Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 08 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gerçek niyetleri ne?


Avrupa Birliği(AB) ile müzakereler başladı. Ancak, her iki tarafın da niyetleri, yaptıklarından farklı.
Biz, onların var saydıklarından çok daha milliyetçiyiz. Olmak zorundayız da. Biz bu toprakları savaşarak elde ettik. Tarihi olarak dünyanın en kıymetli şehri olan İstanbul, bizim elimizde. Bu şehir, Batı ve Doğu Roma imparatorluklarının ayrılması sırasında ve İstanbul'un fethi ile iki kez yeni çağların doğmasına neden oldu.
Yine, dünyanın en tarihi topraklarını kapsayan Anadolu bizim hâkimiyetimizde. Biz bu topraklara, Orta Asya'dan geldik. Kısacası, başka yerden geldik ve en kıymetli topraklara yerleştik. İşte bu nedenle, bizi bu topraklardan atmak istiyorlar. Bu nedenle, bize kin ve kıskançlıkla bakıyorlar.
Biz aşağılanmaya, eşitsizliğe gelemeyiz. Bu ülkede, iktidarı da muhalefeti de, solcusu da sağcısı da ne söylemde bulunurlarsa bulunsunlar, ikinci sınıf olmayı kabul etmezler. Biz, ne AB'ye sıkı bağlarla bağlanmayı ne serbest dolaşımımızın kısıtlanmasını ne de nitelikli ortaklığı kabul ederiz.
Peki, biz bu işe neden "evet" dedik? Hükümet neden alkışlanıyor? Cevabı basit. Cevabını önceki günkü gazeteler pek güzel verdiler. Ülkem, milletim artık çağdaşlaşmak istiyor. Uygulanmayan, uygulanamayan trafik kuralları uygulansın istiyoruz. Kötü gıdalar bize yutturulmasın istiyoruz. Gecekondulaşmadan kurtulmak istiyoruz. Mahkeme kararlarının uygulanmasını, adaletin hızlı çalışmasını istiyoruz. Kayıt dışılığın kalkmasını istiyoruz. Bütün bunlar da AB ile müzakereler sırasında olacak zannediyoruz. Bu arada, alırsak biraz da yardım alabiliriz, diyoruz.
Biz kendimiz bir şey becermemeye, bize başkalarının yol göstermesine alışmışız. Enflasyonu bile, IMF sayesinde düşürebildik. Yani, bizim asıl isteğimiz, AB'ye üye filan olmak değil. Verebilirsek, kendimize çekidüzen vermek. Hükümeti de zaten bu yüzden alkışlıyoruz. Yoksa, ortada başka türlü başarı filan yok. Olması da beklenmiyor.
Peki, Avrupalılar ne istiyor? Onların istedikleri de söyleyemedikleri şeyler. Onların da bizi AB'ye alma niyetleri yok. Onlar Türkiye'deki kural dışılığı yok etmek, kendi kurallarını yerleştirmek istiyorlar. Böylece, bizi kontrol etmek, her türlü verimize ulaşmak, Türk'ün ülkesi haline gelen Anadolu'yu globalleştirmek mümkün olacak.
Bu arada, "insan hakları" v.s. diyerek, polisi iş yapamaz hale getirmek ve böylece ülkenin bölünmesini çabuklaştırmak da olası. Bu arada, İstanbul'da bir küçük Hıristiyan bölgesi de oluşturulabilir. Hatta, bakarsınız Türk toprakları savaşla değil, satın alma ile ele geçirilebilir. Türk topraklarını kullanıp, Ortadoğu'ya kapı açabilirler.
Petrol yollarını kontrol edebilirler. Çeşitli entrikalarla, savaşla elimizden alamadıkları ve alamayacakları Kuzey Kıbrıs'ı ele geçirebilirler. Kendilerine Türkiye'den işçi ve hizmetçi sağlayabileceklerini hesaplayabilirler. Yani, amaçları Türkiye'yi sonuna kadar kullanmak ama ona hiçbir şey vermemek.
Peki yapılanlar doğru mudur? Hükümet en iyisini mi yaptı? Evet. "Dar Kapı"dan geçmek zorundayız. Kafamızı kuma gömerek yaşayamayız. Beklentilerimizi abartmadan, kimliğimizi kaybetmeden, alabileceklerimizi almalıyız.
Eminim, her şey iyi olacak.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve dışa açılma
KÖŞE yazarları, okuyuculardan her gün hem tak...
Çetin ALTAN
"Eşini öpenin orucu bozulmaz"
Hava güneşli ama serin bir rüzgâr esiyor Kala...
Melih AŞIK
OYAK'lamak...
Erdemir ihalesini OYAK'ın alması, ulusal kuru...
Fikret BİLA
Baykal: Şimdi de müzakere basını
CHP lideri ile sohbetimize, bazı kesimlerden ...
Hasan CEMAL
Siyasal viagra!
İngiliz Muhafazakarları son on yıldır perişan...
Güneri CIVAOĞLU
İstanbul Kitap Şenliği
İstanbul Kitap Fuarı...
Can DÜNDAR
Avrupa da öğrenmeli!
Çok şükür, ite kalka nişanı yaptık.
Abbas GÜÇLÜ
AB yolundaki kara delikler
AB ile ilgili asıl zorlu süreç şimdi başlıyor...
Semih İDİZ
AB Kıbrıs'ta barışa katkıda bulunabilir
Birçok şeyin yanı sıra AB aynı zamanda bir ba...
Hasan PULUR
Demek Abdullah Gül "takiyye" yapmış...
DOĞRUSU alındık! CHP Sözcüsü, Büyükelçi Onur ...
Derya SAZAK
Tarık Akan polemiği
Sinema sanatçısı Tarık Akan ile yaptığımız sö...
Meral TAMER
Trafik felç, ama ambulansta rötar yok
Son 2 haftadır Levent'ten bizim gazetenin bul...
Yaman TÖRÜNER
Gerçek niyetleri ne?
Avrupa Birliği(AB) ile müzakereler başladı. A...
Güngör URAS
İstanbul Modern'de "Çekim Merkezi" var
İki yılda bir tekrarlanan bir sanat şöleni ol...
M. Ali BİRAND
Hayatımız krizle geçti
Türkiye'nin Avrupa Birliği ( AB) ile ilişkile...

© 2005 Milliyet