Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 08 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB Kıbrıs'ta barışa katkıda bulunabilir


Birçok şeyin yanı sıra AB aynı zamanda bir barış projesidir. Kökeninde Almanlarla Fransızları barıştırma fikri yatar. 1870'den başlayarak üç kez savaşan ve Avrupa'da milyonlarca insanın ölümüne neden olan bu iki ülkenin savaşları böylece tarih sayfalarında kalmıştır. Bugün tekrar savaşabileceklerini düşünmek bilimkurgu gibi bir şeydir.
Onun için AB'nin Kıbrıs'ta barışa katkıda bulunamayacağını düşünmek son derece hatalıdır. Daha önceki yazılarımızda AB'nin Kıbrıs konusunda taraf olduğunu, bu nedenle konunun kesinlikle BM platformundan AB platformuna çekilmemesi gerektiği belirtmiştik. Bu elbette ki AB'nin sorunun çözümüne katkıda bulunamayacağı anlamına gelmez.

BM gösterilmişti
Nitekim son günlerde yapılan açıklamalara bakılacak olursa, AB yetkilileri de bu sorunun BM çerçevesinde çözülmesi gerektiğine inandıklarını ortaya koyuyorlar. Bu da normal. Zira hiçbir AB yetkilisi bu çetrefil sorunun Birliğin kucağında kalmasını istemez.
Kaldı ki AB, yayımladığı Kıbrıs konusundaki "Karşı Deklarasyon"da zaten bu sorunun çözüm yerinin BM olduğunu vurguluyor. Bu, Türk tarafı için bir kazanımdır. Zira Rum yönetimi meseleyi kendisini güçlü hissettiği AB'ye çekmeye çalışıyordu. Bunu yapması şimdi zorlaşmıştır.

Rumların hedefi
Hafta içinde adayı ziyaret eden Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borell, Kıbrıs müzakerelerinin Annan Planı çerçevesinde bir an evvel başlaması gerektiğini söyledi. Bu tür açıklamaların önümüzdeki dönemde AB Komisyonu ve Konseyi'nden gelmesi de beklenebilir.
Rumlar kuşkusuz şimdi tüm yumurtalarını Türk limanlarının Rum gemilerine açılması sepetine koyacaklar. Çünkü Lüksemburg'da gerçek anlamda elde ettikleri tek şey bu. Ancak ortada Türk tarafının da kullanabileceği enstrümanlar var. Biri, tabii ki, Kıbrıslı Türklerin kabul ettikleri Annan Planı'dır. Diğeri ise AB Komisyonu'nun Kuzey Kıbrıs'ın izolasyonunu kaldırmak için ortaya koyduğu Yeşil Hat Tüzüğü'dür.

Türkiye'nin hedefi
Türkiye, limanlar meselesiyle bu tüzüğü belli bir süredir zaten irtibatlandırıyor. "Sorun Türkiye'nin Rum kesimine uyguladığı ambargoysa, unutulmamalı ki Rum kesimi de Kuzey Kıbrıs'a ambargo uyguluyor" argümanını kullanıyor. Bu argüman AB çerçevesinde arkasında durulabilecek bir argümandır. Zira ilke "verilen sözün tutulması" ise, bu, Türkiye için olduğu kadar AB için de geçerlidir.
Başka bir ifadeyle, Türkiye'nin limanlar konusunda daha esnek olması, AB'nin Yeşil Hat Tüzüğü'nü devreye sokmasıyla orantılı bir şekilde ilintilidir. Kıbrıslı Türklerin istediği de bu. Zira onların buradaki korkusu siyasiden çok ekonomiktir. Türkiye, Kuzey Kıbrıs'ın izolasyonu sürerken, limanlarını Rum gemilerine açarsa, Kıbrıslı Türklerin ekonomik yalnızlıkları daha da artacaktır. Yoksa limanları açmak Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımak anlamına gelmez. Bunu hukukçular da belirtiyorlar.

Savaş hayal
AB, bir yandan Rumların vetosunu aşarak bu yolda ilerlerken, diğer yandan Kıbrıs müzakerelerinin BM şemsiyesi altında ve Annan Planı ekseninde yeniden başlamasına yardımcı olursa, o zaman hem Doğu Akdeniz'de barışın tesis edilmesine, hem de en önemli kuruluş amaçlarından birine hizmet etmiş olur.
Ardından gün gelir ve Kıbrıslı Türklerle Rumların tekrar savaşmaları olasılığı, Almanlarla Fransızların bugün savaşmaları olasılığı kadar "kurgubilim" âlemine ait olur.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve dışa açılma
KÖŞE yazarları, okuyuculardan her gün hem tak...
Çetin ALTAN
"Eşini öpenin orucu bozulmaz"
Hava güneşli ama serin bir rüzgâr esiyor Kala...
Melih AŞIK
OYAK'lamak...
Erdemir ihalesini OYAK'ın alması, ulusal kuru...
Fikret BİLA
Baykal: Şimdi de müzakere basını
CHP lideri ile sohbetimize, bazı kesimlerden ...
Hasan CEMAL
Siyasal viagra!
İngiliz Muhafazakarları son on yıldır perişan...
Güneri CIVAOĞLU
İstanbul Kitap Şenliği
İstanbul Kitap Fuarı...
Can DÜNDAR
Avrupa da öğrenmeli!
Çok şükür, ite kalka nişanı yaptık.
Abbas GÜÇLÜ
AB yolundaki kara delikler
AB ile ilgili asıl zorlu süreç şimdi başlıyor...
Semih İDİZ
AB Kıbrıs'ta barışa katkıda bulunabilir
Birçok şeyin yanı sıra AB aynı zamanda bir ba...
Hasan PULUR
Demek Abdullah Gül "takiyye" yapmış...
DOĞRUSU alındık! CHP Sözcüsü, Büyükelçi Onur ...
Derya SAZAK
Tarık Akan polemiği
Sinema sanatçısı Tarık Akan ile yaptığımız sö...
Meral TAMER
Trafik felç, ama ambulansta rötar yok
Son 2 haftadır Levent'ten bizim gazetenin bul...
Yaman TÖRÜNER
Gerçek niyetleri ne?
Avrupa Birliği(AB) ile müzakereler başladı. A...
Güngör URAS
İstanbul Modern'de "Çekim Merkezi" var
İki yılda bir tekrarlanan bir sanat şöleni ol...
M. Ali BİRAND
Hayatımız krizle geçti
Türkiye'nin Avrupa Birliği ( AB) ile ilişkile...

© 2005 Milliyet