|
 |
|
|
Siyasal viagra!
LONDRA
İngiliz Muhafazakarları son on yıldır perişan halde. Tony Blair'in İşçi Partisi'ne karşı seçim üstüne seçim kaybediyor Muhafazakar Parti. Tabii bizim partilerden farklı olarak, seçim kaybeden lideri her seferinde değiştiriyorlar.
Ama yine olmuyor.
Yeni gelen de tutunamıyor.
Blair bu yıl üçüncü genel seçimini de kazanınca, Muhafazakar Parti yine lider arayışına çıktı. İngiliz Sosyalistleri'ni sandıkta yenecek liderini bulmak için büyük kongresini toplamış durumda.
Lider adayları, Muhafazakar delegeler karşısında kendilerini beğendirmek için dil dökerken bir meslektaşım sormuş:
"Muhafazakarların siyasal viagrası kim olabilir?"
Aklıma bizim sosyal demokratlar takılıyor. Seçim üstüne seçim kaybeden, hatta muhalefette küçülme başarısı gösteren, ama liderine dokunamayan CHP geliyor.
CHP'de siyasal viagra kim olabilir?
Yoksa umutsuz vaka mı CHP?
İngiliz Muhafazakar Partisi'nde şimdilik iki aday ön planda.
Biri 38, bir 65 yaşında.
Gazetelerde ikisiyle ilgili ayrıntılı istatistikler var. 65 yaşındaki çok daha iyi bir hatip. Kürsü hakimiyeti de öyle. Konuşması büyük alkış toplamış. Kaç kez ayakta alkışlandığı belirtiliyor.
Ama genç adayın konuşmasında tam 11 kez değişim sözcüğü geçerken, 65 yaşındaki aday, bu sözcüğü yirmi dakika boyunca ağzına hiç almamış... Muhafazakar bir delegenin, yaşlı lider adayına ilişkin değerlendirmesi ilginç:
"Güzel konuştu ama boş konuştu. Bol bol alkışlandı konuşması ama yeni bir şey söylemedi. Dünün adamı o!"
Dünün adamı!
Ne demek dünün adamı?
Bir meslektaşım, İngiliz Muhafazakarları'nın Thatcher sonrasında 'siyasal pusula'yı kaybettiklerini belirtiyor. Reformculuğu, ekonomide modernleşmeyi Blair'in Yeni Sol'una kaptırdıklarını söylüyor. Günümüzde İngiliz politikasının, küreselleşme dalgasını yakalayanlarla küreselleşme olgusundan korkanlar arasında geçtiğinin altını çiziyor.
Ve soruyor:
Muhafazakar Parti yeniden pusulayı, geleceği yakalayabilecek mi?
Düşünüyorum:
Bizde pusulasız kalan kim?
Dünde kalan hangi lider?
CHP aklıma geliyor.
Baykal'la seçim üstüne seçim kaybeden, muhalefette küçülen, yani pusulayı şaşırmış bir CHP var sahnede. Ne ekonomide doğru dürüst söyleyecek lafı var, ne Avrupa Birliği'nde. Ne Kürt sorununda, ne Kıbrıs'ta...
Konuşuyor ama birşey söylemiyor.
Söylüyor ama sosyal demokratlıkla ilgisiz şeyler söylüyor. Sosyal demokrat değil, gitgide koyu milliyetçi bir söyleme kayıyor. Neredeyse MHP lideri Bahçeli ile yarışıyor Baykal...
Pusulasız kalmış durumda CHP!
Lüksemburg zirvesi sırasında güvenilir bir diplomatik kaynağın söylediklerini anımsıyorum:
"Avrupa Birliği çevrelerinde, AB Komisyonu çevrelerinde Başbakan Erdoğan'ın, AKP hükümetinin yaptıkları elbette çok takdir topluyor. Ama aynı aynı zamanda bu hükümetle kendi aralarında bir kültür farkı olduğunu da görüyorlar. Örneğin türban vesaire... Zamanla alternatif kim olabilir sorusu var kafalarında... Deniz Baykal'a sempatiyle baktıkları söylenemez. Çünkü artık onu pek öyle sosyal demokrat saymıyorlar."
Soru yine aklıma takılıyor:
CHP'nin ya da bizim sosyal demokratların siyasal viagrası kim olacak?..
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|