Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
New York Times'ta deprem

New York Times Muhabiri Judith Miller, Irak'la ilgili bir dizi yanlış haberinden sonra şimdi de bir Beyaz Saray komplosuna alet olup gazetesini zor durumda bırakmakla suçlanıyor

Yasemin Çongar - Washington


İhtiras ve ahlak, kadın-erkek ilişkisi ve siyaset, intikam ve kahramanlık, kafa tutma ve günah çıkartma...
Bütün bunları içinde barındıran, katmerli, ayrıntıları bilinmedikçe özü de tam kavranamayacak bir medya tartışması yaşanıyor ABD'de. Ana hatlarıyla bir siyasi komplo ve gazetecilik skandalı olan, ancak giderek bir pembe dizi havasına bürünen "Judith Miller olayı", hem Bush yönetimini, hem de "New York Times" (NYT) gazetesini çalkalıyor.

Irak'ta yanılttı
Pulitzer ödüllü, deneyimli, hırslı, ancak meslektaşları arasında pek az sevilen "prima donna" lakaplı bir gazeteci Miller. Saygınlığı son yıllarda sarsılmış bir muhabir. Bu prestij kaybında en büyük etken de, Irak Savaşı öncesinde yazdığı haberler.
Irak'ta kitle imha silahları bulunduğu yönünde kesin ifadeler içeren bu haberlerin çoğunun kaynağı, bir dönem Bush yönetimiyle içli dışlıyken, sonra gözden düşen Iraklı politikacı Ahmed Çelebi'ydi.
Çelebi ile haber ilişkisinin ötesinde bir samimiyet kurduğu dedikodularına hedef olan Miller'ın mesleki güvenilirliği, Irak'ın "kitle imha silahı varlığına" ilişkin haberlerinin yanlış olduğunun anlaşılmasıyla gölgelendi. Tek bir kaynağa dayanmak ve kaynaklarının güvenilirliğini sorgulamamakla eleştirilen Miller, hatalı haberlerinden ötürü NYT yönetimince cezalandırıldı. Miller'a, Irak ve ulusal güvenlik konularında yazmayı yasaklayan gazete, Irak Savaşı öncesindeki özensiz haberciliği nedeniyle özeleştiri yapıp okurlarından da özür diledi.

Beyaz Saray komplosu
Bir süre geri planda kaldı Miller. Ama sonra, NYT Genel Yayın Yönetmeni Bill Keller'in da itiraf ettiği gibi, "Kendisine yasaklı olan ulusal güvenlik haberciliğine bulaşmaya yeniden başladı." İlk başta bu duruma kızanlar sadece, NYT içindeki bazı meslektaşları, Miller'a göre, "kendisini çekemeyen" gazetecilerdi. Ta ki Bush yönetiminin, Irak Savaşı'na muhalif, emekli diplomat Joseph Wilson'dan intikam amacıyla medyayı kullandığı anlaşılıncaya dek.
Olay, bugün bilinen haliyle, Bush'un sağ kolu Karl Rove ile Başkan Yardımcısı Cheney'nin danışmanlarından Lewis Libby'nin siyasi komplosuydu. Rove ve Libby, kendilerine yakın bazı gazetecilere, Wilson'ın CIA'de çalışan ve görevi, kimliğinin gizlenmesini gerektiren eşi Valerie Plame'in adını vererek, muhalif diplomatı cezalandırdılar. Bu gazeteciler arasında Miller da vardı.
Miller, Plame ile ilgili mülakatlarını habere dökmemiş olmasına rağmen, bu konuda yazmış olan "Time" muhabiri Matthew Cooper ile birlikte, Büyük Jüri önünde ifade vermeye çağrıldı. "Kaynağım, adını açıklayabileceğimi bildirdi" diyen Cooper ifade verdi; Miller ise, "kaynağını gizleme ilkesi adına" Büyük Jüri önüne çıkmayı reddedip cezaevine girdi. NYT, Miller'ın tavrını "kahramanca" sayıp destekledi.
"Ancak acaba Miller, meslek ilkesini korumak adına, Beyaz Saray komplocularını korumuş olmasın?"
Hep akıllardaki bu sinsi soru, Miller'ın 80 gün sonra, "Kaynağım konuşmama izin verdi" deyip cezaevinden çıkmasıyla gündeme egemen oldu.

Karanlık ilişkiler
Libby, "Adımı açıklayabileceğini başta söyledim, hapse girmesi gereksizdi" deyince, Miller'ın "imajını düzeltmek için kahramanlık gösterisi" yaptığı kuşkusu doğdu. Daha beteri, NYT yönetiminin, "Ya işin bütün ayrıntısını yazarsın ya da gazetede çalışamazsın" dediği Miller'ın geçen hafta yayımlanan makalesiydi. Bazı yönleri bizzat NYT editörleri tarafından yalanlanan makale, Miller'ın gazetecilik etiğine aykırı davranışlarına da ışık tuttu. Bugün Miller, Libby ile ilişkisi konusunda NYT yönetimini doğru bilgilendirmemiş olmakla suçlanıyor. Haberlerinde Libby'den "üst düzey yönetim mensubu" yerine, "eski bir Kongre memuru" diye söz etmeye razı olduğunu da itiraf ediyor.

İstenmeyen kadın
NYT Genel Yayın Yönetmeni Keller, gazete çalışanlarına gönderdiği notta, "işin üzerine zamanında gitmediği için" özeleştiri yaptı ve Miller'ı, "Cheney'nin ofisiyle fazla içli dışlı olmakla" suçladı. Gazetenin ombudsmanı hem Miller'ı, hem Keller'ı eleştirdi. Miller'a destek veren NYT'nin sahibi Arthur Sulzberger Jr. bile artık işin içyüzünün kendisine anlatılmadığından yakınıyor.
Miller, bir kitap yazdıktan sonra gazetedeki işine döneceğini söylese de, Sulzberger'e göre, "artık ancak çok daha sınırlı bir görev alabilecek."
NYT Yazarı Maureen Dowd ise, "Kitle İmha Kadını" başlıklı makalesinde, "Miller'ın işine geri dönmesinin, gazeteyi tehlikeye atacağını" yazmaktan geri durmadı.




DÜNYA
New York Times'ta deprem
Bağdat'ta gazetecilerin otellerine saldırı: 20 ölü
Irak Anayasası'nın kaderi Musul'daki sonuca bağlı
Polonya'da ikizlerin ikinci seçim zaferi
'Türkiye'ye adil davranacağız'






Sami KOHEN
Suriye krizi büyümeden
TÜRKİYE, dış politikasında sıkıntı yaratabile...


 2003 yılında dünyada yaşananlar...

© 2005 Milliyet