|
En ciddi sınav!
Bu ülke, emeklisine, duluna, yetimine bakabiliyor mu? Hayır. Doğru dürüst emekli maaşı verebiliyor mu? Hayır. Adam gibi sağlık hizmetinden yararlandırıyor mu? Hayır.
Kısacası:
Emeklisine bakamıyor, emeklisini insan gibi yaşatamıyor bu devlet. Ne maaşı maaş, ne hastanesi hastane, ne de sosyal hizmeti sosyal hizmet çünkü...
Nedeni malum:
Sosyal güvenlik sistemi bu ülkede çoktan iflas bayrağını çekmiş durumda.
Her tarafı dökülüyor.
Üstelik dipsiz bir kuyu!
Okuluna, eğitimine, hastanesine, dispanserine, sağlığa, yoluna, suyuna, elektriğine gidecek paralar, yani bir ülkenin en yaşamsal altyapı yatırımlarına aktarılacak fonları büyük bir açgözlülükle yutmaya devam ediyor, bu çökmüş olan sistem.
Gitgide büyüyen bir kara delik!
Yıllardır kapanmak bilmiyor.
Nedeni açık:
Son yirmi yıldır birbiri ardından gelen hükümetler bu sorunu yok saydılar. Bu sorunu köklü biçimde çözecek siyasal iradeyi, daha doğrusu cesareti gösteremediler. Hep günü kurtarmaya çalıştılar, o kadar.
1980'li yılların ikinci yarısında Başbakan Özal, sosyal güvenlik sisteminin çıkmaza doğru yuvarlandığını biliyordu. Ama görmezlikten geldi. Çünkü onun zamanında sosyal güvenlik açıkları henüz sahneye çıkmamıştı.
Demirel geldi 1991'de.
O da sosyal güvenlik çıkmazını derinleştirdi. Reform yapacağı yerde, emeklilik yaşını düşürdü Demirel-İnönü koalisyonu.
Soruna tüy dikildi böylece.
Sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan açıklar her geçen yıl ekonomik istikrara ölümcül darbeler indirmeye başladı. Devlet, bir yandan SSK, Emekli Sandığı, Bağ-Kur emeklilerine insan gibi bakmaktan acizdi.
Ama aynı zaman da yuttuğu fonlarla ekonominin kamburunu büyütüyor, enflasyon canavarını besliyordu.
Yıllar böyle geçti!
1990'lardan bugüne kadar değişen bir şey olmadı. Yılmaz'lar, Çiller'ler, Erbakan'lar, Ecevit'ler, bu sosyal güvenlik reformu konusunda çok laf ürettiler ama gerekeni bir türlü göze alamadılar.
Erdoğan göze alabilecek mi?
Yoksa Erdoğan da kendinden önceki birçok başbakan gibi sosyal güvenlik reformu konusunda ipe un mu serecek?
Bu çok ciddi bir sınav!
Belki de Türk ekonomisini beklemekte olan en ciddi sınav. Bu sınavın geçilip geçilmemesi, olmak ya da olmamak ile eşanlamlıdır.
Çünkü sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan açık, gittikçe ağırlaşan bir kambur olarak ekonominin sırtındaki en büyük sorun haline gelmiş durumda.
Türk ekonomisinin bu kamburdan kurtulmadığı sürece, istikrarlı bir büyüme rayına oturması da, insanının aş ve iş sorununu çözmesi de, emeklisini insan gibi yaşatması da olanaksızdır.
Reformu göze almak...
Bunun için irade sahibi olmak!
Siyasal kararlılık göstermek...
Son çeyrek yüzyılda hiçbir iktidarın göze alamadığı sosyal güvenlik reformunu Başbakan Erdoğan yapacak mı?
Yoksa o da armudun sapı, üzümün çöpü diyerek sallayacak mı?
Soru ve sorun burada düğümleniyor.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|