|
Şairin ölümü
Türk yazını usta bir şairi, düşün adamını kaybetti. An gelir, Attilâ İlhan ölür. Gazeteler, 'şairin ölümü'nü kendi dizeleriyle verdiler:
"Görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiirler söyleyerek
kim duysa /
korkudan ölür-tahrip gücü yüksek-saatli
bir bombadır patlar
an gelir Attilâ İlhan ölür"
Her şeyin sığlaştığı bir dünyada, duyguya, düşünceye, kültüre, sanata adanmış, dolu dolu yaşanmış 80 yıllık ömür.
16 yaşında sevgiliye gönderilen Nâzım şiirleri nedeniyle 1941 yılında kazanılan 'gözaltında ilk liseli' unvanı. Sonraki yıllarda 'ne kadınlar sevdim zaten yoktular' dizeleriyle kim bilir kaç kuşağı etkileyen aşk şiirlerinin 'ben sana mecburum' diyen şairi:
"Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin"
1978 kuşağının Attilâ İlhan ile siyaseten 'geç kalmış' tanışması, 12 Mart'ı izleyen günlerde 'Faşizmin Ayak Sesleri', 'Hangi Sol?' gibi yapıtlarıyla oldu. 68'lerin 'devrimci ruhu' bastırılmış, 'tam bağımsızlık' diyen Deniz'ler idam edilmiş, sol aydınlar sıkıyönetim mahkemelerinde ve cezaevlerinde süründürülmüştü.
1980'lerde Türkiye bir kez daha askeri darbeye sürüklenirken, yeni kuşakların Türkiye'de solun mücadelesini anlamasında Attilâ İlhan'ın, Çetin Altan'ın, Mümtaz Soysal'ın yazılarının aydınlatıcı rolü büyük oldu.
Attilâ İlhan'ı kaybettik.
Elde var hüzün.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|