|
Köprü ama...
Bu bir klasik köprü yazısı değil! İstanbul Boğazı'nda üçüncü köprü olsun mu, olmasın mı? Köprü mü, yer altından tüp geçit mi? İstanbul'un trafik sorunu ya da toplu taşımacılık açısından hangisi daha doğru?
Üçüncü köprü tuzak mı?
Çıkış yolu mu?
Elbette yapılması gereken bir tartışma, ama şimdi geçiyorum bu soruları.
Bu yazı daha farklı bir konunun üstünde durmak istiyor. Halkın seçtiği belediyelerde halka verilen değeri, şeffaflığı ele almak istiyor.
Yerel yönetimler ne olmalı?
Yerel demokrasiler nasıl işlemeli?
Bu konu yaşamsal.
Yerel yönetimlerin tıkır tıkır işlemesiyledir ki, ancak ülke genelinde demokrasi ete kemiğe bürünebiliyor.
Bir başka deyişle:
Yerel demokrasiler adam olmadan, demokratik rejimler yerli yerine oturamıyor.
Yerel yönetimleri biz hâlâ rant dağıtım mekanizması olmaktan kurtaramadık. Şeffaflığın adı var kendisi yok belediyelerde.
Yıllardır kıvıramıyoruz bu işi.
Yol aldık ama çok yetersiz.
Evet, kendi oylarımızla seçiyoruz onları. Ama onlar yine kendi bildiklerini okuyorlar. Halkın sesine fazla kulak verdikleri yok.
İşte bunun son örneği dün ve bugün Milliyet'in birinci sayfasında yer aldı.
Mehmet Demirkaya'nın haberleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde iktidar kanadının, yani AKP'li üyelerin şeffaflıktan ne kadar uzak bir anlayışa sahip olduklarını gösteriyor. Yangından mal kaçırırcasına, İstanbul için yaşamsal bir konuda nasıl şipşakçı bir zihniyetle hareket ettiklerini sergiliyor.
Konu, üçüncü köprüyle ilgili.
Proje eskiye gidiyor.
Bundan önceki Büyükşehir Başkanı Ali Müfit Gürtuna döneminde, Vaniköy'le Arnavutköy arasında üçüncü köprü yapılması öngörülmüş, ama kabul görmemişti.
Proje, onay için geçen hafta cuma günü yine geldi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ne.
Tek sayfalık bir teklif!
Fazla bir bilgi yok içinde.
Güzergâh da belli değil.
Belediye Meclisi'nin ilgili komisyonuna gelen dosya da yetersiz. Üçüncü köprünün nereden nereye geçeceği yine belirtilmemiş. Meclisteki CHP muhalefeti teklife karşı çıkıyor. Böylesine önemli bir konuda meclisin bilgilendirilmediği belirtiliyor. Herhangi bir tartışma yapılmadığına işaret ediliyor.
Fakat AKP grubu aldırmıyor.
Tek sayfalık teklifi onaylıyor.
CHP'li üyeler, pazartesi günü eski dosyanın da kaybolduğunu görüyorlar. Belediye İmar Müdürlüğü'ne gidince de, orada üçüncü köprü için güzergâhın ArnavutköyVaniköy olduğunu tespit ediyorlar.
Asıl ilginç gelişme ertesi gün yaşanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Meclis'te AKP'lilerin oylarıyla kabul edilen projeyi veto ediyor.
Son karar yine Belediye Meclisi'nin olacak. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İdris Güllüce, eğer ısrar eder, AKP grubu da evet derse, Topbaş'ın ikinci kez veto hakkı bulunmuyor.
İlginç değil mi?
Üçüncü köprü, çok büyük bir proje!
İstanbul için birçok bakımdan yaşamsal nitelik taşıyor. Ama böylesine bir proje tartışılmadan, doğru dürüst bilgi verilmeden, yangından mal kaçırırcasına, tek sayfalık bir öneri halinde bir baskınla Belediye Meclisi'ne getiriliyor ve AKP'li üyelerin oylarıyla geçiriliyor.
Olacak iş mi?
Halka saygı bu mu?
İstanbul'a saygı bu mu?
Nerede kaldı şeffaflık, nerede kaldı yerel demokrasi, söyler misiniz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'li Meclis üyeleri?..
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|