Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 25 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kulelerin Efendileri


Yüzüklerin Efendisi filminin fon müziği ile girdiler Yatırımların Efendileri Dubaililer ve Başkan Topbaş salona...
İşte dinlediklerim...
Dubai Veliaht Prensi Şeyh Muhammed El Maktum, yıllar önce İngiltere'nin saygın danışmanlık firmalarından biriyle yaptığı toplantıda hedeflerini anlatır ve sorar:
"Petrol bittiğinde de ülkem zengin olmalı. Alternatif yaratmak için ne yapmalıyım?"
Aldığı cevap şu olur: "Sıfır corruption." (Sıfır yolsuzluk, sıfır rüşvet.)
Danışman firma yetkilileri devam ederler...
"Özellikle Ortadoğu'da bu çok zordur biliyoruz. Ama, bürokraside, adalette, finansmanda her alanda sıfır yolsuzluk ve sıfır rüşvet ilk ve en önemli adım olacaktır."
Abartılı telaffuzlarla "mucize" diye anılan "Dubai modeli" anlatımlara göre böyle start alır. Şeyh Maktum'un İngiltere'de çok katı bir disiplin gerektiren Kraliyet Askeri Akademisi'nden dereceyle mezun olduğunu... Başta "yolsuzluk" olmak üzere tüm alanlarda ödünsüz disiplin uyguladığını dinledim.
Tanıklık yapacak konumda değilim...
Ama... Göz alıcı yatırımlarının, denize palmiyeler gibi açılan villalarının ya da New York'takilerle boy ölçüşen gökdelenlerinin ötesinde, Dubai'nin, dile getirilen temel özelliği bu.
Türkiye'ye yabancı sermaye olarak gelen Dubai, bu "ilke" ile yabancı sermaye çekim merkezi olmuş.
Türkiye'ye gelişlerinde de -vurguluyorum- bu çizginin üzerine gölge düşmemesi gerekir.
...................
Dün sabah İstanbul Çırağan'da düzenlenen "5 milyar dolarlık proje" basın toplantısını biraz da bu dinlediklerimin ışığında izledim.
Görkemli bir gösteriydi.
"Yansı"da Korhan Abay'ın sunumu ile Dubai'den ve İstanbul'dan görüntüler...
Sonra... Ortadaki dikey silindirin iki yana açılmasıyla göze ansızın çarpan "iki kule." Pırlanta giydirilmiş gibi pırıldayan, insan boyundan yüksek bu iki kule, modern mimarinin burgu hareketini çizerek göğe yükseliyor.
300'er metre yükseklikte olacaklarmış. 100'er kattan fazla.
...................
Ve... Beklenen sorular ve cevaplarla durum...
"- Önümüzdeki 4 yılda 5 milyar dolarlık yatırımın gerçekleşmesi ve iki kulenin 500 milyon dolara mal olması, 2008'e kadar bitmesi öngörülüyor.
- Otel, konut, çarşılar, lokanta, alışveriş ve eğlence merkezini kapsayacak.
- Belediyenin hissesi, yüzde 20, Dubai International Properties'in yüzde 80 olacak."
...................
Levent'teki eski İETT garajının 46 bin metrekarelik arsası söz konusu...
İstanbul'da kat karşılığı inşaatlar arsa sahibine yüzde 30 paydan başlıyor. Belediye hissesi az değil mi?
Başkan'ın cevabı şöyle:
"Bir inşaat yatırım ortaklığı oluşturuyoruz. Bizim ayni kapitalimiz arsalarımızdır.
1 milyar dolar değerinde öngörüyoruz. Dubai ile ortaklıkta 5 milyar dolarlık yatırımın yüzde 20'si ediyor."
Neden ihale yapılmadı?
Başkan Topbaş'ın cevabı: "5393 sayılı Belediyeler Yasası'nın 18. maddesi, ihale yapılmaksızın yatırım ortaklıklarına olanak tanımakta. Bu yatırımı daha sonra gelecek dış yatırımlar için özendirici bir model olarak görünüz."
Soru: "Şişli/Maslak ve gökdelenler, alışveriş merkezleri, yoğun konut üretimleri ile altyapının taşıyamayacağı bir 'yığın' oluşmuyor mu?"
Başkan Topbaş'ın cevabı: "Altyapı kapasitesinin taşıyabileceği bir yatırım projesidir bu..."
...................
İzlenimlerimi özetleyeyim...
1- İki gökdelen de mimari olarak gerçekten dünyanın seçkin örnekleri.
2- Bu tür anlaşmalar için kamu vicdanının daha şeffaf açıklamalara ihtiyacı var.
3- Dubai, dış yatırımlar için Arap yarımadasında öncül sermaye. Onu diğer emirlikler ve ülkeler izleyebilir.
4- Ne yazık ki, yörenin altyapısı için Belediye Başkanı Topbaş'ın iyimserliğini paylaşamıyorum.
5- Türkiye kabuk değiştiriyor. Dış yatırımlara çekim merkezi oluyor. Paranın ırkı yoktur. Etiğine ise duyarlılık gösterilmesi önemli beklenti.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Dubai Towers
DUBAI International Properties (DIP), İstanbu...
Melih AŞIK
Ne adalet ama...
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, bi...
Fikret BİLA
YÖK Başkanı'nı aramak ayıptır
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Van Yüzü...
Hasan CEMAL
Kamuoyu savaşları ve kaçan fırsat!
Alman gazetelerine göz gezdiriyorum dün sabah...
Güneri CIVAOĞLU
Kulelerin Efendileri
Yüzüklerin Efendisi filminin fon müziği ile g...
Can DÜNDAR
Erbakan'ın laik kararı
Bazen Araf'ta asılı kalır insan...
Abbas GÜÇLÜ
Ağrı, Kars, Başbakan'ın iftarı ve Çelik
Baba Beni Okula Gönder kampanyası çerçevesind...
Hurşit GÜNEŞ
TAM, 20 yaşını geçti
Geçen hafta bir gazeteci grupla birlikte Esse...
Sami KOHEN
Suriye krizi büyümeden
TÜRKİYE, dış politikasında sıkıntı yaratabile...
Derya SAZAK
Orhan Pamuk'a ödül
Alman Yayıncılar Birliği'nin 'Barış Ödülü' bu...
Meral TAMER
Kızların gözlerindeki ışıltı
Milliyet olarak 23 Nisan'da Baba Beni Okula G...
Güngör URAS
Soyadan dizel yakıt (biodizel) üretiyoruz
Ne günlere kaldık... Biz bir zamanlar yemekli...
M. Ali BİRAND
Yardım edin yoksa PKK'lı olacaklar...
Hafta sonu bir mesaj aldım Dr. Muzaffer Çetin...

© 2005 Milliyet