|
Eskilerinize talip olan bir binbaşı
17 Ağustos 1999 Körfez depreminin tam 1. yılıydı. 2000 ağustosunda Milliyet TIRI'yla Anadolu'yu dolaşmaya koyulduk. İlk yıl deprem bölgelerini dolaştık. Deprem felaketinin ardından gelen ani yoksulluk, beni derinden etkilemişti.
Milliyet TIRI'yla 2. Anadolu turumuz, 2001 şubat krizinin 6 ay sonrasına denk düştü. Bu kez İç Anadolu ve Karadeniz'i dolaştık. Oraları deprem değil, kriz sarsmıştı. İnsanlar yıllarca çalıştıkları işlerden çıkarılmışlardı. Parasız kalmışlardı. Belediyenin aşevinde karınlarını doyurmayı kendilerine yediremiyorlardı. Şaşkındılar.
Milliyet TIRI'yla 2002 yazında gittiğim Doğu Anadolu'da ise depremin yerle bir ettiği kentlerden daha da derin bir yoksulluk ve umutsuzluk yüzümüze çarpmıştı.
Zaten gerek Devlet İstatistik Enstitüsü DİE'nin, gerekse Dünya Bankası'nın son araştırmalarından çıkan sonuç aynı: Türkiye'de 20 milyon insanımız, yoksulluk sınırının altına yaşıyor.
Van'ın Çaldıran ilçesindeki 1. Hudut Tabur Komutanlığı'nda görev yapan piyade binbaşı Hakan Eroğlu imzasıyla birkaç gündür internette dolaşan aşağıdaki e - posta mesajını sizlerle paylaşmadan edemedim. Oraları görmüş, yöre halkının dertlerini çaresizlik içinde dinlemiş biri olarak, binbaşının mesajında herhangi bir abartı bulunmadığı konusunda sizleri temin ederim:
Yoksulluktan teröre...
"Görev yaptığım ilçe 64 köyü, 27 mezrası ve 5 mahallesi olan gelişmemiş, iri yapılı bir köy. Aşiret hegemonyası hüküm sürmekte olduğundan halkı yoksul ve zavallı... Okullar harap, öğrenciler yarı çıplak, ayaklarında terlik; bakımsız, mutsuz ve umutsuz.
Görev yaptığım birliğin çöpünü karıştırarak karınlarını doyuruyorlar. Ve bulabildikleri yemek artıklarının bir kısmını da poşetlere koyup evlerinde umutsuzca bekleyen ailelerine götürüyorlar.
Onlara bakarken bizlerin utanması gerekirken, tam tersi oluyor. Onlar bizden utanıyorlar. Samimiyetimle ifade edeyim ki bu anlattığım bir masal değil, burada yaşananlardan küçük bir örnek.
Bu bölgede terör mevcut ve var olan bir gerçek. Halkın büyük bir çoğunluğu şimdilik teröre destek vermiyor. Ama bu yoksulluk içinde nereye kadar? Bilemiyorum. Yarınlardan çok endişeliyiz!
Gelin bu çocuklara sahip çıkalım. Biz sahip çıkmazsak başkaları sahip çıkmak için her an göreve hazır bekliyor. Buralarda çocukların yarım kalmış, kullanılmış kurşun kaleme bile ihtiyacı var. Yardımlarınızı bekliyoruz.
Hakan Eroğlu, Piyade Binbaşı, cep: 0542 6457771, iş: 0432 4122087, 0432 4122487
Eski - püskü fark etmez
E - posta mesajının sonunda da Dr. Muzaffer Çetingüç imzalı bir not: "Para istenmiyor. Giyecek, ayakkabı, palto, kaban, pantolon, kazak, okul malzemesi... Bunları birer koli yapıp, binbaşımızdan adres alıp gönderebilirsiniz. Eski püskü fark etmez. Yeter ki temiz ve itinalı şekilde paketlenmiş olsun."
Sivil toplum örgütlerinin çoğunluğu artık giyilmiş - kullanılmış eşya kabul etmezken, "Eski - püskü fark etmez" türünden bir çağrı, evde kullanılmayan eşyalarla ne yapacağını bilemeyenlere bir taşla 2 kuş vurma imkânı sağlayabilir. Bir yandan dolaplarınız ferahlarken, diğer yandan da yoksul, çaresiz ve muhtaç insanlarımıza Bayram sevinci yaşatabilirsiniz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|