Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu horonu bana lütfeder misiniz?


Dans etmeyle horon tepmeyi aynı yaşlarda öğrendim ben...
Lise çağlarındaydım.
Dans ve horon, farklı dünyalara yol veren iki ayrı geçit gibiydi.
Birinden Batı'ya çıkılırdı; öbürü Doğu'ya açılırdı.
Dans zorunluluktu; horon mutluluk...
Çoğumuz erkek erkeğe, kız kıza ya da şişkince bir yastığın sükûtu eşliğinde, günü geldiğinde mahcup olmamak için, biraz da mecburen öğrendik vals yapmayı...
Horon öyle değildi.
Kemençe çaldı mı, zaten bizi kimse tutamazdı.
* * *
Benim gençlik ikilemim sandığım şeyin aslında Cumhuriyet'in ikilemi anladım öğrendim büyüdükçe...
Cumhuriyet de tıpkı kurucusu gibi- şarkılı türkülü bir maziden kopup gelmiş ama zamanla, benzemeye çalıştığı Batılılar gibi dansa meyletmişti.
Dans, ne olmak istediğimizi sergileyen bir gösteriydi; horon ise aslında ne olduğumuzu ele verirdi.
O yüzden düğünlerimizi, ne kadar çağdaş olduğumuzu kanıtlayan ağır başlı danslarla açar, ikinci kadehten sonra neşeyle horon tepmeye başlardık.
Atamız da dansla açtığı baloları zeybekle noktalamaz mıydı?
* * *
Cumhuriyet bir çağdaşlaşma projesiydi.
Artık kul değil yurttaş olacaktık. Seçimde istediğimiz partiye oy atacaktık. Kadınlar açılıp sokağa çıkacak, kızlar okula gidecek, asırlık taassup yenilecekti. Köyde hocanın değil, öğretmenin sözü geçecekti. Elbisemizden alfabemize, müziğimizden rejimimize kadar her şey Batı'daki gibi olacaktı. Erkek erkeğe horon tepmeyecek, kadınlı erkekli dans edecektik. Ekmek büyüyecek ve hakça bölüşülecekti.
Balo, bu seferberliğin kutlandığı bir törendi.
* * *
Harika bir projeydi.
Lakin ekmek, beklendiği kadar hızla büyütülemedi. Adil de üleşilmedi.
İki cihan harbi arasına sıkışmış kitleler mecalsizdi.
Zamanla halkın satın alma gücü geriledikçe rejim, inkılabı ayakta tutmanın yolunu üstyapıya yaslanmakta buldu.
Ekmek azaldıkça dans sundu.
Öyle ki 1943'te yani savaşın ortasında Ankara'dan fakir taşraya gönderilen "29 Ekim kutlama talimatı"nda, "inkılabın heyecanını tazelemek için, törenlere iştirak ettirilmek üzere kadın-erkek köylülerin atlı ve yaya olarak şehre getirtilmesi" şart koşuluyordu.
Köylü için dans, süngü zoruyla yaya götürüldüğü zoraki bir eğlenceydi.
Daha baştan "Bize dans ne lazım" diyenler "Yeter! Millet horon teper!" sloganıyla harekete geçti.
1950'de, horon tepenler, dansçıları tepeledi.
Balo, o gün bitti aslında...
* * *
Bugün CHP sözcüsünün "Başbakan bir kadını dansa kaldırabilir mi?" sorusu, yarım asır önce yanıtlanmış naif bir çaresizlik nidasıdır.
Başbakan'ın "Gelin horon tepelim" davetinde de aynı rövanş hatırlatması vardır.
Altyapısı sağlam kurulamamış hayali balonun dans davetine naçar kitleler iltifat etmemiş, ilk kemençe sesinde yeniden horona dizilmişlerdir.
CHP, balo yapmaya verdiği önemi yatırım yapmaya verebilse, dans edebildiği kadar hizmet edebilse zaten bugün hepimiz CHP liderinin öncülüğünde balo salonlarında coşkuyla dans edip horon teperek müreffeh Cumhuriyet'i kutluyor olurduk.
Kitlelere danstan başka bir şeyler teklif etmenin vakti gelmedi mi?

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Devlet ve 'özel'
DEVLETÇİLİK genlerimize işlemiş. Şimdi de öze...
Çetin ALTAN
89 yaşındaki Fasiha Hanım'ın 25 yıl gecikmiş mektubu...
Artık bu yıl da lokanta bahçelerinde oturma m...
Melih AŞIK
Atatürk Nobel'de
Nobel Ödülü için belirli yetkin kuruluşlar No...
Fikret BİLA
Ankara'nın Irak beklentileri gerçekçi mi?
Irak, anayasa referandumunun sonuçlarını açık...
Hasan CEMAL
Köprü ama...
Bu bir klasik köprü yazısı değil! İstanbul Bo...
Yılmaz ÇETİNER
Taha Toros, Nâzım Hikmet'i, geçmiş yılları anlatıyor
Taha Toros üstadımız bilgileriyle, belgeleriy...
Güneri CIVAOĞLU
Ukalalık
Saddam'ın "kendisini yargılayan mahkemeyi meş...
Can DÜNDAR
Bu horonu bana lütfeder misiniz?
Dans etmeyle horon tepmeyi aynı yaşlarda öğre...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedeflemesine geçilirken (1)
Önümüzdeki yıl Merkez Bankası (MB) enflasyon ...
Doğan HEPER
Solda yeni girişim ve CHP
DİSK'in önderliğinde bazı kişiler bir araya g...
Semih İDİZ
Öymen ve Elekdağ'dan yanıt
'CHP bir masalı yaşatmakta ısrarlı' başlıklı ...
Sami KOHEN
Bağdat'ta adalet
DEVRİK Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'in d...
Hasan PULUR
Tesadüf mü, yoksa sürekli hal mi?
TESADÜFÜN böylesi... diye bir deyim vardır. ...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi düzenlemesi eksik
Özel Okullar Kanunu değiştiriliyor. Tasarı, ü...
Derya SAZAK
Saddam davası
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin, mahkeme...
Meral TAMER
AB'nin kuş gribi sınavı: Patent mi, insan hakları mı?
ÖSS, OKS sınavlarından kalma alışkanlıkla, şı...
Yaman TÖRÜNER
Borsaya denetim
Son günlerde, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SP...
Güngör URAS
'Köprüye hayır' diyenler haklı çıktı
Ben "Köprüye hayır" diyenlerdenim. "Hayır" de...
Serpil YILMAZ
Kayseri ve İslami Kalvinistler
Merkezi Berlin'de bulunan European Stability ...
M. Ali BİRAND
Kıskanacağınıza gurur duyun...
Toplumumuzun bir bölümü, iki konuda garip bir...

© 2005 Milliyet