|
 |
|
|
3 Ekim dönemeci
Lüksemburg'da gün boyu devam eden pazarlıklar, Kızılcahamam dönüşü Başbakan'ın makam aracından ABD Dışişleri Bakanı Rice ile yapılan telefon görüşmesi, Esenboğa'da bekletilen Abdullah Gül'ün uçağı.
Ve akşam saatlerinde AB kulislerini dalgalandıran, Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik'in 'Ortak hedef tam üyelik' açıklaması.
3 Ekim'de Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin 'törenle' başlaması beklenirken Ankara'yı neredeyse masadan kalkma noktasına getiren diplomasi oyunları.
Helsinki, Kopenhag, Lüksemburg. Bıçak sırtı zirveler. Başka adayların 'güle oynaya' katıldıkları toplantıların Türkiye için eziyete dönüştüğü ortamlar. Lüksemburg'daki 'en uzun gece' de böyle geçti. Bir 'AB klasiği' haline gelen yorucu pazarlıklarda önce Avusturya engeli aşılmaya çalışıldı. 24 Avrupa üyesinin desteğine karşın Viyana, 'imtiyazlı ortaklık' seçeneğinin de belgeye eklenmesini istiyordu.
Avusturya hükümetinin 'tek başına' direnişi arka plandaki 'muhafazakâr' desteğe bağlanıyordu. Almanya'da, Fransa'da, Hollanda'da yükselen Türkiye karşıtlığının 'taşeronu' olarak bu ülke gözüküyordu. Hırvatistan'ın üyeliği ile Türkiye arasında haksız bir köprü kurulmak istendi. Neyseki bu direnç, sonradan kırıldı. Yakın geçmişte, Avusturya'da 'ırkçı' Haider'in kazandığı seçim sonuçlarını tanımayacak kadar 'güç gösteren' AB liderleri, Dönem Başkanı İngiltere'nin de etkisiyle Türkiye'nin tam üyeliğine itirazı sözcük cambazlığıyla 'hazmetme sorunu' noktasına indirgemeyi sağladılar. Daha köklü bir sorun, Güney Kıbrıs'ın NATO üyeliğine olanak sağlayan 5. paragrafın belgeden çıkartılmasında yaşandı.
Avrupa Ordusu'nun 'kriz bölgeleri'ne müdahalesinde NATO imkânlarını kullanmasına olanak veren düzenlemeye Türkiye henüz AB üyesi olmadığı için 2002 Kopenhag zirvesine kadar çekince koymuştu. Adaylık süreci kesinleşince Ankara'nın aradığı 'eşgüdüm' sağlandı, Kıbrıs ve Malta NATO üyesi olmadıkları için Ege'de doğacak bir askeri sorunda Türkiye'nin 'AB ordusu ile karşı karşıya kalması' riski ortadan kalktı.
Türkiye ile AB müzakereleri başlarken Çerçeve Belge'de Kıbrıs'ın NATO üyeliğine gönderme yapılması Ankara'yı rahatsız ediyordu.
Başbakan Erdoğan'ın Rice ile yaptığı telefon görüşmesinde bu durumun dile getirildiği belirtiliyor. Washington'un Kıbrıs konusunda Ankara'ya güvence verdiği, Türkiye'nin NATO'daki 'veto'sunun geçerli olduğu, AB ile gelecekte bu nedenle sorun yaşanmayacağı bildiriliyor.
Ankara'nın 'kırmızı çizgiler'i korunmuş oluyor mu?
Göreceğiz.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|