|
 |
|
|
Tümeriye
Futbol tarihinde Avrupa Şampiyonu'nu yenmiş, grup liderinden deplasmanda beraberlik almış, oyuncularının çoğu lejyoner olan bir takımın evinde oynadığı bir maçta galibiyetine bahis şirketlerinin 1'e 18 verdiği sanırım görülmemiştir. Ekonomi hesapları yalan söylemez. Herkes Arnuvutluk'un kazanmasını, Arnavutluk'un (onlar kendi ülkelerine Shqiperi diyorlar) bu kadar imkansız görüyordu. Ama sahada oynanan futbol bunu anlatmıyordu.
İlk yarıda 39. dakikada Volkan'ın büyük bir sakarlıkla elinden kaçırıp, sonra muhteşem refleksle kurtardığı pozisyon yaşadığımız kabusun en önemli simgesiydi. Kaç maçtır umut veren milliler son derece dağınık, koordinasyonu bozuk bir oyun oynuyordu. Terim onlardan oyunu 30 metrede oynamalarını istiyordu. Ama bunlar bu mesafeyi 70 metreye kadar çıkadılar. Bu kopukluk Tümer'in sürekli geriye gelerek top kullanmaya zorlanmasına yol açtı. Arnavutlar başta Bogdani olmak üzere kalemizi sık sık tehdit ettiler. İki çapamız savunmaya çok yakın duruyordu, ama geniş alanda yakalanıyorduk. Belki de grubun başlangıcından bu yana oynadığımız en mahkum, en etkisiz oyundu bu...
İkinci yarıda Terim oyuna müdahale etti, iki oyuncu değiştirdi. 4-2-3-1'den 4- baklava dörtlü-2'ye döndük. İlk denememizde en net şansımızı yakaladık ve oyunu diğer yarı alana yıktık. Ama aksaklıklar yine de devam ediyordu. Selçuk'un iki yönlü oyunu dışında parlayan tek oyuncu, bizi play-off'a taşıyan kahramandı. Tümer, bize çok da yakın olmayan oyunu sağ ayağı ile yaptığı bir vuruşla çevirdi. Beşiktaş'ın tartışmalı yıldızına Türkiye, Almanya yolunda çok şey borçlu... Fatih Terim, dün istisna olsa da bu takıma bir ruh getirdi ve fark yarattı. Ama tarih onun kadar fileleri gören adamı, Tümer'i de hatırlayacak. Ona çok methiye yazmak lazım.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|