|
 |
|
|
Puanlara evet ama...
Fenerbahçe'de Mehmet Yozgatlı'nın sağ kulvardaki unutulmuşluğu artık kulak arkası edilemez bir durum aldı sanmaktayım. Çünkü sol kanatta oluşan pozisyonları tüm duygu yoğunluğuyla izleyen bir yapıya sahip olabilmek büyük meziyettir futbol oyununda...
Ayrıca Mehmet'in hem arkasında, hem orta alanda oluşan hazırlık paslarını da bir tilki dikkatiyle takip edişini tüm bakışlarımızla ilgiyle izledik. Yoksa ilk Yozgatlı golü gelene kadar sarı-lacivertli takım tam "hababam futbolu" oynamaktaydı. Aurelio, Appiah, Tuncay sürekli yan ve geri paslara prim verir edada oynuyorlar, bu ters durum da hem Anelka'yı ilerde amaçsız bırakıyor, hem de kaptırılan toplarla ev sahibinin hücum şansları yeşeriyordu Malatya'da... Tuncay şu kadar haftadır sakatlık sebebiyle dinleniyor. Dün çok koşup, çok çalışıyor ayrıca da güzel bir gole imza atıyordu. Ama yine de topu doğru yere kullanma yetenekleri çokça zaman duygusuz ve başıbozuktu. Bilmem bu iyi niyetli delikanlı için daha kaç zaman aynı eksikleri anlatıp, duracağız onun çok daha yüksek ve verimli bir futbol grafiği yakalaması adına ! Aurelio hiç geçmiş yılların özenli ve yüksek teknik pasların yaratıcı kahramanı değil artık... Appiah ile birlikte rakip defansın üstüne yüklenen sivri çıkışlara hiç soyunmuyorlar nedense...
İşsiz Anelka!
Eeee ligin dibinde oturan bir takımın üzerine dahi sprinter seferlerle yığılmazsanız, hangi daha kolay rakipler bulup da düzenleyeceksiniz bu hücum girişimlerini... Orta alanda Alex'in de yakın markajdan sinip kalması durumunda Anelka ileride işsiz güçsüz kalmaktan sıkılıp, ortalara iniyor ve Fenerbahçe'de gol sayısına gidiş şablon ve planları çalışmıyordu bir türlü...
Neyse ki Önder defansta artık kendine özgü kimseleri aratmayacak bir "vizyon" yarattı Luciano ile birlikte... Düz oynuyor, ama tertemiz ve tek topla hiç riske girmeden veriyor hizmetlerini... Serkan'ın sağ çizgideki çabukluğu da Fenerbahçe'nin hızlı vites çıkışları rolünü taşıyordu dünkü gecede... Ümit Özat her zamanki sade, ama "Dikkatli Kaptan" tarzıyla oyunu götürüyor, "Yani ne eksik, ne ziyade" anlayışının futbol karakteri haline geldiğini resimliyordu.
Özetlersek Fenerbahçe, Malatya önünde üç puanı hak etti tabii... Ama önümüzdeki haftalarda "ateşten çember" maçlar serisini düşünürsek, yukarıdaki sorunların da oyunun ekranlarına takılıp, kaldığını bilmeliyiz!
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|