Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 11 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet, AB ile müzakere başlıklarını açıyor
'Yabancı sınırı' da 'altın hisse' de yok

Türkiye, sermaye hareketlerini serbestleştirmenin yanı sıra, yerli ve yabancı yatırımcılar arasında farklılık yaratan tüm yasal ve idari düzenlemelere son veriyor. Kamunun verdiği hizmetler özelleştirilirken gündeme gelen 'altın hisse' uygulaması da Avrupa'da sermayenin serbest dolaşım ilkesine aykırı kabul ediliyor

4 - Sermayenin serbest dolaşımı / Hazırlayan: Sinan Ülgen


Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında ilk aşamada müzakere edilecek olan "Sermayenin serbest dolaşımı" başlığı, sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesinin yanı sıra yatırımlarda ayrımcılığın önlenmesini de gerektiriyor.
Türkiye'nin 24 Ocak 1980'den bu yana serbest pazar ekonomisi yaratma yönünde kat ettiği ilerleme göz önüne alındığında, ilk bakışta bu müzakere başlığının Türkiye açısından sorun yaratmayacağı düşünülebilir. Ama işin gerçeği öyle değil.
Bu başlığa uyum adına Türkiye'nin hâlâ yapması gereken çok sayıda değişiklik var. Üstelik, bunlardan bazıları da günlük hayatı yakından etkileyecek önemli değişiklikler.
"Sermayenin serbest dolaşımı" başlığının ilk alt başlığını "sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi" oluşturuyor. Bundan anlaşılması gereken, Türkiye ile AB arasında sermaye hareketlerini engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran bütün yasal ve idari önlemlerin yürürlükten kaldırılmasıdır.

Şartlar farklı olmamalı
Türkiye, Türk Lirası'nın konvertibiliteye geçirilmesi ile birlikte sermaye hareketlerini aslında büyük ölçüde serbestleştirmiştir. Döviz kontrolleri kalkmış, sermaye girişleri kolaylaştırılmış ve hatta 2004 yılında yapılan yasal değişiklikle yabancı sermaye girişi için var olan 50.000 dolarlık alt eşik de kaldırılmıştır. Buna karşılık AB mevzuatının gerektirdiği sermaye hareketi serbestisi bu düzenlemelerin kapsadığı alanın çok ötesine geçiyor.
Bu çerçevede ulaşılması gereken hedef, sermaye hareketliliği alanında Türkiye'nin AB ülkeleriyle eş bir seviyeyi yakalamasıdır. Yasal ve idari açıdan AB yatırımcıları ile yerli yatırımcılara getirilen şartlar arasında hiçbir farklılığın kalmaması gerekiyor. Oysa bu alanda bazı engellemeler devam ediyor.

Altın hisse uygulamasına son
'Sermayenin serbest dolaşımı' başlığının AB içinde de tartışmalara sahne olan bir boyutu özelleştirmelerle ilgili.
Bazı AB ülkeleri, sivil havacılık, elektrik ve doğalgaz dağıtımı, telekomünikasyon gibi geleneksel olarak kamu tarafından hizmet verilen alanlardaki şirketleri özelleştirirken "altın hisse" uygulamasına başvurdular. Buna göre, kamu, özelleştirilen şirkette sembolik bir paya sahip olurken, şirketin bazı stratejik kararlarını bloke etme yetkisini elinde tutabiliyor.
Ancak bu uygulama Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) tarafından birçok kez sermayenin serbest dolaşımı ilkesine aykırı bulundu.
Bu ülkeler "altın hisse" taleplerinden vazgeçmek zorunda kaldılar. ATAD'ı bu yönde karar vermeye iten temel neden, "altın hisse"nin dış yatırımı caydıran bir uygulama olması.

Özelleştirmeleri etkileyecek
Dolayısıyla sermayenin serbest dolaşımı ilkesi, dış yatırımları doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bütün tedbirlerin yürürlükten kaldırılmasını gerektiriyor.
Dolayısıyla, ülkemizde önümüzdeki dönemde özelleştirme kapsamında bulunan THY ve BOTAŞ gibi kurumlarda "altın hisse" uygulamasına başvurulup vurulamayacağının bu nedenle bir kez daha değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

  • Tamamı yabancı bir şirkete ait, gazete, radyo, televizyon Türkiye'de yayın yapabilecek
  • Tüketicilerle bankalar arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için tahkim kurumu oluşturulacak
  • Yurtdışı piyasalara yatırım olanağı bulacak özel emeklilik ve yatırım fonlarının ürün yelpazesi çeşitlenecek
  • THY, BOTAŞ gibi kurumların özelleştirmesinde 'altın hisse' soru işareti olacak


  • Bankacılıkta yabancı payına sınır olmayacak

    Ülkemizde son dönemde kamuoyunun gündemine giren bankacılık sektöründeki yabancı payının sınırlanması önerilerini bu açıdan da değerlendirmek gerekiyor. AB ile müzakerelerde bu tip bir sınırlamanın getirilmesi mümkün değil. Tam tersine bu nitelikteki sınırlamaların tamamen kaldırılması gerekecek. Sonuçta AB ile ekonomik ve siyasi bütünleşmenin mantığı da bunu gerekli kılıyor. Çünkü, ulusal pazarlar yerine tek bir Avrupa pazarı yaratılması hedefleniyor. Türkiye de tam üyelik müzakereleri sırasında bu Tek Avrupa Pazarı'na entegre olacak.

    Medyada yabancı yatırımcılara engeller kalkacak

    Sermayenin serbest dolaşımı konusunun ikinci alt başlığı, "yatırımlarda ayrımcılığın önlenmesi"ni konu alıyor. Bu kavramdan anlaşılması gereken, ekonominin çeşitli sektörlerinde Türk yatırımcılar ile yabancı yatırımcılar arasında farklılık yaratan veya yabancı yatırımcılara özel koşullar getiren yasal ve idari düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması. Türkiye'de halen birçok sektörde bu tip sınırlamalar mevcut. Bu bağlamda akla hemen telekomünikasyon, enerji, madencilik, deniz taşımacılığı, sivil havacılık ve medya sektörleri geliyor.
    Sermayenin serbest dolaşımı başlığına uyum sonrasında örneğin medya sektöründe yabancı hissedarlara getirilen yasal sınırlamanın kaldırılması gerekecek. Başka bir deyişle, tamamı yabancı bir şirkete ait gazete, radyo veya televizyonun Türkiye'de yayın yapması mümkün olabilecek. Ya da İstanbul-İzmir arasında havadan veya denizden yolcu taşımacılığı yapmak için Türkiye'de yabancı sermayeli bir şirket artık kurulabilecek.

    Yatırım fonları dış piyasalara açılacak

    Sermayenin serbest dolaşımı başlığıyla ilgili verilebilecek diğer örneklerden biri finansal piyasaları konu alıyor. Türkiye'de pazarlanan yatırım fonu ve emeklilik fonu da dahil olmak üzere birçok finansal araç açısından bazı kısıtlamalar mevcut. Bu enstrümanlar yatırımlarını Türkiye'de değerlendirmek zorundalar.
    Müzakere süreci içinde bu finansal araçlar gerekli risk sınırlarına uymaları şartıyla yurtdışına da yatırım yapabilecekler. Bunun sonucunda yatırım fonları veya özel emeklilik fonlarının getirisi ve riskleri daha büyük farklılıklar gösterecek. Bu fonların müşterileri çok daha büyük çeşitlilik taşıyan bir ürün yelpazesi içinde, arzu ettikleri risk/getiri oranına göre tercihte bulunabilecek. Bu aynı zamanda Türkiye'de finansal piyasaların derinleşmesini ve banka dışındaki finansal yatırım araçlarının güçlenmesini beraberinde getirecek.

    Kara parayla mücadelede daha çok önlem

    Türkiye'nin kara para ile mücadeleye daha fazla önem vermesi gerekecek. Türkiye'den bu amaçla oluşturulmuş olan kurumların güçlendirilmesi ve denetimin daha iyileştirilmesi bekleniyor.
    Bu başlığa uyum adına ayrıca tüketiciler ile bankalar arasındaki anlaşmazlıkların ele alınacağı bir özel tahkim kurumu oluşturması da isteniyor. Bu sayede tüketiciler ile bankalar arasındaki sorunların daha hızla çözüme kavuşturulması sağlanacak.

    Yabancıya gayrimenkul alma sınırı kalkıyor

    Emlak alımında AB vatandaşlarına, Türk vatandaşlarıyla eşit davranılması gerekecek. Ancak, bu madde için ek geçiş dönemi istenebilir


    Yabancıların Türkiye'de emlak alabilmeleri Türk vatandaşlarından farklı bir usule tabi. Kaldı ki, zaman zaman ek yasal zorluklar da gündeme geliyor.
    Bu müzakere başlığının tamamlanabilmesi için Avrupa Birliği vatandaşlarına Türk vatandaşları ile eşit muamele edilmesi gerekecek. Gayrimenkul meselesi siyaseten de hassas bir konu olduğu için, tam üyelik müzakereleri sırasında bu konunun özellikle masaya yatırılacağı tahmin edilebilir.

    Derogasyon istenebilir
    Bu müzakerelerde gerek Türkiye gerek Avrupa Birliği tarafı, bu özgürlüğün tam olarak hayata geçirilmesi için belki de bir ek geçiş dönemi talep edebilirler. Örneğin, Yunanistan'ın Türk vatandaşlarının Ege adalarında mülk edinmelerinin zorlaştırılmasıyla ilgili bir talepte bulunması sürpriz olmamalıdır. Yunanistan, aksi takdirde bu adaların Türkler tarafından nüfus ve ekonomik anlamda "istila" edileceğinden endişe duyabilir.

    Kısıtlama sürdürülemez
    Denilebilir ki, Türkiye'de yabancılara emlak satışıyla ilgili tartışmalara son nokta bu şekilde konulacaktır. Şurası şimdiden açık: Avrupa Birliği yolundaki bir Türkiye'nin bu konu ile ilgili bir kısıtlamayı sürdürmesi mümkün olmayacak. Bu kısıtlamaların kalkmasının gayrimenkul piyasasında olumlu etkileri olacağı da teslim edilmelidir. Bu sayede Türkiye'de gerek konut gerek ticari gayrimenkul projelerine talep artacak ve bunların finansmanı için yurtdışından daha kolay para bulunabilecektir.

    Fiyatlar artabilir
    Sonuçta bu gelişme Türkiye'nin daha fazla yabancı sermaye çekmesine yarayacaktır. Ancak aynı zamanda, ekonomik istikrarın da sürmesi şartıyla, özellikle yabancı yatırımcıların da ilgisini çekebilecek yerlerdeki gayrimenkul fiyatlarının daha da artması söz konusu olacaktır.

    YARIN: Hizmetlerin Serbest Dolaşımı




    SİYASET
    AKP'de rahatsızlık
    İmam hatip raporu
    CHP'de 'sevinen' altı milletvekili
    'Yabancı sınırı' da 'altın hisse' de yok
    'Müzakereler askıya alınabilir'
    Türkiye, AB'yi Türkleştirecek
    AP tarihinde ilk kez iftar verildi
    Prof. Teziç, Gül'le görüştü
    Türkiye'ye Rum 'testi'
    Hrant Dink'e destek ziyareti
    AB Genel Sekreterliği'ne Sungar'ın yerine Acet






    Taha AKYOL
    Kızları okutmak
    KIZ çocuklarını okutmak, Türkiye'nin pek çok ...
    Fikret BİLA
    Olli Rehn: Noel tatilimi de yakmayın
    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Genişlemede...
    Hasan CEMAL
    İstikrar, 3 Ekim sonrası!
    İstikrar, sihirli bir sözcük! Her şeyin başı ...
    Güneri CIVAOĞLU
    İHL'li: Atatürkçüyüm
    İslamı "tam" olarak yaşadığını yazan bir imam...
    Derya SAZAK
    CHP'nin ikilemi
    Baykal'ın CHP'si AB sürecinin neresinde?


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2005 Milliyet