|
 |
|
|
Ölçü
Üç büyükleri verilen aralar hep etkiler. Önce Kayseri'de Galatasaray, akşam Kadıköy'de Fenerbahçe bu istatistikleri doğruladı. Milli takımlara gitmeyen oyuncular boş günleri lay lay lom ile geçirirler. Zaten oynadıkları rakipler diğer maçlara göre kendilerine karşı daha farklı konsantre oldukları ve mücadele ettikleri için hep zorlanırlar.
Fenerbahçe takımı, en iyi özelliği olan top rakipteyken uyguladığı presi - ki buna uygun orta sahası var - maçın belli bölümleri dışında yapamadı. Zaten Alex ile Anelka'nın savunmaya yardım etmemesi Ankaragücü'nün özellikle ikinci yarıda pas yapmasına neden oldu. Açıkcası verilen ara ve çarşamba oynanacak Schalke maçı nedeniyle zaten iyi futbol beklemiyordum, tahminim de çıktı. Ancak dünya kulübü olma yolunda adım atan takımların artık bu düşünceden kurtulması lazım. Fenerbahçe maçın tamamına yakın bölümünde üstün oynuyor gibi gözüküyor ancak ceza sahasındaki etkili bölgelere Nobre dışında oyuncu sokamıyordu. Daum zaman zaman üçlü orta sahada Marco'yu göbekte, Selçuk'u sağ içte oynatıyor. Selçuk çok iyi ön libero oynayabilen ama ofansif orta saha görevinde sırtı dönük top alamadığı için hata yapan bir oyuncu. Selçuk'un bir hatası da erken ve uzaktan gereksiz vuruşlar. Fenerbahçe'yi birkaç hafta önce uyarmıştık. Çizgi halindeyken tehlikeli bölgeye göbekten girmeye çalışan rakiplere karşı kenar oyuncuları ofsaytı bozuyor. Bu yüzden hem tehlike yaşanıyor, hem de gol yeniyor. Konya ve Ankaragücü örneği gibi. Artısı yok muydu, tabii ki vardı. Özellikle bu sezon Luciano takım halinde savunma yapan ekiplere karşı kanatlar tıkanınca göbekten etkili driplinglere kalkışıyor. Kayseri kilidini açan oyuncuydu. Ankaragücü maçında de gol atarak aynı şeyi yaptı. Dün gece kesinlikle Schalke maçı için ölçü olmamalı. Zaten ölçü olursa üzülürüz.
Ankaragücü takımı bayağı toparlanmış. Orta sahayı kalabalık tutuyor. Yabancı oyuncuları da sezon başına göre daha fizik açıdan kuvvetlenmiş. Son iki maçta altı puanın tesadüf olmadığını gösterdiler.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|