Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Taha Toros, Nâzım Hikmet'i, geçmiş yılları anlatıyor


Taha Toros üstadımız bilgileriyle, belgeleriyle, Nâzım Hikmet'i önce Cumhuriyet'te yayımlanan ve sonra çıkan kitabında öyle tatlı, öyle akıcı bir üslup ile anlatıyor ki... yakın tarihimizin merak edilen ünlüleriyle beraber yaşamış gibi oluyorsunuz.
Kendi anlatışına göre, Taha Toros 1912 doğumlu. Pek çok hastalık geçirmiş, o devrin röntgen tekniğine göre, kalbi büyük olduğu için jimnastik derslerine katılmamış, ip atlayamamış, koşamamış! Ayrıca "Ben dört böbrekliyim. Hem de dört böbreğimin ayrı ayrı olmak üzere 4 yolu var" diyor...
Taha, "Kuranıkerim'in ortasına rastlayan surenin adıymış.
Taha Toros, kitaplarında 1930'lar ile günümüz arasında adeta köprü kuruyor. Daha çağdaş deyimle DVD'ye çekmiş de şimdi bizlere, renkli, canlı ve de ruhuyla geçmişi tanıştırıyor.
Geçmişi bilmeyen bugünü nasıl değerlendirebilir ki?..

Yakın tarih hazinesi
Bir kez daha hatırlatayım. Toros üstadımız "arşiv hastası". Biyografi için sistematik şekilde uzun yıllardır malzeme topluyor. Paris'e iki yıllığına görevli olarak gidiyor, otomobil filan getireceğine 7 bavul belge ile dönüyor Türkiye'ye. Zengin arşivi bir müze gibi. Topladığı bilgi ve belgeleri zamanı gelince yazıyor.
Bakınız hocam Burfan Felek ne diyor:
- Taha'nın yaptığını bir heyet yapamaz.
Cihat Baban ise:
- Bizi bize tanıtan adam, diye tanımlıyor.
Ref'i Cevat Ulunay'ın övgüsü şöyle:
- Yakın tarihimizin bir hazinesi.
Şimdi tekrar Nâzım Hikmet'e dönelim.
Büyük şair Yahya Kemal'in Nâzım Hikmet'in annesi Celile Hanım'a âşık olduğunu bilmeyen yok. Ama bir de olayın ilginç detayları var.
Celile Hanım eşinden yıllar önce ayrılmıştır. Genç ve çok güzel bir kadındır, birkaç dil bilir. Nâzım, Deniz Harp Okulu'na gitmektedir. (1917-18) Yahya Kemal, Nâzım'a edebiyat dersi vermek için hafta sonra Celile Hanım'ın köşküne gelir. Ders bittikten sonra Nâzım bahçeye çıkar, annesi de şairle beraber salonda oturur çay içer. İkisi de birbirine âşıktır, şair evleneceği havasını vermektedir.
Genç bahriyeli kızar bu ilişkiye. Yine de dersler devam eder, Yahya Kemal Nâzım'ın şiirlerini beğenir, ona yol gösterir, hatta bazılarını dergide yayımlatır. Her şeye rağmen Nâzım içerlemektedir şaire ki, bu uzun yıllar devam etmişti!

'Babam olamazsınız'
Bir hafta yine aynı şekilde dersten sonra çaylar içilir, sohbet edilir, şair kapıdan çıkarken Celile Hanım'ı öper. Nâzım bu sahneyi de görmüştür. Sonraki hafta ise pardösüsünü giyip kapıdan çıkarken Yahya Kemal bir pusula bulur cebinde.
- Hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz!
Fena halde bozulur büyük şair. Ailede bir mesele haline gelir Nâzım'ın pusulası! Evlenmeleri hatırlatılır ama Yahya Kemal verdiği sözü tutmaz! Sonra Celile Hanım ne der, şair ne der? Neler olur bilinmez ancak bir daha buluşamazlar! Fakat şair, Celile Hanım'ı unutamaz şiirler yazar onun için.
Elinize sağlık üstat. Allah sıhhat afiyet versin.







Taha AKYOL
Devlet ve 'özel'
DEVLETÇİLİK genlerimize işlemiş. Şimdi de öze...
Çetin ALTAN
89 yaşındaki Fasiha Hanım'ın 25 yıl gecikmiş mektubu...
Artık bu yıl da lokanta bahçelerinde oturma m...
Melih AŞIK
Atatürk Nobel'de
Nobel Ödülü için belirli yetkin kuruluşlar No...
Fikret BİLA
Ankara'nın Irak beklentileri gerçekçi mi?
Irak, anayasa referandumunun sonuçlarını açık...
Hasan CEMAL
Köprü ama...
Bu bir klasik köprü yazısı değil! İstanbul Bo...
Yılmaz ÇETİNER
Taha Toros, Nâzım Hikmet'i, geçmiş yılları anlatıyor
Taha Toros üstadımız bilgileriyle, belgeleriy...
Güneri CIVAOĞLU
Ukalalık
Saddam'ın "kendisini yargılayan mahkemeyi meş...
Can DÜNDAR
Bu horonu bana lütfeder misiniz?
Dans etmeyle horon tepmeyi aynı yaşlarda öğre...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedeflemesine geçilirken (1)
Önümüzdeki yıl Merkez Bankası (MB) enflasyon ...
Doğan HEPER
Solda yeni girişim ve CHP
DİSK'in önderliğinde bazı kişiler bir araya g...
Semih İDİZ
Öymen ve Elekdağ'dan yanıt
'CHP bir masalı yaşatmakta ısrarlı' başlıklı ...
Sami KOHEN
Bağdat'ta adalet
DEVRİK Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'in d...
Hasan PULUR
Tesadüf mü, yoksa sürekli hal mi?
TESADÜFÜN böylesi... diye bir deyim vardır. ...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi düzenlemesi eksik
Özel Okullar Kanunu değiştiriliyor. Tasarı, ü...
Derya SAZAK
Saddam davası
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin, mahkeme...
Meral TAMER
AB'nin kuş gribi sınavı: Patent mi, insan hakları mı?
ÖSS, OKS sınavlarından kalma alışkanlıkla, şı...
Yaman TÖRÜNER
Borsaya denetim
Son günlerde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SP...
Güngör URAS
'Köprüye hayır' diyenler haklı çıktı
Ben "Köprüye hayır" diyenlerdenim. "Hayır" de...
Serpil YILMAZ
Kayseri ve İslami Kalvinistler
Merkezi Berlin'de bulunan European Stability ...
M. Ali BİRAND
Kıskanacağınıza gurur duyun...
Toplumumuzun bir bölümü, iki konuda garip bir...

© 2005 Milliyet