Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Köprü ama...


Bu bir klasik köprü yazısı değil! İstanbul Boğazı'nda üçüncü köprü olsun mu, olmasın mı? Köprü mü, yer altından tüp geçit mi? İstanbul'un trafik sorunu ya da toplu taşımacılık açısından hangisi daha doğru?
Üçüncü köprü tuzak mı?
Çıkış yolu mu?
Elbette yapılması gereken bir tartışma, ama şimdi geçiyorum bu soruları.
Bu yazı daha farklı bir konunun üstünde durmak istiyor. Halkın seçtiği belediyelerde halka verilen değeri, şeffaflığı ele almak istiyor.
Yerel yönetimler ne olmalı?
Yerel demokrasiler nasıl işlemeli?
Bu konu yaşamsal.
Yerel yönetimlerin tıkır tıkır işlemesiyledir ki, ancak ülke genelinde demokrasi ete kemiğe bürünebiliyor.
Bir başka deyişle:
Yerel demokrasiler adam olmadan, demokratik rejimler yerli yerine oturamıyor.
Yerel yönetimleri biz hâlâ rant dağıtım mekanizması olmaktan kurtaramadık. Şeffaflığın adı var kendisi yok belediyelerde.
Yıllardır kıvıramıyoruz bu işi.
Yol aldık ama çok yetersiz.
Evet, kendi oylarımızla seçiyoruz onları. Ama onlar yine kendi bildiklerini okuyorlar. Halkın sesine fazla kulak verdikleri yok.
İşte bunun son örneği dün ve bugün Milliyet'in birinci sayfasında yer aldı.
Mehmet Demirkaya'nın haberleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde iktidar kanadının, yani AKP'li üyelerin şeffaflıktan ne kadar uzak bir anlayışa sahip olduklarını gösteriyor. Yangından mal kaçırırcasına, İstanbul için yaşamsal bir konuda nasıl şipşakçı bir zihniyetle hareket ettiklerini sergiliyor.
Konu, üçüncü köprüyle ilgili.
Proje eskiye gidiyor.
Bundan önceki Büyükşehir Başkanı Ali Müfit Gürtuna döneminde, Vaniköy'le Arnavutköy arasında üçüncü köprü yapılması öngörülmüş, ama kabul görmemişti.
Proje, onay için geçen hafta cuma günü yine geldi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ne.
Tek sayfalık bir teklif!
Fazla bir bilgi yok içinde.
Güzergâh da belli değil.
Belediye Meclisi'nin ilgili komisyonuna gelen dosya da yetersiz. Üçüncü köprünün nereden nereye geçeceği yine belirtilmemiş. Meclisteki CHP muhalefeti teklife karşı çıkıyor. Böylesine önemli bir konuda meclisin bilgilendirilmediği belirtiliyor. Herhangi bir tartışma yapılmadığına işaret ediliyor.
Fakat AKP grubu aldırmıyor.
Tek sayfalık teklifi onaylıyor.
CHP'li üyeler, pazartesi günü eski dosyanın da kaybolduğunu görüyorlar. Belediye İmar Müdürlüğü'ne gidince de, orada üçüncü köprü için güzergâhın ArnavutköyVaniköy olduğunu tespit ediyorlar.
Asıl ilginç gelişme ertesi gün yaşanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Meclis'te AKP'lilerin oylarıyla kabul edilen projeyi veto ediyor.
Son karar yine Belediye Meclisi'nin olacak. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İdris Güllüce, eğer ısrar eder, AKP grubu da evet derse, Topbaş'ın ikinci kez veto hakkı bulunmuyor.
İlginç değil mi?
Üçüncü köprü, çok büyük bir proje!
İstanbul için birçok bakımdan yaşamsal nitelik taşıyor. Ama böylesine bir proje tartışılmadan, doğru dürüst bilgi verilmeden, yangından mal kaçırırcasına, tek sayfalık bir öneri halinde bir baskınla Belediye Meclisi'ne getiriliyor ve AKP'li üyelerin oylarıyla geçiriliyor.
Olacak iş mi?
Halka saygı bu mu?
İstanbul'a saygı bu mu?
Nerede kaldı şeffaflık, nerede kaldı yerel demokrasi, söyler misiniz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'li Meclis üyeleri?..

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Devlet ve 'özel'
DEVLETÇİLİK genlerimize işlemiş. Şimdi de öze...
Çetin ALTAN
89 yaşındaki Fasiha Hanım'ın 25 yıl gecikmiş mektubu...
Artık bu yıl da lokanta bahçelerinde oturma m...
Melih AŞIK
Atatürk Nobel'de
Nobel Ödülü için belirli yetkin kuruluşlar No...
Fikret BİLA
Ankara'nın Irak beklentileri gerçekçi mi?
Irak, anayasa referandumunun sonuçlarını açık...
Hasan CEMAL
Köprü ama...
Bu bir klasik köprü yazısı değil! İstanbul Bo...
Yılmaz ÇETİNER
Taha Toros, Nâzım Hikmet'i, geçmiş yılları anlatıyor
Taha Toros üstadımız bilgileriyle, belgeleriy...
Güneri CIVAOĞLU
Ukalalık
Saddam'ın "kendisini yargılayan mahkemeyi meş...
Can DÜNDAR
Bu horonu bana lütfeder misiniz?
Dans etmeyle horon tepmeyi aynı yaşlarda öğre...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedeflemesine geçilirken (1)
Önümüzdeki yıl Merkez Bankası (MB) enflasyon ...
Doğan HEPER
Solda yeni girişim ve CHP
DİSK'in önderliğinde bazı kişiler bir araya g...
Semih İDİZ
Öymen ve Elekdağ'dan yanıt
'CHP bir masalı yaşatmakta ısrarlı' başlıklı ...
Sami KOHEN
Bağdat'ta adalet
DEVRİK Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'in d...
Hasan PULUR
Tesadüf mü, yoksa sürekli hal mi?
TESADÜFÜN böylesi... diye bir deyim vardır. ...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi düzenlemesi eksik
Özel Okullar Kanunu değiştiriliyor. Tasarı, ü...
Derya SAZAK
Saddam davası
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin, mahkeme...
Meral TAMER
AB'nin kuş gribi sınavı: Patent mi, insan hakları mı?
ÖSS, OKS sınavlarından kalma alışkanlıkla, şı...
Yaman TÖRÜNER
Borsaya denetim
Son günlerde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SP...
Güngör URAS
'Köprüye hayır' diyenler haklı çıktı
Ben "Köprüye hayır" diyenlerdenim. "Hayır" de...
Serpil YILMAZ
Kayseri ve İslami Kalvinistler
Merkezi Berlin'de bulunan European Stability ...
M. Ali BİRAND
Kıskanacağınıza gurur duyun...
Toplumumuzun bir bölümü, iki konuda garip bir...

© 2005 Milliyet