Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tam yol


Fenerbahçe, futbol oyununun günümüzdeki en geçerli alfabesinden çok da renkli örnekler sergileyerek kazanıyordu üç puanı Ankaragücü önünde..
Takım sanki tek kişilik bir ruh ve ritm birlikteliğiyle dolaştırıyordu topu özgürce çimeninde... Herkes yan yana veya önlü arkalı oynadığı arkadaşının duygularını sanki ezberlemişçesine paslaşmaları kolaylaştırıyor, beklenen goller kadar sahada dolaşan ayaklar da topun kullanım çizgilerinde futbolun yeşil alanındaki mimari eskizlerini anlatıyordu sanki bizlere... Brezilyalı ayakların topla buluşurken ve de kullanırken ortaya koyduğu yumuşacak teknik üslup insana bir sevdiğinin yanağına kondurduğu sıcacık bir öpücük gibi geliyordu sanki... Planlı, çabuk ve ayağa kullanılan pas dizeleri Fenerbahçeli ayakların emrinde olduğu sürece Ankaragücülü futbolcular oyuna seyirci kalmaktan sıkılıyorlardı çok da haklı olarak... İşte böyle bir havada Luciano'nun çok uzaklardan gelerek verkaçla attığı gol ve ceza sahası içinde kaçıp giden birçok sayı fırsatıyla kapatıyordu Fenerbahçe ilk yarıdaki oyun perdesini...
* * *
İkinci 45'te Umut'un pek de umudu olmayan kontrataktan çıkardığı gol Fenerbahçe'ye soğuk duş etkisi gibi geliyor, ama takım oyun disiplini ve tempo açısından ilk yarıda ortaya koyduğu oyun kalitelerinden hiç taviz vermeden "tam yol" maça asılmaya devam ediyordu. Oyunun başından beri Anelka, Alex, Aurelio ve Appiah dörtlüsünün maçta sürdürdüğü hücüm gösterileri yine son hareket dikkatsizliklerine kurban oluyor ve Fenerbahçe, Alex'in penaltısına kadar birçok gol hamlesinde de şansına devamlı yenilip, kalıyordu. Anelka her hareketiyle tribünleri büyülemeye devam ediyor, toplu veya topsuz hareketlerindeki fişek gibi çıkışlarıyla Ankaragücü defansını hallaç pamuğu gibi dağıtıyordu. Alex'in topla yaptığı sprinter dalışlar seyirciden sürekli alkış alıyor ve Fenerbahçe üç gün sonraki Schalke 04 maçı adına tribünlere gülücükler dağıtıyordu adeta.
Yalnız Fenerbahçe'de ufak tefek hataların dışında gözlere batan en 'acaba'lı durum santrfor tiplemesindeki Nobre'nin bu kıyafet içindeki 'tip'sizliğidir bizce... Yani bu denli üstün teknik özellikli futbolcuların oynadığı takımda insanın, futbolcunun adı Nobre olmasa da, gol atması çok da kolay yahu... Özetle Fenerbahçe, futbol olarak son derece güvenli, ama gol kaçırma konusunda da hayli hovardaydı dünkü oyunda. Ama üç puan kazanıldı ya, ondan ötesi ne gam!

esenay@milliyet.com.tr



SPOR
Az pişmiş Fener: 2-1
Yıldırım düştü!
Klavuz Kaptan: 1-2
Moral aşısı!
Trabzon diken üstünde
Halil resitali
İsviçre'de gurbetçi paniği
Fener balyoz gibi: 94-61
Potada büyük tehlike
Fener'den Halk oyunu!: 3-1
Olay adam Alpay
Renault mu, McLaren mi?
Haber turu...
Ölçü
Kaptanın diş kirası
3'e 11
Tam yol
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Ölçü
Üç büyükleri verilen aralar hep etkiler. Önce...
Atilla GÖKÇE
Kaptanın diş kirası
Ramazan özellikle Galatasaray için zor bir dö...
Halil ÖZER
3'e 11
Eğer bir takım bu kadar kötü oynadığı karşıla...
Erdoğan ŞENAY
Tam yol
Fenerbahçe, futbol oyununun günümüzdeki en ge...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet