Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 23 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İlk dalga, ikinci el piyasası

Beyaz eşya ve otomotiv sanayicilerini AB ile müzakere edilecek "malların serbest dolaşımı" maddesi harekete geçirdi. İki sektörden de yetkililer, DTM'den ikinci el malların ithalatına sınırlama istiyor


İstanbul İhracatçı Birlikleri'nin (İİB) Beyti'deki iftar yemeğindeyiz. Masamızda geleneksel iftariyelikler, konularımız Avrupa Birliği müzakere süreçleri...
"Patronlar kulübü" TÜSİAD ile iş dünyasının "çatı örgütü" TOBB arasındaki polemiğe giriyoruz.
AB müzakerelerinde iş dünyasını kim, nasıl temsil edecek?
İİB Başkanlar Kurulu Başkanı Özcan Balkır ve Vekili Metin Altuğ, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Mehmet Büyükekşi ve Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği ve Arçelik Resmi ve Sektörel İlişkiler Koordinatörü Dilek Temel ile birlikte oturuyoruz. TİM Başkanı Oğuz Satıcı'nın görüşleri de bu masadakilerden farklı değil. "Resmi müzakere heyetini bilgilendirmek üzere, uzmanlaşmış iş dünyası kuruluşlarından bir komisyonun oluşmasını" öneriyorlar.

AB'nin 'ikili' uyumu
Dilek Temel, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda tarama sürecini takiben açılacak müzakere başlıkları içinde yer alan "malların serbest dolaşımı" konusunda bir toplantı yaptıklarını anlatıyor.
Avrupa'nın İtalya ve Almanya'dan sonra üçüncü üretim üssü olan beyaz eşya sektörü "huzursuz". Çünkü AB, Türkiye'nin "ikinci el piyasasını açmasını" talep ediyor.
Beyaz eşya gibi otomotiv sektörü de "ikinci el ürünlerin ithalatının serbest bırakılması" konusuna odaklandı. Bu hafta da otomobil sanayicileri Dış Ticaret Müsteşarlığı'nı ziyaret edecek.
Temel, "Avrupa'dan ikinci el ürünlerin Türkiye'ye girmesi pazar payı olarak çok fazla etkilemez. Uzun vadeli taksit imkânları her alım gücüne hitap ediyor. Kullanılmış beyaz eşyaya alternatif piyasalarımız olmasına rağmen, Türk tüketicisi yeniyi tercih ediyor" demekle bir başka noktaya dikkat çekiyor: "Teknolojik ömrünü doldurmuş, çevreye zararlı malların Türkiye'ye girmesi..."

Arka sıraya dizilelim
AB uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan Tüketici Yasası'nı hatırlatan Temel, "AB, bulundurulması gereken yedek parça ve yetkili servis ağı gibi tüketiciyi koruyan önlemleri koydu. İkinci el piyasa ürünlerine de aynı şartları koyacak mı?" sorusunu yöneltiyor.
Beyaz ve elektronik eşya sektörünü yakından ilgilendiren asıl gelişme, 2005 yılı sonuna kadar, Avrupa'daki sanayicilerin geri dönüşüm fabrikalarını kuracak olmaları.
Kısa adı "WEEE" olan "geri dönüşüm" standardı, AB içindeki ticaretin ön şartı haline geliyor. Temel, "Ellerinde kalan çevreye zararlı ürünleri (televizyonun kurşunu, buzdolabının gazı veya yüksek elektrik tüketimi gibi eski teknolojilerle yapılan üretim) eritmek için Türkiye piyasasının açılmasını istiyorlar" diye uyarıyor.
Dış Ticaret bu bilgilendirmeden memnun ayrılıyor, ancak Temel, "Böyle olmaz, AB ile bu konular müzakere edilirken, hemen arkanızda yerimizi almalıyız" diyerek "yerleşim planını" tarif ediyor.

GB sürecinde uyudular!
1999 yılında Gümrük Birliği anlaşması imzalanırken otomotivciler, meydanı boş bırakmadılar. Otomotiv Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Prof. Ercan Tezer, "O dönemde, otomotiv sanayiinin uyumu için gerekli finans ve yatırım programlarımızı içeren bildirimde bulunduk. Buna karşılık AB de bize karşı bildirimde bulunarak, (Bir süre tanınır) ifadesini kullandı. İlerleme Raporları'na da bu ifadeler girdi. Şu anda süresini açıklamak istemiyorum ama motorlu taşıtlar, AB'den "bir süre" almış oldu, diğer mallarda bu "bildirim" bulunmuyor" diyor.
Tezer'in belirttiği "bir süre" tartışmalı bir konu. Renault, Fiat gibi Avrupa'nın otomotiv devlerinin Türkiye'de üretim yapması "müzakerelerde" sektörün menfaatlarının savunulmasını güçlü kılıyor. Sözü edilen "süre" otomotiv sektörü tarafından, "AB'ye tam üyelik halinde malların serbest dolaşımı mümkün olur" biçiminde okunuyor. Aynı istek tüm mallar için geçerli. Ancak güçlü olan masadan kazançlı kalkacağı için sektörler arasında "çekişme" yaşanması da bir başka olasılık. Otomotiv sektörü çevre taramasını tamamladı, yılbaşına kadar da kullanılmış otomobillerin iç piyasaya etkilerini değerlendiren bir rapor açıklayacak.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tut kelin perçeminden...
900 yıllık bir gecikmeyle, bir deprem bölgesi...
Melih AŞIK
Börek sigaret...
Kışı köyünde geçirip yazın kıyılara inen ve t...
Fikret BİLA
Ya üniversite ya yargı mahcup olacak
Yargı da, üniversite de demokratik, laik, sos...
Hasan CEMAL
Hayata dair...
Dostlarla birlikteyim.
Güneri CIVAOĞLU
Gelinler / Siyah Yahudiler
İstiklal Savaşı tarihinde "İzmir'den Amerika'...
Can DÜNDAR
Merhaba... Ben Çelik... Tarumar Çelik...
Yıllar önce bir "Yerli Süpermen" filmi izlemi...
Abbas GÜÇLÜ
Başbakan'ın iftarı, Van ve rektörler
AKP İstanbul İl Başkanlığı, bu akşam Başbakan...
Hasan PULUR
Ali Kemal, Orhan Pamuk, Hrant Dink, Yağmur Atsız...
OKUDUKLARI haberlere heyecan katmak isteyen t...
Derya SAZAK
Beşiktaş nereye?
İnönü'ye çıkmaktan korkan futbolcular, 'kuş g...
Meral TAMER
Büyük Birader sizlere ömür!
Çiçeği burnunda bir gazeteci olarak Cumhuriye...
Tamer HEPER
Acaba kabahat kimde?
Nasıl bir anlayış çözemedim.
Osman ULAGAY
AB hedefi aslında takiyye mi?
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Erol Sabancı'nı...
Güngör URAS
Van'da "savat" sanatı canlanıyor
Savat, gümüş işlemeciliğinde bir süsleme sana...
Serpil YILMAZ
İlk dalga, ikinci el piyasası
İstanbul İhracatçı Birlikleri'nin (İİB) Beyti...

© 2005 Milliyet