Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 16 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuk bir yaşından önce çişini söylemeli mi?

Bu hafta mevzu derin. ABD'de henüz yürümeyi ya da konuşmayı bilmeyen bebeklerine tuvalet eğitimi veren anne-babaların sayısı artıyormuş

igursoy@milliyet.com.tr


Bir çocuk için anne ile babanın çok farklı şeyler ifade ettiğini herkes gibi ben de biliyordum ama Laurie Boucke kadar kesin görev dağılımı yapanı görmemiştim. Pazar günü New York Times gazetesinde çıkan ve bebeklerin henüz bir yaşını doldurmadan tuvalet alışkanlığı kazanmasıyla ilgili bir yazıda "Erkekler emziremez ama diğer uçta çalışabilirler" diyor kendisi. Hatta babaların çok iyi sonuçlar elde ettiğini anlatıyor.
Bayan Boucke bebeğin yürümeyi veya konuşmayı öğrenmeden tuvalet alışkanlığı edinmesinin savunucularından. Bunun hakkında kitapları var. Gazetenin haberine göre ABD'de bu tekniği savunan ve bebeklerinde uygulayanların sayısında artış varmış. Bu yıl içinde 2 binden fazla kişi konuyla ilgili internet sitelerine kayıt olmuş, nasıl yapılacağını anlatan kitaplar toplamda 50 bin kopya satmış.

Yararları ve zararları
Yararları şöyle sıralanıyor: 1) Anne-baba ile bebek arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiriyormuş. Çocuklarını çaresiz bir ufaklık değil, becerileri olan bir insan evladı gibi görüyormuş uygulayan çiftler. 2) Müthiş bir tasarruf sağlıyormuş. Hele de ilk aylarda sadece anne sütü emen bebeklerin neden olduğu en önemli harcama kaleminin bezler olduğu malum. 3) Eğer bu konuda hassassanız, dünyada her yıl kullanılan ve çöpe giden 22 milyar bezin çevreye zararı konusunda daha az suçluluk hissediyormuşsunuz. 4) Genel olarak "Çişin gelince söyle yavrucuğum, e mi?" dönemi olarak bilinen iki yaş zaten yeterince zor geçtiği için, bir de tuvalet eğitimini araya sokmanın ekstra güçlüğünden kurtulmak mümkün oluyormuş. Biz daha o günlere gelmedik ama tecrübeliler bilir, "terrible two / korkunç iki" diye adı bile var o günlerin.
Yöntemi destekleyenler dünyanın 75 ülkesinde (aralarında Hindistan, Kenya, Çin sayılıyor) bunun uygulandığını, Amerikalı çiftlerin başka ülkelerden evlat edindikleri bebeklerin tuvaleti kullanabildiğini görünce şaşırdıklarını söylüyormuş. ABD'de de bunu uygulamayı öğreten merkezler varmış.
Peki, bu teknik bu kadar şahaneyse neden yaygın biçimde uygulanmıyor? Çünkü şahane olduğunu düşünmeyenler var. Mesela, başta ABD olmak üzere tüm dünyadaki anne-babaları çocuk yetiştirme konusunda çok etkilemiş olan Dr. Benjamin Spock (Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın "Annenin Kitabı" adlı çalışmasında aşırma yaptığı tartışmalarıyla da hatırlayabilirsiniz). Spock'un, bir yaşını doldurmadan tuvalet eğitimi verilen çocukların ileriki yıllarda yatak ıslatarak isyan edebileceklerini düşündüğü biliniyor.
Bu konuda kitabı olan bir diğer doktor Mark Wolraich de "Erkenden öğretseniz bile bunun çocuğa uzun vadede nasıl etki edeceğini bilmiyorum. Ama şu risk var: Eğer eğitim işe yaramazsa ve anne-baba hayal kırıklığına uğrarsa çocukla ilişkilerini olumsuz etkileyebilir" diye uyarıyor.
Bir handikap da çalışan anneler için bunu uygulamanın imkansızlığı. İşaretleri gördüğünüz anda bebeği ışık hızıyla tuvalete uçurmak ya da altına bir şeyler koymak bu meselede esas çünkü.
Bir yorum da ben yapayım da "uzman görüşü" ile meseleyi bağlayayım: Her türlü tuhaf fikre zıplamaya bayılan, en abuk sabuk önerilerin bile on binlerce taraftar bulduğu ABD'de 2 bin kişilik bir e-posta grubundan ibaret bir topluluğu en azından henüz ciddiye almasanız da olur gibi geliyor bana. Üstelik internetin bu kadar yoğun kullanıldığı bir ülkeyken. Bu teknik, gazetenin de söylediği gibi, henüz bir bebek galiba, ne dersiniz?

"Sizinki emzirme mi?"

Cem Yılmaz'ın gösterisinin en komik kısımlarından biri de, barda tuvaletin önünde sevgililerini bekleyen adamlardı, belki hatırlarsınız. Sıkıntılı biçimde sigara içen, birbirine kaçamak bakışlar atan tipler, bir süre sonra dayanamayıp muhabbete giriyordu: "Sizinki büyüğünü mü yapıyor?"
Hafta sonu Mothercare'in emzirme odasının önünde benzer bir grup vardı. İçeride karısı emzirenler ya da bebeğin altını değiştirenler, dışarıda biz. Mağazayı gez gez, nereye kadar? Dönüp dolaşıp tekrar aynı odanın önüne gelmeye mecbursun.
Bir tanesine yaklaşıp soracaktım: "Sizinki emziriyor mu?"



CUMARTESİ
Sazına küs bir efsane ve klarnetin yeni '1 numara'sı
Hafta sonu kaykay şöleni var
"Hevesi olmayan İngiliz de Türkiye turuna çıkacak"
"Ağrının dünyaya maliyeti yılda 60 milyar dolar"
Bugünlerde herkes aksesuvarlara takılıyor
En moda En yeni
Ortaköy'e modern tasarımlı, caz kulüplü otel
MİNİKLERİN DÜNYASI





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Selda Uskan
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet