Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Deprem gerçeği ve bizim gerçeğimiz

Görüş / Engin Önen

Deprem, üzerinde yaşadığımız yeryüzünün varoluş tarzının zorunlu bir sonucu. Bizi korkutması, belli ölçüde bu doğal olay karşısındaki çaresizliğimizden kaynaklanıyor.
Doğaya egemen olmak üzere geliştirdiğimiz bilim ve teknolojiye rağmen, depremi önleme gibi bir şansımız yok.
Deprem karşısında endişelenmemizin diğer bir nedeni kendimize duyduğumuz güvenin düşüklüğü.
Paradoksal bir durum.
Bir yandan doğaya egemen olmak için bilim ve teknoloji geliştiriyoruz, ama bir yandan da rant ve kazanma hırsı uğruna kendimizi deprem yıkımlarına ve acılarına mahkum ediyoruz.
Bunu nasıl yapıyoruz?
Zemininin uygun olup olmadığına bakmaksızın, ovaları, tarımsal alanları ve hatta bataklık ve dere yataklarını imara açarak.
Hem yerel yönetimler hem de mülk sahipleri olarak bunun rantı karşısında duramıyoruz.
Yine çok katlı yapılaşmada gerekli özene sahip olduğumuzu kim söyleyebilir?
Daha fazla kar elde etmek uğruna inşaat yapımında eksik ve kalitesiz malzeme kullanımı, insanın kendisine kıyımı değil midir?
Uygun olmayan zemine ve eksik malzeme ile konut yapımında, yoksulluk ve çaresizliğin de payının olduğu söylenebilir.
Ama en yaygın nedenin bu, olduğunu söylemek gerçekçi değil.
* * *
Kentsel rant paylaşımında kamu ile halk arasındaki tehlikeli anlaşma, bu konunun can alıcı boyutlarından birisidir. Geçenlerde, Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, denetim şirketlerinin denetlenmesi gereğinin yanı sıra, önemli bu konuya dikkat çekti: "Bayındırlık fiyatları üzerinden yüzde 50 kırımla inşaat yapmak ne demek?"
Bayındırlık Bakanlığı'nın belirlediği birim fiyatlardan yüzde 50 daha düşük tekliflerle kamu ihalelerinin alınabilmesi gerçekten de garip değil mi?
Ya Bayındırlık Bakanlığı'nın hesaplarında bir sorun var ya da yarı fiyatına inşaat yapımında.
Zaman zaman bu bedeller üzerinden belli bir oranın parti örgütlerine aktarılma şartını da ekleyince hesap, içinden çıkılmaz hale geliyor.
* * *
Son bir soru: Yerel TV'lerimizin İzmir'de meydana gelen depremlerle ilgili haberlerde, Marmara depreminin yıkım görüntülerini kullanmaları, habercilik ilkeleri ile ne kadar bağdaşmaktadır?
Sonuç: Deprem gerçeği ile yaşayabiliriz ama kendi gerçeklerimizi ciddi düzeyde gözden geçirmemiz gerekiyor.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Otogar'daki ücret hiç adil değil
Deprem gerçeği ve bizim gerçeğimiz
Gözden kaçan enfeksiyonlar





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet