|
 |
|
|
'Mortgage'da taviz olursa yeni konutzedeler oluşur'
Emlak Bankası Tasfiye Kurulu Başkanı Zeki Sayın, geçmişteki olayları hatırlatarak "Yeni konutzedeler oluşmaması için mortgage tasarısında evin devrinin kolaylaştırılması gerektiği" uyarısında bulundu
Finans Sohbetleri / KADİFE ŞAHİN
Kamu Bankaları eski Ortak Yönetim Kurulu Başkanı ve tasfiye halindeki Emlak Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, yılbaşında çıkması beklenen ipoteğe dayalı uzun vadeli konut kredisi yasa tasarısı (mortgage) hakkında ciddi uyarılarda bulundu.
Emlak Bankası'nda geçmişte yaşanan olayları örnek gösteren Sayın, döviz ile konut alan insanların kurun yükselmesi sonucunda içine düştükleri zorlukları hatırlatarak "Acıklı durumlar oluştu. İnsanlar dernekler kurdular, politik baskılar yapıldı. Dövizden TL'ye geçildi. Yine de ödeyemediler. Hacizler yaşandı" dedi.
Dar gelirli insanların mortgage yasasından ne oranda yararlanabileceği sorusunu yanıtlayan Sayın, sisteme ilişkin çok fazla reklam yapıldığını ve insanların büyük bir iyimserliğe itildiğini söyledi.
Aşırı iyimserliğin doğru olmadığını belirten Sayın, konut kredisi müşterilerine ve sistemin yasal altyapısını hazırlayan kurumlara uyarılarda bunlundu:
'Allah kerimdir' denmemeli
"Mortgage sisteminin ana meselesi alınan senetlerin menkul kıymetler borsasında değer kazanarak yeniden kaynak temin etmesidir. Sistemin esası budur. Kredi alacak olan kişinin evin bedelinin ez az yüzde 25'ini peşinat olarak ödemesi lazım. Dar gelirli bir vatandaşın böyle bir birikimi varsa bu peşinatı ödeyebilir.
Yoksa sisteme girmesi zor. Konut kredisi alan her ailenin bir kaç taksidini bir kenara koyması gerekir. Ama iki üç taksitten sonra ne olacak? Genellikle Türk halkı "Ben bunu şimdi alayım sonra Allah kerimdir" der. Eğer üçüncü taksitten sonra kendi kazancı ile ödemekte zorlanıyorsa işte o zaman sıkıntı doğar. Üç ayı ödeyemeyen diğer ödemeleri de yapamaz."
'Mortgage için bilinçlendirme şart'
Tasarıya, ödemelerde aksama olduğunda konutun satışını kolaylaştıracak kaideler konması gerektiğini söyleyen Sayın, "Eğer bu kuralları koymazsanız ve uygulamasında taviz verirseniz geçmişte olduğu gibi dernekler kurulur" dedi. Sayın şöyle devam etti:
"Bunlar yaşandı. Emlak Bankası'ndan döviz ile alınan dairelerin bedelleri kurun yükselmesi sonucunda ödenemedi. Dernekler kuruldu, politik baskılar yapıldı, Türk parasına çevrildi. Yine ödenmedi. Konutzedeler çıktı. Eğer tasarıda bunlar iyi düzenlenmezse yine dernekler kurulacak ve siyasi baskılar başlayacak.
Finans kurumları zor durumda kalacak, icralar başlayacak. Acıma duyguları ortaya çıkacak. Basın bunları günlük konu haline getirecek. Bunların yaşanmaması için bilinçlendirme çok önemli. Bu sistemle kredi alanların şunu kabul etmesi lazım, taksidini ödeyemiyorsa o evi devretmek zorunda. Bunlarda taviz verilirse mortgage sistemi yürümez."
'Faiz yüzde birin altına inebilir'
Bankaların konut kredisi faizlerinde rekabetçi olmalarına karşın faizlerin hâlâ yüksek olduğuna inandığını belirten Sayın, "Bana göre konutta faiz oranları yüksek. Özellikle mortgage sistemi uygulanmaya başladığı zaman faizin mutlaka yüzde birin altına inmesi lazım. Faiz o kadar da düşük değil" dedi.
Sayın, aşırı iyimserliğin bankaların faiz rekabetinden kaynaklandığı eleştirisini ise şöyle yanıtladı:
'Herşeyde risk var'
"Vade çok uzun olduğu zaman faiz bankalar için risk yaratıyor. Türkiye'de mevduat kısa vadeli. Mevduat sahipleri 5 veya 10 yıllığına para yatırmıyor. Ortalama vade 3 ay. Tabii ki faiz rekabetinde yaşananlar bankaların uzağı görme kabiliyeti sonucudur.
Dünyanın her tarafında olağanüstü durum olabilir. Olağanüstü olaylar olacak diye uzun vadeli kredi vermekten vazgeçemezsiniz.
Bankacılıkta elbetteki uzağı görerek bir risk üstleneceksiniz. Risksiz hiçbir ticaret yok."
|
|
|

|