|
 |
|
|
Portre
Hem diplomasi hem edebiyat
Hükümetin AB Genel Sekreterliği'ne önerdiği Büyükelçi Oğuz Demiralp diplomatlığının yanı sıra yazarlığı ve edebiyat uzmanlığıyla da tanınıyor
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Büyükelçi Murat Sungar'dan boşalan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği görevi için hükümet tarafından önerilen Türkiye'nin AB Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp, müzakerelerin başlamasında en çok emeği geçen isimler arasında yer alıyor.
Son üç yılda Ankara ve Brüksel arasında yürütülen pazarlıkların hemen hepsinde aktif rol alan Demiralp, diplomasi çevrelerinin yanı sıra edebiyat çevrelerinde de yakından tanınan bir isim.
Son dönemde Türkiye ile AB arasında sık sık gündeme gelen hararetli tartışmalarda zaman zaman "arada kalan" ve sıkıntılı konularda Brüksel'in ilk tepkilerini göğüslemek durumuyla karşılaşan Demiralp, "AB sürecinde zemin kaygan, sağlam basarak yürümeliyiz" şeklinde özetlenebilecek felsefesiyle hareket ediyor; "soğukkanlı ve fazla ön planda yer almayı sevmeyen" yapısıyla dikkat çekiyor.
Yabancı basının görüşlerine sık sık başvurduğu Türk diplomatları arasında ön sıralarda yer alan 1952 doğumlu Demiralp, 1977'de girdiği Dışişleri'nde önemli merkezlerde görev aldı.
İlk görev yerleri Münih, Tahran ve Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi olan Demiralp, 1993-1997 yılları arasında Türkiye'nin Avrupa Konseyi Nezdindeki Daimi Temsilci Yardımcısı olarak görev yaptı. İsmail Cem'in dışişleri bakanı olduğu dönemde 3 yıl süreyle özel danışmanlık görevini yürüten Demiralp, 48 yaşında büyükelçi olarak atandı. 2000'de Türkiye'nin Cenevre'de bulunan Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki daimi temsilciliği görevini üstlenen Damiralp, 2002'den bu yana da Türkiye'nin AB Nezdindeki Daimi Temsilcisi olarak görev yapıyor.
Tanpınar uzmanı
Demiralp, diplomatlığının yanı sıra yazarlığı ve edebiyat alanındaki uzmanlığıyla da tanınıyor. Demiralp'in, ilk yazı ve çevirileri henüz ODTÜ'de öğrenci olduğu 1973'te Yeni Dergi'de yayımlandı. 1975'te çıkan edebiyat dergisi "Yazı"nın kurucularından olan Demiralp, Ahmet Hamdi Tanpınar konusunda "otorite" olarak biliniyor. Demiralp'in Tanpınar'ın romancılığını konu alan "Kutup Noktası" adlı kitabının yanı sıra 20. yüzyılın en önemli Alman edebiyat eleştirmenlerinden olan Walter Benjamin'in yapıtlarını incelediği "Tanrı Bakışlı Çocuk" adlı bir kitabı da var.
İranlı ünlü yazar Sadık Hidayet de Demiralp'in ilgi alanında yer alan isimlerden. Hidayet'e ilişkin kitabın adı da "Kör Okur". Demiralp'in diğer eserleri ise "Yazı ve Yalnızlık", "Okuma Defteri" ve "Gönderilmemiş Kartpostal Yazıları" başlıklarını taşıyor.
Kendine özgü
AB-Türkiye ilişkilerinde basite indirgenmiş yaklaşımlardan uzak durması, konuya ekonomi ve felsefe pencerelerinin katkısıyla bakabilmesi, ileriye yönelik analizlerinde yüksek bir doğruluk oranına sahip olması ve ilişkileri yorumlamada kendine özgü bir tarz geliştirmesi Demiralp'i farklılaştıran unsurlardan bazılarını oluşturuyor.
Ancak "kendine özgülük" sadece diplomasiyle de sınırlı kalmıyor. "Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi"nde kendisine ayrılan bölümde yer alan ifadeler de bunu kanıtlar nitelikte: "Eleştirel denemelerinde Türk edebiyatının güçlü kalemleri üzerinde çözümleyici bir yaklaşımla durduğu, adeta özel bir metafizik kurmaya yöneldiği görüldü. Yazılarında ancak Derleme Sözlüğü'nde bulunabilecek, dolaşıma girmemiş bazı sözcükleri sıkça kullanarak kendine ait bir dil ve anlatım geliştirdi. Ele aldığı konuları irdelerken gösterdiği titizlikle üslupçu bir yazar olduğunu ortaya koydu."
|
|
|

|