Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 23 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ya üniversite ya yargı mahcup olacak



Yargı da, üniversite de demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin güvenceleridir. Güven kurumlarıdır. Bu özellikleri bu kurumların mensuplarına özel sorumluluk yükler. Her biri topluma her yönüyle örnek olmak sorumluluğu altındadır.
Bu açıdan bakıldığında Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanması ve sonrasında yaşanan tartışmalar iki kurumu da sorumluluk altına sokmuştur.
Rektörler Komitesi'nin bildirisine baktığımızda, gelişmelerin, "Prof. Dr. Aşkın'ı savunmanın Cumhuriyet'i savunmakla eşanlamlı olduğu"nu kanıtlaması gerekir.
Yargı açısından bakıldığında ise, yargı sürecinin "Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklu yargılanması gereken, her an kaçacak çete reisi tehlikeli bir zanlı" olduğunu kanıtlaması gerekecektir.
İkisi birden olmayacağına göre, sonuç ya üniversiteyi ya yargıyı mahcup edecektir...

Abartılı tutumlar
Van olayında iki kurumun da abartılı tutum sergiledikleri öne sürülebilir.
Yargı cephesine bakıldığında, bir üniversite rektörünün, usul hukukunu devre dışı bırakacak şekilde, çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmakla suçlanması ve apar topar tutuklanması, kuşku uyandırıcıdır.
Rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın, yurtdışındayken evinin basılıp aranması da bu cümleden sayılabilir.
Bu kuşkular, üniversitelerin bir süreden beri dile getirdiği Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü'nün, daha önceki dönemde üniversitede hâkim olan radikal İslamcı akımlarla mücadele etmesi, üniversiteyi demokratik, laik, hukuk devleti ilkelerine göre yönetmeye çalışması, yerel güç odaklarıyla mücadele etmesi nedeniyle etkisiz kılınmak istendiği görüşüne güç vermektedir.
YÖK'e ve rektörlerin çoğunluğuna hâkim olan görüş budur.
Tutuklama ve bu kararın verilmesinden önce YÖK ve Danıştay'ı devre dışı bırakan "çete suçu"nun öne sürülmesi, yargı mekanizmasını ağır bir sorumluluk altına sokmuştur.
Yargılama sonucunda rektörün üzerine atılı iddialardan beraat etmesi halinde, tutuklu yargılanması başta olmak üzere gördüğü muamele, yargı açısından sıkıntı yaratacaktır.

Üniversitenin tepkisi
Rektörler Komitesi bildirisinde ifadesini bulan üniversitenin tepkisi ise rektörü hukuk yollarından savunma çerçevesini aşmış durumdadır. En azından "Cumhuriyet'le rektörün savunulması" eşdeğerde görüldüğüne göre sürecin sonunda bu büyük iddiayı kanıtlayacak bilgi ve belgelerin ortaya çıkması gerekir.
Yargılama süreci sonucunda aksi kanıtlanırsa, bu kez, üniversite Cumhuriyet'in savunulması açısından sıkıntıya düşecektir.
Her iki kurumun tutumu bu açılardan abartılıdır.

Müsteşarın durumu
Üniversitenin tutumu açısından dikkat çeken bir konu da Başbakanlık Müsteşarı'nın durumudur. YÖK, Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Ömer Dinçer'i "intihal (aşırma)" yaptığı gerekçesiyle öğretim üyeliği mesleğinden çıkardı.
Bu kararın zamanlaması da soru işareti doğurdu. YÖK'ün bu kararı, Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanmasına bir misilleme olarak mı aldığı sorusu gündeme geldi. Bu soruyu yönelttiğimiz YÖK yetkilileri ise şu bilgiyi verdiler:
"Misilleme iddiası doğru değildir. Çünkü, Ömer Dinçer'le ilgili toplantı tarihi üç hafta önce belirlenmişti. Kendisine, Rektör Prof. Dr. Aşkın'ın tutuklanmasından bir gün önce tebligat yapıldı ve savunması istendi. Bu tebligat yapıldığında Aşkın'ın tutuklanacağı bilinmiyordu, bilinemezdi. Bu ayrı işleyen bir süreçti."
Sert girilen bu mücadelenin, süratle siyaset alanından çıkarılıp hukuk alanıyla sınırlandırılması ve sakince sonucun beklenmesi gerekiyor.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tut kelin perçeminden...
900 yıllık bir gecikmeyle, bir deprem bölgesi...
Melih AŞIK
Börek sigaret...
Kışı köyünde geçirip yazın kıyılara inen ve t...
Fikret BİLA
Ya üniversite ya yargı mahcup olacak
Yargı da, üniversite de demokratik, laik, sos...
Hasan CEMAL
Hayata dair...
Dostlarla birlikteyim.
Güneri CIVAOĞLU
Gelinler / Siyah Yahudiler
İstiklal Savaşı tarihinde "İzmir'den Amerika'...
Can DÜNDAR
Merhaba... Ben Çelik... Tarumar Çelik...
Yıllar önce bir "Yerli Süpermen" filmi izlemi...
Abbas GÜÇLÜ
Başbakan'ın iftarı, Van ve rektörler
AKP İstanbul İl Başkanlığı, bu akşam Başbakan...
Hasan PULUR
Ali Kemal, Orhan Pamuk, Hrant Dink, Yağmur Atsız...
OKUDUKLARI haberlere heyecan katmak isteyen t...
Derya SAZAK
Beşiktaş nereye?
İnönü'ye çıkmaktan korkan futbolcular, 'kuş g...
Meral TAMER
Büyük Birader sizlere ömür!
Çiçeği burnunda bir gazeteci olarak Cumhuriye...
Tamer HEPER
Acaba kabahat kimde?
Nasıl bir anlayış çözemedim.
Osman ULAGAY
AB hedefi aslında takiyye mi?
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Erol Sabancı'nı...
Güngör URAS
Van'da "savat" sanatı canlanıyor
Savat, gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sana...
Serpil YILMAZ
İlk dalga, ikinci el piyasası
İstanbul İhracatçı Birlikleri'nin (İİB) Beyti...

© 2005 Milliyet