzer krizler geçirmesi kaçınılmaz...
* * *
Son dakikada da olsa, dün gece gerçekleşen mutabakat herhalde önümüzdeki günlerde Türkiye'de -ve ilgili AB ülkelerinde- günlerce enine boyuna tartışılacak. Belirli görüşlere sahip olanlar kendi açılarından durumu değerlendirecek, kimileri bunu bir "başarı", kimileri de bir "hezimet" olarak nitelendirecek... (Bunun analizini yarın daha ayrıntılı olarak yapacağız)...
Ancak şunu belirtelim ki, son 36 saat içinde yaşananlar, Türkiye'de AB konusunda duyulan isteği ve heyecanı olumsuz etkilemiştir. Tabii daha önce de çeşitli üye ülke liderlerinden veya yorumculardan çatlak sesler gelmişti. Ama son günlerde Türkiye'nin üyeliğini engellemek veya ona birtakım ağır koşullar kabul ettirmek için girişilen çabalar Komisyon'da ciddi kuşkular ve güvensizlik yaratmıştır.
Şimdi bu duyguları unutturacak ve karşılıklı güveni ve yakınlaşmayı sağlayacak adımları atmak, özellikle AB'ye düşüyor...
* * *
Son günlerde Avusturya'nın üzerinde ısrar ettiği bir sözcük, sıkça tekrarlandı: Sindirme (veya hazmetme)... AB'nin Türkiye'yi "sindirme kapasitesi" adeta yeni bir kriter veya önşart haline getirilmek istendi. Bunun daha hafif bir ifadesi, daha önce 17 Aralık kararında vardı. Ama bu kez AB'nin Türkiye konusunda "sindirme zorluğu" çekeceği ve dolayısı ile müzakere sürecinin sonunda bunun da dikkate alınması gerektiği öne sürüldü.
En az 10 yıl ve belki de daha fazla sürecek müzakere sürecinin sonunda, daha farklı, daha gelişmiş bir Türkiye'nin AB tarafından "sindirilmesi"nin bir sorun yaratması olasılığı zayıftır. Ama doğrusu, bu sözcüğün bir koşul olarak şimdiden ortaya konmasını "sindirmek" de kolay değil...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bir virajı daha aldık
TÜRKİYE her adım attığında yeni bir engelle k...
Melih AŞIK
Tiyatro Lüksemburg
Ajanslardan Yunanistan Dışişleri Bakanı Moliv...
Fikret BİLA
Baykal-Gül görüşmesi
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, akşam saatleri...
Hasan CEMAL
Tarihi yürüyüşe devam!
Evet, Türkiye yüzü Batı'ya dönük tarihi yürüy...
Güneri CIVAOĞLU
Yıldızlara yürümek...
Gül ve Babacan'ı Lüksemburg'a taşıyan uçağın ...
Can DÜNDAR
Melike'yi de sindirememişlerdi
Dün Lüksemburg'da Türkiye, 2 yıl önce Viyana'...
Abbas GÜÇLÜ
Özel üniversite tartışması
Özel üniversite tartışmasına, Milli Eğitim Ba...
Hurşit GÜNEŞ
Sanayi üretimindeki büyüme yavaşlıyor
Şu anda hemen herkes dikkatini AB ile tam üye...
Semih İDİZ
Buruk ama hayırlı bir başlangıç
Lüksemburg'dan dün nihayet çıkan karar elbett...
Sami KOHEN
Sindirme zorluğu!
Aman, ne gergin 36 saatti!.. Yalnız bizler de...
Derya SAZAK
3 Ekim dönemeci
Lüksemburg'da gün boyu devam eden pazarlıklar...
Meral TAMER
Başbakan'a AB için teşekkür borcumuz var
3 Ekim saat 15.20. AB'den ne karar çıkacak di...
Güngör URAS
Dik durmayı bilelim
Müzakerelere başlama pazarlığı güç oldu, uzun...
Serpil YILMAZ
ABD'deki Türk patron yatırıma gelmiyor
Tıptan finansman alanına kadar Amerika'da ün ...
M. Ali BİRAND
Hayatımın en güzel gününü yaşadım... Atam, ruhun şad olsun...
1963 yılında 21 yaşında genç bir muhabirdim....

© 2005 Milliyet