Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Ekim 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bütçe ve aktif yurttaş korkusu


Hükümet 2006 yılı bütçe kanunu tasarısını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sundu. Bütçe ile ilgili bazı bilgiler resmi ağızlar tarafından açıklandı. Ancak bu bilgilerle şu anda bir analiz yapmak ve harcama ve gelir hedefleri konusunda kamuoyu oluşturmak çok zor.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 2002 yılında 57. hükümet tarafından TBMM'ye sevk edilmişti. Yeni iktidar bunu başlangıçta hareket kabiliyetini sınırlayacak bir düzenleme olarak gördü. Tasarı, 59. hükümet döneminde ancak 2003 sonunda ve uzun geçiş dönemleri tanımlanarak yasalaşabildi.

Karşılaştırılamıyor
Bugün hâlâ bu yasayla ilgili olarak hükümetin yetkilerini genişletmeye dönük kanun değişikliği çabaları sürüyor. Oysa bu yasa bütçeyi uluslararası kabul görmüş mali saydamlık koduna uygun hale getirmeyi amaçlıyor. Bu, bütçe hazırlama ve uygulama sürecini daha denetlenebilir hale getirerek kamuda iyi yönetişimi ve dolayısıyla sürdürülebilir büyümeyi amaçlayan, ileri bir düzenleme.
Yeni yasaya uygun olarak hazırlanan 2006 bütçesinin kapsadığı kurum ve kuruluşlar daha önceki bütçelere göre genişliyor. Dolayısıyla bu bütçeyi bir önceki yılın bütçesi ile karşılaştırmak mümkün değil. Yapılan resmi açıklamalarda karşılaştırma yapma imkânı veren, bir önceki yılda yeni kapsama göre tanımlanmış bütçe büyüklükleri açıklanmadı.

Önemli bir eksiklik
Bu, uluslararası saydamlık kodu ve bütçenin kamuoyu tarafından denetlenebilirliği bakımından önemli bir eksiklik. Bu hata harcama kalemleri tanımı değiştirildiğinde 2004 yılı bütçesinde de yapılmıştı. O dönemde de bütçeyle ilgili analizlerde önemli eksiklikler ortaya çıkmıştı.
Saydamlık açısından uluslararası kabul gören kural; kapsam ve tanım değişikliklerinde yeni bütçeyle birlikte aynı kapsamda iki yıl geriye giden verilerin de yayımlanmasıdır. Bu olmadığı takdirde denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik yara almaktadır.
Bu ilkeler demokrasi açısından da çok önemlidir. Bugün dünyada bütçe açıkları gibi demokratik açık da en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. Demokratik açık, yurttaşların siyasetçiye ve siyaset kurumlarına duyduğu güvenin zayıflaması, siyasetçilerin artık kendilerini temsil edemedikleri kanaatiyle siyasetten uzaklaşmaları sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Aktif yurttaş gerekli
Bu, siyasetçi ile vatandaş arasında yapılan temsil sözleşmesinin etkisiz hale gelmesidir. Dünyada görülen, vatandaşların seçimlere katılma oranının giderek düşmesi bunun en önemli göstergesidir. Bu sorun, temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçilerek, pasifleşmiş yurttaşları yeniden siyasi açıdan aktif hale getirerek çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak iktidarlar iradelerinin sınırlanacağı endişesiyle aktif yurttaş kavramını hayata geçirmeye direnmektedir.
Yurttaşları pasifleşmiş toplumlarda politikacılar sadece kendilerine ve koalisyon oluşturdukları rant avcısı kesimlere hesap verir hale gelmektedirler. Kapı aralığında gizli pazarlıklar, yolsuzluklar ve yeniliğe direniş aktif yurttaş eksikliğinin sonucudur.

Katılımcı bütçe
Vatandaşların bütçenin hazırlanması ve uygulanması sürecine katkısını sağlayacak düzenlemeler aktif yurttaş kavramını gerçekleştirmenin önemli bir aracıdır. Bu çerçevede katılımcı bütçe kavramı ortaya atılmıştır. Bu kavram başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere yerel yönetimlerde ve eğitim gibi bazı kamu hizmetlerinde hayata geçirilmektedir. Vatandaşlar artık sadece seçimden seçime temsilcilerini belirleyerek değil, bütçelerin hazırlanma ve uygulama süreçlerine de katılarak siyaset içindeki rolünü kesintisiz kılmayı hedeflemektedir.
Bunun ilk şartı da bütçenin hazırlık ve uygulama sürecinin saydamlaştırılmasıdır. Saydamlık konusunda atılacak her geri adım iktidarların aktif yurttaş korkusunun ve seçilmişlerin ülkeyi yurttaş denetimi olmadan yönetme ihtirasının bir göstergesidir. Buna yurttaş olma hakkının bilincinde olan herkes karşı çıkmalıdır.
Umarım Sayın Maliye Bakanı'nın bütçeyi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunuşunda açıklanacak dokümanlar mevcut saydamlık eksikliğini ortadan kaldırır. Hükümetin, aktif yurttaş korkusu ve denetimsiz yönetme ihtirasının olduğu yönündeki endişeleri gidermesi gerekmektedir.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
YÖK ve hukuk
YÖK Başkan Vekili Prof. İsa Eşme rektör olayı...
Çetin ALTAN
Beylerbeyi'ne yağmur yağıyordu...
Yağmurla kar, ozanlarla yazı adamlarının yapı...
Melih AŞIK
Rektör ve iktidar
Rektörler bildirisinin dikkat çeken bölümleri...
Fikret BİLA
Rektörlerin itiraz gerekçeleri
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Hasan CEMAL
En ciddi sınav!
Bu ülke, emeklisine, duluna, yetimine bakabil...
Güneri CIVAOĞLU
Ceza / Gözdağı mı?
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü'nün tutu...
Abbas GÜÇLÜ
Bandırma, tavuk ve rektörler
Genç Bakış için önceki gün Bandırma'daydık. B...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon hedeflemesine geçilirken (2)
Enflasyon hedeflemesi (EF), basit anlatımıyla...
Sami KOHEN
Gerginlik çemberi
HAFTALARDAN beri AB'ye -bir anlamda Batı'ya- ...
Faik ÖZTRAK
Bütçe ve aktif yurttaş korkusu
Hükümet 2006 yılı bütçe kanunu tasarısını Tür...
Hasan PULUR
Dönenler belli, ya dönmeyenler?
ÇOĞU zaman olduğu gibi, yine solculara haksız...
Derya SAZAK
Çete, medrese savaşı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yü...
Meral TAMER
Erol Sabancı: Dolarlar havada uçuşuyor
Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı, Lüksembu...
Ece TEMELKURAN
Solun Bolu molası
Kestirmeden söyleyeyim: DİSK'in Bolu Dağı'nda...
Güngör URAS
Bütçe demek vergi demek değildir
Bütçe demek, 'hizmet' demektir. Hükümetler ha...
M. Ali BİRAND
Ah Volkan ah...
Çarşamba akşamı nefis bir maç izledik.

© 2005 Milliyet