Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Arena kültürü


Stadlarımıza giderek Roma döneminin "Arena kültürü" egemen oluyor. Ev sahibi büyük takım seyircisi, biraz direniş gördüğünde hakemi sorgulamaya, ondan gönlündeki kararları beklemeye başlıyor. O da olmadığı zaman önce hakeme, sonra kendi yönetimine gül değil diken atıyor.
Galatasaray seyircisi dünkü oyundan tatmin olmadı. Hakemin yönetiminden ikna olmadı. O nedenle beraberlikle oluşan puan kaybını öfke ve protesto ile karşıladı. Bu davranış doğru değil. Sahada oynanan oyunun iki takım arasında yaşandığını, gelen takımın da en az Galatasaray kadar skor amacı olduğunu saygıyla karşılamak gerekir. Ama sportif kültürümüz maalesef İnönü Stadı'ndan sonra Ali Sami Yen'den de yavaş yavaş elini-eteğini çekiyor, yazık !
Gerets'in hücum kıtası Galatasaray çok durgun, verimsiz ve etkisiz günündeydi. Ama yine de Hasan Şaş'la golü buldular. Golden sonra hiç paniğe kapılmayan kalabalık orta alanıyla oyuna ortak olan Denizlispor karşısında bocaladılar. Ilic ve Heinz, Hakan Şükür ve Ümit'e yeterince hücum servisi yapamadı. Hasan Şaş'ın servislerini de Ümit ve Hakan Şükür kullanamadı. Erciyes deplasmanında iki golle diş kirasını alan Kaptan Hakan çok durgundu, kimbilir belki de yorgundu ! (Hayır, her yıl tekrarladığımız yorumları bu yıl yapmayacağım, şurada bayrama ne kaldı ki zaten)

Transfer şart
Denizlispor, transfer kayıplarını gideremedi. Güven'in ayağındaki kırık da takımı kötü etkilemiş. O yüzden "Buranın adamı değilim" diye adeta bağıran Ömer Rıza etkili olamadı. Oysa Yusuf ve Mikka'nın, Bülent, İbrahim ve Mustafa'nın orta alandan taşıdığı toplara biraz sahip olup enerjiyle kullanabilseydi, gol hevesi boşta kalmazdı. Souleymanou, bence beraberliğin en büyük pay sahibi. Mikka'nın golüne de şapka çıkarılır. Dikkat ettiniz mi bilmem ? Mikka'nın o gol vuruşu gibi bir vuruş Galatasaray orta alanından gelmedi. O zaman Gerets'in yeniden şapkayı önüne koyup kredisini arttırmak için önlem alması gerekir.
Kimse Dereli'ye çamur atmasın. Denizlispor, hücumu biraz daha ihtirasla istese daha kötüsü olabilirdi. Galatasaray'ın Ocak'ta iyi bir transfere ihtiyacı var. Başkan seçim rahatlığına bakıp bu transferi es geçmemeli. Aksi halde şampiyonluğu Kadıköy'e erken postalar !

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
İndirimli tarife: 1-1
Schumi bile yetmedi
Fener'de yeni çağ
Gergin gece
Yönetim sahaya indi!
Baskın seçim tehlikesi
'En büyük benim'
Bu oyun alkışlanır: 98-96
Gibernau sürprizi
Samba değil, misket: 3-2
Bankazede Cim-Bom: 1-3
Kayserispor topa tuttu: 6-3
Alpay'dan gol
Haber turu...
Kim puan kaybetti
Arena kültürü
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Kim puan kaybetti
Galatasaray beklenmedik bir sonuç aldı. Bekle...
Atilla GÖKÇE
Arena kültürü
Stadlarımıza giderek Roma döneminin "Arena kü...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet