|
 |
|
|
Kadına yatırım yapmamanın maliyeti yüksek
BM 2005 Dünya Nüfus Raporu: "Kadına yapılan yatırım ve toplumda cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi, yoksulluğu azaltır"
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu UNFPA'nın dün dünyada ve Türkiye'de eş zamanlı olarak açıklanan 2005 Dünya Nüfusunun Durumu Raporu, Milliyet'in "Baba Beni Okula Gönder" eğitim seferberliğinin nihai hedefiyle öylesine örtüşüyor ki... Raporun ana mesajı şu: "Kadınlara yapılan yatırım, devletlerin refaha ulaşması için çok önemlidir."
Evet 2005 Dünya Nüfus Raporu "Toplumsal cinsiyet eşitliği yoksulluğu azaltır, yaşam kalitesini yükseltir" diyor. Zaten dün gönderdikleri basın bültenine de "Önce Kadınlar" diye başlık atıp yoksulluğun azaltılması için kadınlara yatırımı şu 4 ana başlıkta toplamışlar:
Kız çocuklarının eğitimden daha fazla yararlanmasıKadınların işgücü piyasasında daha fazla yer almalarıÜreme sağlığı hizmetlerinin ve bilgisinin arttırılmasıKadına karşı şiddetin sonlandırılması
Kadınla kalkınmak
Heyecanla raporun Türkiye sorumlusu Meltem Ağduk'u aradım. Ve onunla sohbetimizin ardından "Baba Beni Okula Gönder" kampanyamızla ilgili bir düzeltme yapmak istiyorum. Düne kadar "Türkiye'nin en büyük sosyal projesi" olarak nitelediğim bizim kampanyayı bundan böyle "Türkiye'nin en önemli kalkınma projesi" olarak da görmeye başladım.
Ağduk diyor ki:
"BM olarak şimdiye kadar kadın konusuna hep sosyal açıdan baktık ve söz söyledik. Feministler ve kadın hareketleri de sorunu sosyal yönüyle ele aldılar. İlk kez bu raporda BM, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ekonomiye yansımalarına dikkat çekiyor. Uzakdoğu'da Asya Kaplanları dediğimiz ülkelerdeki hızlı ekonomik kalkınmada, kız çocuklarının eğitimine daha fazla önem verilmesi ve kadınlara daha fazla yatırım yapılmasının tayin edici rolü olduğu ortaya çıktı. Dünya Bankası'ndaki ekonomistlerin yaptıkları hesaplamalara göre Asya Kaplanları'nın, sadece kız çocuklarını okula göndermekle GSYİH'larında sağladıkları yıllık artış % 1'e yakın."
Evet BM Nüfus Raporu, "Kadınlara yatırım yapmak, ülkenize yatırım yapmak demektir," diyor. BM'nin yukarıda sırladığı 4 maddeye tabii ki siyasi katılımı da eklemek gerekiyor. Bunun için de siyasi irade gerekiyor!
Ağduk, raporda Türkiye için öne çıkan mesajı ise şöyle özetliyor:
"İşkence konusunda olduğu gibi artık kadına karşı şiddet konusunda da sıfır tolerans göstermemiz, bu yönde kampanyalar düzenlememiz lazım. Türkiye'de tabii ki hastane, okul v.s. yatırımları devam edecek, ama bu yatırımların yanında kadınlara da mutlaka yatırım yapılması gerekiyor ki, yoksullukla savaşabilelim."
Türkiye çok geride
Ağduk, kadına karşı şiddetin devlete maliyetinin çok yüksek olduğuna da işaret ediyor:
"Avustralya'da kadına karşı şiddetle mücadele için yılda 6.2 milyar dolar, ABD'de 13 milyar dolar harcanıyor. Türkiye için böyle bir rakam yok, ama devlete yıllık maliyetinin 1 - 5 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Nedir bu maliyet derseniz? Şiddete uğrayan kadınla ilgilenme noktasında sağlık sistemine getirilen yük, polisler, hakimler ve savcıların üzerinden hukuk sistemine gelen mali yük. Kadına karşı şiddetin olmadığı durumda bu para, başka alanlarda kullanılabilir."
Rapordaki verilerden yola çıkarak hazırladığımız yukarıdaki tablo da, Türkiye'nin kadınlara yatırım konusunda, kızların okullaşması (Baba Beni Okula Gönder) dışındaki alanlarda da "acil seferberlikler" başlatması gerektiğini gösteriyor. Tabloda kişi başına milli gelirleri bize yakın ülkelere yer verdik ki, karşılaştırmalar anlamlı olsun. Ve maalesef şu ortaya çıktı: 5 yaş altı çocuk ölümlerinde de, uzman gözetiminde doğumda da, nüfus artış hızı ve doğurganlıkta da, gelir düzeyi bize benzer ülkelerin gerisindeyiz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|