Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Ekim 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

AB'nin bu cinayetten haberi var mı?


İlk defa yazılmadı, ancak bu defa açıkça ve somut olarak ortaya kondu.
HADEP'in önde gelenlerinden Hikmet Fidan'ın 6 Temmuz günü nasıl öldürüldüğü artık ayrıntılarıyla belli oldu. Olayla ilgili olarak tutuklanan Veysi Akgönül'ün anlattıkları yeter:
"PKK Fidan'ın, Zanalar'ın kurduğu DTH'ye girmesini istedi. Ancak Osman Öcalan'ın hareketinde yer alan Fidan reddetti. Ardından bir PKK'lı bizi arayarak Fidan'ı teslim etmemizi istedi. Ben de Fidan'a bir toplantıya gideceğimizi söyledim. Onu otomobille Bağlar semtine götürüp bizi bekleyen PKK'lıya teslim ettik. Hikmet'i vermeseydik, bizi öldüreceklerdi."
Tüyler ürpertici ayrıntılar.
Bizler PKK'nın ne amaçlarla ayakta tutulduğunu ve beslendiğini biliyoruz. Acaba Avrupalı parlamenterler bu durumun farkındalar mı?
Avrupa Parlamentosunda bir bölüm PKK ile Kürt sorununu özellikle birbirinden ayırmıyor. Bu şekilde konuyu daha da karmaşıklaştırıyor. O zaman hem Türkiye'de, hem de Avrupa'daki tepkilerin artmasına yol açıyorlar. Bu kesime söylenecek söz yok. Onlar ard niyetli davranıyorlar.
Ancak, bir de iyi niyetle Türkiye'ye destek vermek isteyen Avrupalı Parlamenterler var. Benim sözüm onlara yönelik.
PKK ile Kürt sorununu birbirinden ayırmadıkları, PKK'ya cinayet işleyen, terör yapan bir örgüt muamelesi yapmadıkları sürece Türk topulumu üzerindeki etkinliklerini yitiriyorlar.
Buna da hakları olmamalı.
Avrupa Parlamenterleri istedikleri görüşü seslendirebilirler. Ancak unutmamaları gerekir ki, özellikle PKK konusunda ard niyetli veya yetersiz bilgilerden kaynaklanan değerlendirmelerde bulunmaları, Parlamentonun inandırıcılığını yok eder.
PKK'nın ne olduğu apaçık ortadadır.

* * *

BAĞDAT'TAN ABD'YE MESAJ VAR...
Pazartesi günü Bağdat'ta yaşanan patlamanın mesajı Washington'a kısa sürede ulaştı: "Bizimle başa çıkamazsınız..."
Filistin oteli Bağdat'ın en iyi korunan bölgesinin tam ortasındadır. Her gidişimde benim de kaldığım, hele Amerikan istilasından sonra belli başlı Uluslararası TV ve ajansların yaşadıkları bir otel. Giriş çıkışı koruma, etrafı sıkı denetim altındadır. Kolay kolay kuşkulu kişi veya arabaların dolaşamadığı bir yerdir.
İşte böylesine bir noktayı hem de arka arkaya üç saldırıyla vuruyorlar.
Bu olay, direnişçilerin ne kadar iyi örgütlendiklerini ve durdurmanın güçlüğünü gösteriyor. Güvenlik güçlerinin her adımlarını önceden öğrenebiliyorlar. En zayıf noktalarını tespit edebiliyorlar. Beklenmedik anda da vurabiliyorlar.
Filistin otelinin vurulmasının sembolik önemi var. Dünya'nın en modern ordusunun dahi tam güvenlik sağlayamayacağını gösteriyor. Amerikan kamuoyu üstündeki etkisi de büyük olacaktır. Irak'tan ayrılmak isteyenlerin sesleri daha da yükselecek ve baskılar artacaktır.
Irak'taki gelişmeler Filistin Oteli baskınından sonra çok daha belirsizleşecektir.

* * *

MİLLETVEKİLLERİMİZ SAPIR SAPIR DÖKÜLÜYOR...
Aslına bakacak olarsanız, TBMM olması gerektiği gibi, Türk toplumunun tam aynası.
Birileri kalkıyor, eğlence olsun diye, düğünde silahını ateşliyor ve çoluk çocuk demeden, kimini yaralıyor, kimini öldürüyor. Basında eleştiriler çıkınca, diğer Milletvekili arkadaşları yardıma koşuyor.
Diğerleri çıkıyor, maçta rakip futbolcuya şişe atıyor ve yaptığından hiç pişmanlık duymadığını söyleyebiliyor. Bazıları hakem dövüyor, polisle kavga ediyor, "Ben kimim, biliyor musun?" diye etrafı azarlıyor.
Bütün bunları başkaları yapınca belki doğal karşılayabiliriz de, bu tip yaklaşımlar herkese örnek olması gereken Milletvekillerinden kaynaklanınca ayıplıyoruz. Ayıplamakta da son derece haklıyız...
Adı üstünde, Millet'in vekili, temsilcisi olan kişilerin farklı davranmaları gerekir.
"Milletvekili de insan, ne yapalım, içlerinde iyisi de var kötüsü de..." diyemeyiz. Zira, toplumun parlamentoya ve parlamenterlerine güveni bozuldu mu, bütün sistem etkilenir. Demokrasinin çarkları durur, bir daha toparlanabilmesi uzun sürer ve çok güç olur.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Yükselen milliyetçilik
GENERAL De Gaulle'ün oğlu Philippe de Gaulle ...
Çetin ALTAN
Asık suratlar senfonisi ve çağın kahkahası...
Sarhoşluğuyla ünlü Rusya Federasyonu Başkanı ...
Melih AŞIK
Neresi doğru ki?
İstanbul'u en iyi tanıyanlardan biri... Eski...
Fikret BİLA
Elekdağ'dan OYAK'a 'Axa'dan ayrıl' önerisi
OYAK son dönemde gündemin ön sıralarında. Kıs...
Hasan CEMAL
Apocu!
Hikmet Fidan cinayeti, geçen yaz 6 Temmuz'da ...
Güneri CIVAOĞLU
Siyasette iftar
Ramazanda gecekonduların yoksul sofralarında ...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimin ticareti olur mu?
Eğitim, sağlık, yargı ve ulusal güvenlik gibi...
Nail GÜRELİ
Eğitimde imece coşkusu
Ayten Gözü emekli öğretmen. Meral Ayan Merkez...
Semih İDİZ
'Org. Özkök oruçlu'
Başbakan Erdoğan, Müsteşarı Ömer Dinçer'in ak...
Sami KOHEN
En iyisi, her ikisi...
İSTİKRAR mı, demokrasi mi?..
Hasan PULUR
Ali Kemal'i merak edenlere...
BAZILARININ ağızlarında sakızdır, bir şey öğr...
Meral TAMER
Eskilerinize talip olan bir binbaşı
17 Ağustos 1999 Körfez depreminin tam 1. yılı...
Ece TEMELKURAN
Yaptın da bana mı yaptın!
Koluna eşini takıp yeni bitirilmiş inşaatları...
Osman ULAGAY
AB liderleri 'samimi' ortamda kapışacak
İngiltere Kralı William III'ün 1689'da Fransa...
Güngör URAS
Margarin ve likit yağın çekirdeğinde dışa bağımlıyız
Bundan otuz yıl öncenin ramazan ayı hem halkı...
M. Ali BİRAND
AB'nin bu cinayetten haberi var mı?
İlk defa yazılmadı, ancak bu defa açıkça ve ...

© 2005 Milliyet