|
 |
|
|
Telaşa mahal yok, oğlum hâlâ üstün yetenekli
igursoy@milliyet.com.tr
Eğer Mustafa Sandal elini çabuk tutmazsa Grammy alan ilk Türk benim oğlum olacak. Ya da Oscar, Nobel, Altın Portakal...
Buradan ilan edeyim, bu çocuğu yapma konusunda kayınvalideme çok güvendim. Hayır, maddi olarak değil; karım Begüm'e söylediği bir laftan hareketle: "Mutlaka çocuk yapın, kesin dahi olur." Bize bakıp bu kanıya vardı herhalde, sağ olsun. Ben de şimdiden sürekli Batu'nun üstün yeteneğinin çıkacağı anı bekliyorum. O büyük ödülü (Nobel olur, Oscar olur, Grammy olur; Vildan Atasever ile Altın Portakal paylaşsa da yeter) almak için kürsüye çıktığında "Anneme ve babama teşekkür ederim" diyeceği akşam için hazırlık yapıyorum.
Oyuncağı yok saydı
Ama ne yalan söyleyeyim, birkaç gün öncesine kadar o konuda da korkulu rüyalar görüyorduk. Zira son doktor ziyaretinde oğlum "orta hatta kadar takip" sınavından çakmıştı. Bunun ne olduğunu şöyle anlatayım. Daha önce bahsettiğim Denver testinde yer alan kriterlerden biri bu. İki ayını dolduran bebeklerin hemen önlerindeki bir nesne (mesela oyuncak) sağdan sola giderken gözleriyle takip etmesi bekleniyor.
Batu'nun doktoru Erhan Ateş bunu daha basit bir hale getirmiş ve "Dönenceyi takip etmesi gerek" demişti (Dönence: Hani yatağın kenarına asılı duran ve sinir bozucu müzik eşliğinde minik oyuncak köpeklerin vs. döndüğü düzenek).
Öğretmenine "Vallahi evde çok çalışıyor, neden sınavda beceremiyor, anlamıyorum" diyen veliler gibi olacağım ama oğlum evde yatağının üstüne kurulu dönenceyi aslanlar gibi takip eder, önünden geçen annesine bakacağım diye gözbebeklerini devirirken; doktorun muayenehanesinde burnunun dibine sokulan ateş kırmızısı oyuncağa yokmuş gibi davrandı. Boş gözlerle oyuncağın arkasındaki bir noktaya bakar halde durdu. Benim "İki gözüm önüme aksın evde yapıyor" muhabbetimi doktor "Öyle mi?" diye kibarca kesti.
Hayır, doktor bilmiyor ki ben gazeteci olduğum için elimde belge olmadan konuşmazdım. Batu'nun dönence takip ederken kamera çekimi vardı, kapı gibi. Çocuğum soluk soluğa izliyordu. Bir koşu eve gidip kamerayı getirsem ya da bilgisayara attığımız o görüntüleri doktora e-postalasam olmaz mıydı?
Net bir agu var mı?
Bitmedi! "Veli toplantısı"nın ikinci şoku Güzel Konuşma ve Yazma dersinden geldi. Doktor sordu: "Sessiz harf kullanıyor mu? Net bir agu var mı?" Var mıydı? Begüm, var mıydı? Yoktu. Ağlarken "Ingaa" diyordu, sayılır mıydı? Doktorun yüzü mü değişti, bana mı öyle geldi?
Ben böyle kafayı yemişken, doktor "Neyse, belki erkendir. İki hafta sonraki kontrolde de olmazsa o zaman şüpheleniriz" dedi. Şüphe mi? Neden şüpheleneceğiz? Görmesinde bir sorun olabilirmiş. Malum, görme duyuları yeni yeni gelişiyor. Bu arada, çok ilginç bir şey söyledi doktor. Eğer bir bebek doğduktan sonra altı ay boyunca gözlerini kullanmazsa kör kalırmış. O nedenle etrafında mümkün olduğunca parlak, göz alıcı renkli (kırmızı mesela) şeyler bulundurarak o duyuyu uyarmak önemliymiş.
Karışık kafalarla çıktık doktordan. O iki hafta oğlanın "g" harfini telaffuz etmesinin beklemekle ve "parmağı takip ediyor mu?" deneyleriyle geçti. Üç-dört gün sonra "net bir agu" geldi, sonra dili çözüldü maşallah. Ama takip, ı-ıh!
Adeta bir Rocky, hatta bir Neo
Aradan iki hafta geçti, bütünleme sınavına (!) girdik. "Net agular" sayesinde güzel konuşma tamamdı ama takip dersinden kalacağımız kesindi. Doktor "Evet Batuu, bak bakalım şu oyuncağa" dedi ve... Batu o oyuncağı neredeyse 180 derece takip etti. Rocky'nin Ivan Drago'ya son yumruğu çaktığı, "Matrix"te Neo'nun arkaya eğilerek gelen kurşundan kurtulduğu anlar gibi sanki ağır çekimde, tadına vara vara izledim. Destansıydı!
Pardon, biraz abarttım galiba (Ayrıca "destansı" lafı nereden çıktı?). Ama ailenin nasıl rahatladığını şöyle söyleyeyim: Anneme "Takip meselesi tamam" dediğimde "Biliyordum, biliyordum" diye ağlamaya başladı. Zannedersiniz hakikaten dahi olduğu çıktı ortaya. Anlamak zor değil tabii. Bu çocuğu bu babayla, bu aileyle zor bir hayat bekliyor. Allah ona kolaylık versin.
Neyse, yazıyı burada bitiriyorum. Oğlumun Oscar alacağı törende giymek üzere smokin seçmeye gideceğim.
|
|
|

|