|
Hangi Sol
Raftan bir kitap çektik. Attilâ İlhan'ın Bilgi Yayınevi'nce ilk basımı 1970'de, ikincisi 1976'da yayımlanan kitabı. Açıp okuduk. Yerimiz elverdiğince size de aktaralım.
"Malraux ne diyor, 'önce bilinç, sonra örgüt.' Gerçekten de, bilinçlenmemiş bir toplumsal ortamda örgütün yararı olmaz, zaten yaşamaz da pek. Bilinç ise, bildiğiniz gibi, işçi hareketi ile sosyalizm arasındaki bağlantının siyasal düzeyde kurulmasıdır. Kuruldu mu, kuruldu, ondan sonra örgüt çalışması başlayacak. İşte burada ben bir ayırım yapıyorum, sosyalizm için gerekli olan bir örgütün kurulmasıdır, bir aygıtın değil. Zira son yetmiş yılın olayları sosyalist hareketin içinde örgütleşme ile aygıtlaşmanın birbirine karıştığını, oysa aygıtlaşmanın bürokratlaşmayı da beraber getirdiğini göstermektedir."
Örgüt(organisation) bir yerde Gramsci'nin anladığı anlamda ve düzeyde bir kollektif entellektüel özelliği gösteriyorsa, aygıt(appareille) tam tersine yukardan aşağıya hiyerarşik bir komuta zincirlemesine göre düzenlenmiş kemikleşmiş bir hükmetme yapısı(structure) gösteriyor."
(...)
"Kadrolaşma dediğimiz şey, eğer ikinci türden bir aygıtın çeşitli kademeleri için adam yetiştirmekse, meydana çıkacak olan devrimci, esnek ve diyalektik bir örgüt olmayacaktır, ne olacaktır ya, yukarı kademenin diktasını hem aygıtın alt kademesine, hem de toplumun bütününe 'empoze eden' bir dikta mekanizması olacaktır."
Ne dersiniz, DİSK'in düzenlediği "Türk Solunun Genel Durumu ve Geleceği" konulu toplantı sonrasında cuk oturdu mu?
Attilâ İlhan'ın ardından çok konuşuldu, yazıldı. Bu arada, daha çok, İlhan'ın dostlarının ona yakınlık derecelerini öğrenmiş olduk. Biz de "Vatan ve namus" diyen (şairliği, yazarlığı bir yana) dürüst aydını düşünceleriyle anmak istedik.
Cenaze törenindeki (yuhalama dışında) tavırlı "kalabalık", dileriz, Attilâ İlhan'ın Can Dündar'a söylediği gibi, "kalabalıkları yakalamayı bilen" kimi aydınların "bazı şeyleri söyleyebilecekken söylemiyor" olmaktan sıyrılması için yükümlendirici olur.
Bir şiir
Bir haftadır Attilâ İlhan'ın şiirleri de bol bol yayımlandı. Biz bu arada yayımlanmayan bir şiirinden, Selim İleri'nin "nam-ı diğer kaptan" kitabındaki "maria missakian" şiirinden birkaç dize aktaralım:
"gözleri balıkçıl gözleri / dudaklarında tutup rüzgarı / maria missakian adında biri / gelse göğsüne kapansam / gece gölgesine sokulsam / gökyüzünde bulutlar büyüseler / yağmuru dinlesem anlatsam / şimşekler kırılıp dökülseler / bizi sokaklarda bıraksalar / leylekler üşüyüp gitseler / dönüp arkalarına bakmadan."
ngureli@milliyet.com.tr
|
|