|
Geleceğin solu
DİSK'in Koru toplantısı, 'Geleceğin solu'nu yapılandırmak ve AB sürecinde iktidar seçenekleri oluşturmak açısından umut verici bir başlangıç oldu.
Katılımcılar, DİSK'in öncülüğündeki 'buluşma'nın yeni bir parti kurmanın ötesinde Türkiye'de siyasetin tıkanma noktası olan yoksulluk, işsizlik gibi temel ekonomik sorunlara çözüm getirecek düşünce ve hareketlerin önünü açması yönünde birleştiler. Dolayısıyla bu ilk adımın 'arkası gelecek!'
Kamuoyu yoklamaları, AKP dahil siyasi partilerdeki oy kaybının sürdüğünü gösteriyor.
Siyasi parti tercihlerinde 3 Kasım seçimlerinde gözlenen 'değişim' eğilimi devam ediyor. AKP bile, son haftalarda öne çıkan 'AB gündemi'ne karşın 'ekonomik sorunlar' nedeniyle güç kaybediyor. Yıpranıyor.
Ancak muhalefet partileri geleceğe güven duymayan geniş kitlelere alternatif bir çözüm sunamadıkları için, geçen 3 yılda partisini değiştiren yüzde 33 oranındaki seçmenler arasında en az oy kaybı yine de AKP'de gözleniyor.
DİSK'in toplantısı için yaptırılan ankette AKP'nin önde çıkması, CHP'nin en fazla oy kaybına uğrayan parti olarak gözükmesi, 'soldaki arayış'a ayrıca önem kazandırıyor. 2007 seçimlerinde 45 milyon seçmenin oy kullanacağı hesaplandığında, 15 milyon seçmenin şimdiden partisini değiştiriyor olması eğilimi, parlamento açısından tehlike çanlarının çalmaya başladığının işaretidir. Seçmen, 3 Kasım'da ağır bir tasfiye gerçekleştirmişti. Olasıdır ki, gelecek seçimde Meclis'teki bugünkü 'ikili' yapı da son bulacak.
Koru toplantısındaki tartışma başlıkları şöyle sıralanabilir:
AB sürecinde, 'ulusalcı-AB'ci sol' ikilemi nasıl aşılacak?
Sol, 'özelleştirme' tartışmasını daha ne kadar sürdürecek?
Kürt sorununa yaklaşım nasıl olacak?
Gençler ve kadınlar siyasete nasıl katılacak?
DİSK'in toplantısı sürerken, Ankara'dan CHP'deki son istifaların ANAP'a Meclis'te 'grup kurdurduğu' haberleri geldi. Bir sol parti düşünün ki, ortada seçim falan yokken 20'den fazla fire veriyor ve bunlar soldaki SHP'ye değil, ANAP ve AKP'ye gidiyor.
İşte partilerdeki 'oligarşik' yapılanmanın, 'politbüro'ların siyasi kurumlara verdiği zarar! Adayları, lider ve genel merkezler belirliyor, halk o partinin temsil ettiği ideolojiye, programa oy verdiğini düşünürken, seçmen iradesi hiçe sayılarak milletvekili yer değiştiriyor. Siyasetçiye güven kayboluyor.
Böyle bir ortamda, demokrasinin önünü açmak için sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor. DİSK bunu yapıyor.
Geleceğin solunu arıyor.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|