|
 |
|
|
Belirsizlik yaratan bütçenin bedeli
2006 bütçe rakamlarının açıklanması ile birlikte kamuoyunda ilginç beklentiler oluşmaya başladı.
Özellikle bazı mallardan alınan dolaylı vergilerin olağanüstü artacağına dair yapılan analizler tüketicilerin kafasını karıştırıyor. Vergi artışı beklentisi açıklanan 2006 bütçesinde öngörülen vergi hasılatı ile 2005 yılı bütçesinde gerçekleşeceği tahmin edilen vergi kalemlerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkan yüksek artışlara bağlı. Ancak 2006 yılının bütçesi hem tanım hem de kapsam bakımından 2005 bütçesinden farklı. Bu ergi gelirlerine de yansıyor. Sonuçta elmalarla armutlar karşılaştırmış oluyor. Ortaya gerçekçi olmayan beklentiler çıkıyor.
Vergi beklentileri
Kafalarda yaratılan bu belirsizliğin makro ekonomik büyüklüklere etkisi olur. Örneğin binek otomobillerinden alınan vergilerin gelecek yıl artacağına dair bir beklenti var. Bu önümüzdeki yıl araba almak isteyenlerin taleplerini vergi artışından kaçınmak için bu yıla çekmelerine neden olur. Sonuçta yıl sonuna doğru araba tüketimi ve ithalatı bu beklentiye bağlı olarak hızlanır.
Genel olarak dolaylı vergilerde ortaya çıkacak bir artış beklentisi dayanıklı ve yarı dayanıklı tüketim malı talebinin benzer biçimde öne çekilmesine neden olacaktır. Cari açığı kontrol altında tutmak amacıyla bu mallarda daha önce yapılan vergi artışlarını bu durum etkisiz hale getirecektir. Yıl sonunda cari açık artışında yaşanacak bir hızlanma risk iştahı azalmakta olan uluslararası piyasalarda Türk ekonomisi ile ilgili endişeleri artırabilir. Oldukça yüksek bir seviyeye ulaşan cari açığın finansmanında yaşanacak sorunlar ise içeride ciddi dalgalanmalara neden olabilir.
Saydamlık yok
Bütçeler sadece uygulanma değil açıklanma safhasında da istikrarı pekiştirmenin bir aracı olarak kullanılır . Mali disiplinin süreceği mesajını veren bir bütçe tasarısının açıklanması, beklentiler üzerindeki etkisiyle, daha uygulanmaya başlamadan istikrar politikaları açısından işlevsel hale gelir.
Önümüzdeki yılın bütçesinin açıklanmasında ortaya çıkan saydamlık eksikliği bu etkiyi sınırlamıştır.
IMF gitti mi?
Ekonomi yönetiminin bu durumun farkında olamaması mümkün değildir. Bu nedenle de sorumlular tarafından yapılan kısmi açıklamalar sık sık basında yer almaya başlamıştır. Yoğun bir dönemde bu ekonomi yönetiminin ilave bir iletişim çabasına ve gereksiz enerji sarfına yol açmaktadır.
Bu durum akla başka soruları getirmektedir. 2006 yılı ekonomik büyüklüklerini tartışmak üzere ülkemizde bulunan Uluslararası Para Fonu heyetinin geçtiğimiz hafta perşembe günü ülkeden ayrılacakları söyleniyordu. Ancak bu konuda henüz bir açıklama yapılmadı.
Hükümet bütçeyi TBMM'ye sevk ettikten sonra da ekonomik değerlendirme toplantılarına devam ediyor. Bu toplantılara sadece bakanlar ve bürokratlar değil iktidar partisinin örgütünden yöneticiler de katılıyor.
Bütçede seçim faktörü
Bu durum hükümetin, sıkı bir bütçeyi seçimler yaklaştıkça kendi örgütüne kabul ettirmekte zorlandığının bir göstergesi olabilir mi? Acaba geçmişte yapıldığı gibi derli toplu bir basın açıklaması ile 2006 Bütçesinin kamuoyuna duyurulmamasının arkasında bu gelişmemi var? IMF heyeti ile müzakerelerin sürmesi kamuoyunda yaygın kanaatin tersine sadece yapısal reform takviminde uzlaşmaya varılamamasından değil de henüz 2005 yılı ekonomik gerçekleşme tahminleri ve 2006 bütçe büyüklükleri üzerinde mutabakata varılamamasından mı kaynaklanıyor? Bu durumda Meclise giden bütçenin, anayasal bir zorunluluğun yerine getirilmesi için hazırlanan bir doküman olduğu ve Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önemli değişikliklere uğrayacağı akla geliyor.
Bu sorular derli toplu bir bütçe açıklaması ile cevaplanıp içeride ve dışarıda belirsizlik azaltılmalıdır. Dışarıdaki ekonomik konjonktür giderek kırılganlaşmaktadır. İçeride iktidar seçim yaklaştıkça siyasi tansiyonu yükseltiyor. Buna bir de ekonomide belirsizlik yaratmak eklenirse millete ödettirilecek bedel de vebali de çok ağır olur.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|