|
 |
|
|
Yarına kim kalacak?
Görüş / Bülent Buda
Prof.Dr. Üstün Dökmen, "Var olmak, gelişmek, uzlaşmak" adlı yapıtının bir yerinde şunları yazıyor: İnsanın yaşamdaki temel amacı, yarına kalmak olmalıdır. Yarına kalabilmek için insanın temelde üç şeye ihtiyacı vardır. Bu üç şey, var olmak, gelişmek, uzlaşmaktır. Var olan, gelişen, uzlaşan insan evrenle kucaklaşmaya hazır olur. Evrenle kucaklaşan insan, evrenle uyumlaşabilir. Evrenle uyumlaştığında ise hem kendisi yarına kalabilir, hem de evreni-dünyayı yarına taşıyabilir.
Bir futbolcu, özgeçmişi ve şimdilerde futbol yazıları yazmaya çalışan kafaca orta yoğunluklu bir yaşamın eskittiği birisi için ağır bir takılma gibi bu saatten sonra Üstün Dökmen bilimselliği. İçi doldurulmadan, bozuk para gibi harcanan yıllardan sonra belleğin alım kapasitesini zorlayan çabalarla, keşkeler kol kola girip, zorlu bir yolculuğa çıkıyor sanki.
Var olmak için gelişmenin koşul olduğu zamanları, idman, maç yorgunluklarıyla gerekselendirip, bilge bir insanla tanışmayı, iki kitap okumayı, bir konser dinlemeyi ve de insanı yarına taşıyacak çok şeyi o göreceli sanal alemin şöhret denen büyüsüne aldanıp, ıskalayıp eksik kaldık.
Çoğumuz beceremedi
O nedenle, 60'ların üstünde bugün iyi bir kitabı algılayabilmek için en az iki kez okumam gerekiyor. Yıllarca çalışan kasların yanı sıra eksik bırakılan beyin cimnastiğinin doğal bir sonucudur bu tekrarlayıp öğrenmeler. Bir gün elbette son bulacak profesyonelliğin, futbolculuğun (ya da diğer sporların) bitiminden sonrasını taşıyabilmek, yarına kalabilmek, gelişmek, yarına hazır olmak. Çoğumuz beceremedi. Oturup yazıyorum. Oyun alanlarında düzenli izlediğim, denk geldiğinde yüzüne bakıp gülümsediğim, olanak varsa iki çift laf ettiğim güleç yüzlü genç adamlara. En azından onlar eksik kalmasınlar. Ayakta kalmanın, dik durmanın bedeli bir tür acı çekmek. Onu tüm dokularında duyumsayarak başarıya ulaşmak.
Lance Armstrong yaşamının ilkbaharında kanserle tanıştı. Savaştı, aştı, üstüne yedi kez Fransa Bisiklet Turu'nu kazandı. Bakın neler diyor: "Bir sporcuya iyi bir dayanıklılık kazandıran şey, olası utancı karşlayabilmek ve yakınmaksızın acı çekebilmektir."
Bixente Lizarazu, Bayern München'in Fransız futbolcusu. Adım adım yolun sonuna yaklaşıyor. Ama değişmeyen içtenlikle işini yapmayı sürdürüyor. Bir de ona bakalım neler diyor: "Bir futbolcu, kendi yarattığı kültürle, kaslarının, duygularının efendisi olabilirse, futbol denen vahşi ormanın da efendisi olur. O takdirde de ne o ormanın cazip renkli çiçekleri, ne de parçalamaktan başka bir şey düşünmeyen görünmez düşmanları size bir şey yapabilir. Lance Armstrong-Bixente Lizarazu yarına kalacaklar!...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|