Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
O'nu okula gönderen 'baba'lara helal olsun

Rekabet, dalaşma, itişme tamam da... Futbol kulübü denilen muazzam organizasyonların, kıt kanaat kaynaklarını bol bulamaç kullandıkları ülkeye, millete verecekleri hizmet bu kadar mı acaba?
Hiç sanmam... Sahip oldukları potansiyel o kadar fazla ki, yaşamın gerçekleri zorluyor onları.
"Gidin; ülkenizle ve insanlarınızla paylaşın kaynaklarınızı" diye.
Elitist uygulamalarla üstün yetenekli çocukları Türk Futbolu'na kazandırmak adı altında, taze futbolcu üretmek kesmiyor hiç kimseyi. Dev gibi futbol mabetleri dikmek, belediyelerin hediyesi arsaları yeşil sahaya çevirmek, başarı kazanıp gönüldaşları sevindirmek bir yere kadar...
Futboldan aldığını futbola vermekle bitmiyor hayat.
Futboldan aldığını futbola verirken heba edilen sayısız milyon dolarlarla kim bilir kaç hayat kurtulurdu sorusu kemirip duruyor beyinlerin yan tarafını.
Benim kulübüm, benim ülkemin yaralarına merhem olmaya çalışmalı; değil mi?
Böyle düşünmesek "Kurtuluş Savaşı"na hangi kulübün daha çok katkısı oldu diye yüz yıllık bir yarışı neden sürdürürdük?
* * *
Belki biraz da bizlerde kabahat. Futbol kulüplerinin iyi kalpli yönlerini görmek için önlerini açmaya pek gayret etmiyoruz. Onları sadece Devlet'ten vergi indirimi isterken kol kola görüp kızıyoruz.
Tek başlarına sevaplarına biz ön ayak olmuyoruz.
Hep birden yapmalarına, "rekabet" taş koyuyor.
Ama ne zaman ki bir fırsat yaratıyoruz. Futbol kulübü denilen muazzam organizasyonların ve içindeki insanların "bizden" olduğunu anlıyoruz.
Milliyet Gazetesi'nin "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasında olduğu gibi.
Bu öyle bir kampanya ki, yine Milliyet Gazetesi'nin tarihe mal olan "Çanakkale Şehitleri Abidesi" kampanyası kadar anlamlı, "Temiz Toplum" kampanyası kadar gerekli.
Belki de en önemlisi.
Bunu, Anadolu evlatlarının mücevher gözlerine yakından bakmış ve o gözlerden fışkıran muhteşem ışıkların hiçbir medeniyet aletinden yansımadan sonsuza karışmasından utanmış bir insan olarak söylüyorum; inanın. Dünyanın hiçbir enerjisi Anadolu kızlarının beyinsel gücü kadar atıl kalmamış.
Ve Milliyet Gazetesi durumdan vazife çıkarmış...
Patronum diye söylemiyorum ama sayın Aydın Doğan'ın kampanyaya maya yaptığı 4 trilyon eski lira, sevap hesabıyla kaç "hac" kaç "umre" eder varın siz hesaplayın.
Güzel olan sadece niyet değil elbet. Maya da tuttu, ülkesini insanını sevenlerin kalabalığı da gözler önüne sergilendi. 20 trilyona ulaşan Kampanyanın Gala gecesi Pazar'dı... Kanal D'nin canlı yayınına Anadolu kızlarına burs vermek için yüklendi insanlar, müesseseler...
Beni en çok sevindiren kulüpler...
Kulüplerin yöneticileri... Hocaları.
Futboldan gelen burs sayısı kaba taslak bir hesapla 700 civarı.
Yeterli mi?.. Asla.
Mesela Kanal D'deki kampanyayı sunan Mehmet Ali Birand'ın Galatasaray'a yakışır gördüğü 500 burs onaylanmadı daha.
Sonra sayfalarda, ekranlarda esip gürleyen o malum yöneticiler... Neredeler?
Sadece kendi kulüplerinin çıkarları için sağa sola efelenerek mi hizmet ettiklerini sanıyorlar bu vatana.
Onların kalibresini bekleyip göreceğiz. Ve bu arada okul hasreti çeken Anadolu evlatlarımızı kucaklayanları tebrik edeceğiz.
Milliyet'te çalışan bir spor yazarı olarak bundan büyük keyif var mı?
Teşekkürler Beşiktaş, Fenerbahçe, teşekkürler Rıza Hoca, Ergun Gürsoy, Fatih Gökşen, Ankaragücü.
Teşekkürler Milliyet.
Bir dahaki Anadolu yolculuğumda daha kolay bakacağım mücevherlerden saçılan ışıklara.

Attila İlhan'a saygıyla

En derin duyguları o yazdı. En güzel sözleri o söyledi.
O kadar ki, Attila İlhan'ın ardından edebi cümlelere çekiniyor insan.
Hiç tanımadan, sadece yazdıklarından oluşan bağla, bir aile büyüğümüzü kaybetmiş gibiyiz şimdi.
Koskoca bir aileydik.
Soy ismimiz Yurtseverlikti.
En güzel şiir yazanımızı yitirdik.
Kuvayı Milliye'nin bilinç nöbetçisini.
Çoklu meziyet insanını.
Hepimizin başı sağ olsun.
Şair Attila İlhan'ın çok nadir (benim bildiğim tek) spor içerikli şiirlerinden "Cazgır", spor sayfalarından ona vedamız olsun.
E.G.'in notu: Attila İlhan, bu şiirine ilişkin notunda pehlivanları yazmanın, güreşin yoksul Anadolu halkının ilgi duyduğu bir spor olmasından aklına geldiğini söylüyor. Güreşin geleneksel, göreneksel bir yeri olduğuna işaret ediyor. Ancak asıl etkilendiğinin Türk pehlivanların olimpiyatlarda, dünya şampiyonalarında ortalığı duman ettiği tarih olduğunu açıklıyor.
Büyük şairi etkileyen her şey ne kadar geride kalmış değil mi?

Cazgır

Vur ha vur vur davul baş pehlivan havası
Çıksın bekir osman mestanoğlu dülger ahmet
Vur ha vur vur davul gürlemenin sırası
Davran bre pehlivan ha ömrüne bereket
Ateş alsın büklüm büklüm pazındaki kudret
Davran deli fişek karayel fırtınası
Çığlar devirip yenmenin güreşmenin ustası
Vur ha vur vur davul dağları taşları titret
Dile gelsin yusuf'un aliço'nun hatırası
Çıkalım hele meydana yanardağ gibi emret

Hey mübarek mübarek er meydanı bu meydandır
Cümle alem birikmiş işte davullu zurnalı
Her biri bir özge diyarda başpehlivandır
Yiğitler gelir güreş tutmağa göğsü armalı
Boyları yıldız döker omuzları çifte burmalı
Hoy senin pehlivan dediğin şahan olup da uçandır
Rüzgâr deme buluttur bulut deme dumandır
Vur ha vur davul gök yerinden kaymalı
Hodri meydan! vakit tamam peşrev tamamdır
Ha deyince kaldırıp kaldırıp yere vurmalı

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Play-OHH: 0-1
Ortega'nın laneti!
Yüce Divan!
Rıza Çalımbay devrimi
Son umudu Tahkim
Bu barajı yıkarız
Finale 15 trilyon
...Ve film koptu
'Oynatma hocam'
Haber turu...
Tümeriye
Hedefe giden yol meşrudur
Ayaklarınıza sağlık
O'nu okula gönderen 'baba'lara helal olsun
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Tümeriye
Futbol tarihinde Avrupa Şampiyonu'nu yenmiş, ...
Rıdvan DİLMEN
Hedefe giden yol meşrudur
Dün gibi hatırlıyorum. Danimarka maçı öncesi ...
Atilla GÖKÇE
Ayaklarınıza sağlık
Bu stadın adını hiç unutmayalım. Kemal Stafa ...
Ercan GÜVEN
O'nu okula gönderen 'baba'lara helal olsun
Rekabet, dalaşma, itişme tamam da... Futbol k...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet