Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 16 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
CHP'ye ve sola yüklenmenin dayanılmaz cazibesi


Son dönemde medya CHP'ye yükleniyor. Bu dikkat çekici bir hal aldı. O kadar ki, CHP'ye yüklenmek, özellikle bir zamanlar solda yer almış veya hâlâ kendini solcu diye tanımlayan bazıları için "dayanılmaz bir cazibe" gibi görünüyor.
Bunun nedenleri üzerinde durmak gerekir.
Neden CHP'ye yüklenmek cazip ve neden bunu daha çok solda gibi görünenler yapıyor?
Kanımca bunun siyasi olduğu kadar psikolojik ve ekonomik nedenleri var.
Bu cazibeye kapılanlar açısından, iktidara yüklenmenin zor, muhalefete yüklenmenin kolay, risksiz, maliyetsiz olduğu genel kuralı işliyor galiba...
Çünkü anlamlı veya anlamsız her "fırsat"ta bunu yapanlar aslında kurumlarında bir çeşit iktidar konumundalar.
Bir zamanlar veya şimdi sol gibi görünmeleri, AKP'yi açıktan desteklemelerinde bir "mahcubiyet" yaratıyor. Bu nedenle CHP'ye yüklenmek, bu desteğe kılıf oluyor, meşruiyet kazandırıyor.
Sınıf atlamış veya o yola girmiş veya o yola girmek için çaba gösterenler açısından da, bu kolaycılık, vicdanını rahatlatma, kendine gerekçe yaratmaya da yarıyor.
Bu tutum aslında sadece siyasi iktidara değil, genel olarak her alanda iktidara yaranma amacını açığa çıkarıyor. CHP'ye ve sola kendine göre "haklı" nedenlerle bindirmek, bu gerçeği gizlemeye yetmiyor.
İktidarın politikalarında, eylem ve işlemlerinde eleştirilmesi gereken yönleri bir tarafa bırakıp muhalefetin ve özellikle CHP'nin eleştirilmesi bir çeşit "kendini koruma, konumunu garantiye alma" içgüdüsü; aynı zamanda bağlı oldukları karar mekanizmalarının tahmin ettikleri beklentilerini karşılama, ona uygun davranma, onlar "leb" demeden "leblebiyi" anladıklarını kanıtlama çabası gibi duruyor.
Bu, işin hem psikolojik hem ekonomik yönünü gösteriyor.

Muhalefetin görevi
Ekonomik doktrinler tarihinde yüzyıllardır var olan liberalizmi, kapitalizmi, serbest girişimi yeni keşfetmiş gibi her derde deva görüp işin sanki hiç emek, sosyal adalet, sosyal güvenlik, eşitlik, hak, hukuk yönü yokmuş gibi hem de solcu olarak veya sol adına saldırıya geçmenin nedeni bilimsel değil, ancak "kişisel" olabilir.
Muhalefetin görevi iktidarı eleştirmektir. Varlık nedeni budur. Daha iyisini yapma iddiasını kaybetmemektir. Muhalefet iktidarın noteri değildir. Fakat bugün CHP'den beklenenin bu olduğu anlaşılıyor. AKP'ye itiraz etme! Duruma çomak sokma! İktidar ne yapıyorsa alkışla, destek ol, kabul et, sen de onu savun! CHP'ye verilmek istenen mesajın özeti bu..
Ama bu olmaz. Gerçekçi ve inandırıcı değil.
CHP'yi elbette eleştirebilirsiniz. Ancak, şu soruya da en azından objektif olarak yanıt vermek gerekir: CHP'nin söylediklerinde hiç mi doğru bir yön yok?
Örneğin, siz, Türkiye'nin müzakere sürecine daha iyi bir müzakere belgesiyle başlamasını istemez miydiniz? Müzakere belgesinin ileride sorun yaratacak hükümlerini eleştirmenin ne sakıncası var? Siz Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye en azından bazı koşullar öne sürerek haksızlık yaptığını düşünmüyor musunuz? Kıbrıs özel koşulu hakkında hiç mi eleştiriniz yok?
Bu eleştirilerine bakarak, CHP AB'ye girmek istemiyor. CHP, AB'ye karşı demek biraz insafsızlık değil mi?
CHP'nin şu reform sürecinde AKP'ye Meclis'te hiç mi katkısı olmadı?

Samimiyet
CHP lideri Deniz Baykal'ın liderliğini, CHP yönetimini, parti içi çekişmeleri, milletvekillerini, aday belirleme ölçülerini, aldığı seçim sonuçlarını beğenmeyebilir, eleştirebilirsiniz. Ama çoğunlukla yapılan bu değil...
Yapılan, bir siyasi linç girişimi. Bilinçaltının dışavurumu..

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çuvaldızın deliğinden iğne geçirmek...
Türkiye'de de rastlanan kuş gribi virüsü; aşı...
Melih AŞIK
Nobel uyutması...
Yılın yarısını İsveç'te, yarısını Türkiye'de ...
Fikret BİLA
CHP'ye ve sola yüklenmenin dayanılmaz cazibesi
Son dönemde medya CHP'ye yükleniyor. Bu dikka...
Hasan CEMAL
Baykal ve Ecevitleşme!
Türkiye'de siyaset yıllar yılı siyah beyaz oy...
Güneri CIVAOĞLU
Çıplak
Sahnede uzun tuvaleti içinde çıplak ayaklı ka...
Can DÜNDAR
Seks serbest sevda yasak!
Bugüne dek, lanetli bir parola gibiydi "ihane...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerde neler oluyor?
Bir üniversite rektörünün tutuklandığına belk...
Hasan PULUR
Fatih Terim Türkiye için çalıştı...
FATİH Terim'in adı ortaya atıldığı zaman "Han...
Derya SAZAK
Geleceğin solu
DİSK'in Koru toplantısı, 'Geleceğin solu'nu y...
Meral TAMER
Hepinizin Makarna Haftası kutlu olsun!
Masamda yığılmış davetiyeler arasında her tar...
Tamer HEPER
Kararlar isabetlidir
Bir okuyucum, iş mahkemelerinde işçinin verdi...
Osman ULAGAY
Kuş gribi sınavı
Teknolojide muazzam atılımları gerçekleştiren...
Güngör URAS
Yatırımcı "yabancı sermaye" bekliyoruz
Yabancı sermaye bir ülkeye genelde 3 farklı ş...
Serpil YILMAZ
Yapı Kredi'ye Koç tuğrası La Scala ile vuruldu
Koç Topluluğu, son bir yıl içinde görkemli da...

© 2005 Milliyet