Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 13 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bizimkiler beni Kitap Fuarı'na götürün!..


yural@milliyet.com.tr

Bu yazımda, yalnızca İstanbul ve çevresinde oturan arkadaşlarıma sesleneceğim için, şimdiden hepinizden özür diliyorum. Çünkü, "24. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı"nı yalnızca onlar gezebilecekler. İşte bu yüzden, İstanbul dışında oturan tüm kardeşlerimin bu haftalık beni bağışlamalarını diliyorum.
***
Gönül isterdi ki, onlar da İstanbul'da olduğu gibi, okullarıyla gelip bu fuarı gezebilsinler, diledikleri kitapları alabilsinler. Ne yazık ki, bu olanaksız. İçimden, "Fuara gelemiyorlar, hiç olmazsa kendi ilçelerinde bir kitapçıya gidip kitap alsınlar," diyeceğim, ama buna da dilim varmıyor. Çünkü ülkemizde hâlâ kitabevi olmayan birçok il ve ilçe var.
***
Bazen düşünüyorum da, on beş milyon çocuk okurun bulunduğu ülkemizde, kitaplar en çok üç bin adet basılıyor. Bu da, on beş milyon çocuktan yalnızca üç bininin kitap okuduğu anlamına geliyor. Tabii burada anne-babaların, öğretmenlerin kabahatleri çok fazla.
Çocuklarına milyonlar verip işlevsiz bebekler alan anne ve babalar!.. Çocuklarına o oyuncakların onda bir fiyatı karşılığında bir kitabı almadıkları gibi, bu kitabın ona vereceği yarara da inanmıyorlar. Tüm bunlara karşın, bir yayıncı ve bir çocuk yazarı olarak, hiçbir zaman yılgınlığa düşmüyorum. Çünkü sizlere güveniyor ve sizlere inanıyorum. Ve şunu da biliyorum ki, sizler kitap okudukça bu okur sayısı artacak. Üstelik kitap okumak demek, yalnızca edebi kitaplar okumak anlamında alınmamalı.
Eskiden büyüklerimiz klasiklerin dışında kitap okuduğumuz zaman bizlere kızarlardı. Ama artık bu anlayışın geçmişte kaldığını söylemek yanlış olmaz.
***
Çizgi romanlar zararlı değildir. Kötü ve şiddet unsuru içeren çizgi romanlar zararlıdır. Ama şiddet içeren şiir de, öykü de, roman da, ne denli başarılı kitaplar olurlarsa olsunlar; şiddet unsuru içerdikleri sürece zararlıdırlar. Bu yüzden, bilimsel kitaplar, belgeseller, anı dizileri, tarih dizileri, gezi kitapları; eski-yeni tüm kitaplar okumanız gereken kitaplar arasındadır.
Siz yeter ki okuyun. Size kitap sevgisini aşılayacak ne bulursanız okuyun. Çünkü kötü kitaplar, bir gün gelir, kitap kurdu insanların iyi kitapları tanımalarına yardımcı olur. Tabii bir de iyi arkadaşlar seçmelerine...
Bir yazarın dediği gibi, "Ben arkadaşlarımı okumadıkları kitaplardan tanırım."
Söyleyin büyüklerinize, her yıl sizleri TÜYAP Kitap Fuarı'na götürsünler. Ben de sizleri okumadığınız kitaplardan tanıyayım. Eğer gerçekten Kitap Fuarı'na gelirseniz ben de Milliyet ve Marsık satandlarında olacağım. Bakarsınız, bir fırsat bulur konuşuruz.



PAZAR
Altın Portakal'ın genç yüzleri
"Uygar insanın hayatında pan flüt de olmalı ezan sesi de"
"Ayrıntıları bırakıp esas mala baksınlar"
Rakiplerden önce birbirleriyle dövüşüyorlar
Cem Yılmaz GİTT'i kapıp gelsin
Erdemli'de yürüdükçe doğa güzelleşiyor
Bitmeyen saygının senfonisi
Eğlenerek öğrenecekler
Futbolda toplam kalite
Mahremiyet hakkı
Şans noktası
Müzeye yakışan kafe
Müzeleriyle St. Petersburg
Sebze yemeden savunma olmaz
Nobel, Zekeriya Beyaz'ın da hakkı
Ne devrim yapabildiler ne de aşık olabildiler
Bizimkiler beni Kitap Fuarı'na götürün!..
Sağlıklı bir bağbozumu





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet