Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 09 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bugün 15.30'da hepinizi Kanal D'de bekliyoruz

Baba Beni Okula Gönder, Türkiye'nin en büyük sosyal projesidir. Hedefimiz, kadını 2. sınıf vatandaş olmaktan kurtararak toplumsal dönüşümün yolunu açmak


İlkokul birden terk Zümrüt'ün özgeçmişini lütfen dikkatle okuyun.
Yaşı: 11
Yaşadığı yer: Tatvan'ın Köprücük köyü
Hayalindeki meslek: Çocuk doktoru
Tecrübesi: Tarla sürmek, kardeşlerime bakmak, su taşımak, kapının önünü süpürmek
En son okuduğu okul: Babam ilkokul birden sonra beni okuldan aldı
Hobileri: Hayal kurmak, abilerimin kitaplarını okumak
Zümrüt'ün hobisi abilerinin kitaplarını okumak ve hayal kurmak. Hayali ise çocuk doktoru olmak. Ama muhtemelen 2 - 3 yıl içinde 200 - 300 YTL başlık parasına satılır. Doktor olarak değilse de, anne olarak çocuklarına bakmak zorunda kalır. Küçücük yaşında sırtlanacağı ağır sorumluluklar nedeniyle abilerinin kitaplarını okumayı rüyasında bile göremez...
Oysa bu çocuk, ayda 30 YTL burs verilse, ilkokula kaldığı yerden, ikinci sınıftan başlayabilir. 200 - 300 YTL başlık parasına tamah eden baba, her yıl gelecek 300 YTL'lik bursu geri çevirir mi? Biri bir kerelik, diğeri okula gittiği müddetçe... Üstelik de her yıl enflasyon oranında artacak!

Haydi kızım köyüne!
Dün bütün gazetelerde "Haydi kızım köyüne" başlığıyla iç burkan bir haber vardı:
Gaziantep'in Oğuzeli ilçesi Doğanpınar köyündeki ilköğretim okulunu bitiren 15 yaşındaki Aysel Küçük, geçen yıl Cumhurbaşkanı Sezer'e gönderdiği mektupta liseye devam etmeyi çok istediğini yazmış, Sezer de Gaziantep Valiliği aracılığıyla Aysel'in "sokak çocuğu" kontenjanından kız yurdunda kalarak liseye gidebilmesini sağlamıştı. Aysel lise 1'den 2'ye teşekkürle geçti, ama bu yıl "Kız yurdunda yer yok," diyerek Aysel'i köyüne geri gönderdiler. Babası okumasını istediği halde o şimdi çobanlık yapıyor...
Oysa orta öğretime devam etmek isteyen kızlarımız için yeterince yurt olsa, Aysel çobanlık yapmayıp lise 2'ye devam edebilirdi. Babası da okusun istiyor. Aysel'e sadece yatacak bir yer lazım.
Zümrüt parasızlıktan ve babası izin vermediği için, Aysel kalacak yer olmadığından okuluna devam edemiyor. Ya Fatma, Nazlı, Gülçin ve sayıları 1 milyonu bulan diğer kızlarımız?
Bugüne kadarki saptamalarımıza göre kızlarımızın okula gidememelerinin belli başlı nedenleri şunlar:
  • Parasızlıktan
  • İmkânlar erkek kardeşler için kullanıldığı için
  • Yakında okul olmadığı için
  • Kalacak kız yurdu olmadığı için
  • Babası göndermediği için
  • Tarlada çalışması gerektiği için
  • Ailesi nikâhsız olduğundan okula kayıt yaptıramadığı için
  • Türkçe bilmedikleri için


  • Yarının anneleri için
    Milliyet olarak 23 Nisan'da başlattığımız Baba Beni Okula Gönder eğitim seferberliğiyle, kimi yörelerimizde 2. sınıf vatandaş bile kabul edilmeyen, nüfus kâğıtları dahi çıkartılmamış kızlarımızı okullu yapmak için çağrı yaptık. Hedefimizi çok iyi anlatmış, sesimizi mükemmel duyurmuş olmalıyız ki, kampanyamız 6 ay gibi kısa bir zamanda, bugüne kadar eksik kalmış üniversite - yerel mülki amirler - sivil toplum - özel sektör - devlet işbirliklerini de sağlayarak, Türkiye çapında yeni bir toplumsal enerji yaratmayı başardı.
    Baba Beni Okula Gönder, 3 - 5 bin kızımızı okutmanın çok ötesinde, tüm halk kesimlerini kucaklayarak içine katacak, büyük bir toplumsal dönüşüm projesidir. Türkiye'nin en büyük sosyal projesidir. Geleceğin anneleri, hatta onların doğuracakları erkek çocuklar için bugünden verilmiş bir armağandır.
    Kadınlarımızı hayatın içine katarak daha yaşanabilir bir Türkiye yolunda bugün sizleri 15.30'da Kanal D'de bekliyoruz.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Zart zurt eder lafı çok, kuyusu var suyu yok...
    Miras bırakabileceği hiç kimsesi bulunmayan b...
    Melih AŞIK
    Sabancı hatırası
    Ermeni konferansı düzenleyen üç üniversiteden...
    Fikret BİLA
    Baykal: Devekuşu gibi kafayı kuma gömemeyiz
    CHP lideri Deniz Baykal'la yaptığımız söyleşi...
    Hasan CEMAL
    Taraftarın seyir defteri!
    Ali Sami Yen'de Tromso maçı yeni bitmiş.
    Güneri CIVAOĞLU
    Büyük teşekkür
    Yerkürenin en saygın gazetelerinden Fransız L...
    Can DÜNDAR
    Mahremiyet hakkı
    Haftalardır internetten bir mesaj geliyor. Gö...
    Abbas GÜÇLÜ
    AB, Olli Rehn ve yemek kültürümüz
    Bir ara ünlü IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Co...
    Hasan PULUR
    Göze, kulağa takılanlar...
    FOTOĞRAFTA gol atan takımın oyuncuları karşıl...
    Derya SAZAK
    Dayanışma ziyareti
    Olli Rehn, Orhan Pamuk görüşmesinde Milliyet'...
    Meral TAMER
    Bugün 15.30'da hepinizi Kanal D'de bekliyoruz
    İlkokul birden terk Zümrüt'ün özgeçmişini lüt...
    Ece TEMELKURAN
    Yüzyılın ilk devrimi Venezüella
    Barrio adı verilen gecekondu semtleriyle dolu...
    Tamer HEPER
    İstanbul yönetilemiyor
    Saçma sapan bir sorum var.
    Osman ULAGAY
    Şimdi dersimiz psikoloji
    Her şeyden önce psikolojinin uzmanlık alanım ...
    Güngör URAS
    İstanbul trafiği Türkiye'nin büyümesini frenliyor
    İstanbul trafiğinin sahipsizliği, trafik anar...
    Serpil YILMAZ
    Finans dünyasının "gözü kara" yöneticisi: Karacan
    Digitürk'teki programında sarf ettiği 'edepsi...

    © 2005 Milliyet