Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Ekim 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Adını Vikinglerden alan restoran

The Marmara Pera'da açılan Mikla ismini Vikinglerden alıyor. Vikingler İstanbul'a büyük köy anlamına gelen Miklagard adını vermişler. Annesi Finli olan ünlü şef Mehmet Gürs de yeni restoranı için bu isimden ilham almış

ELİF BERKÖZ

Aylardır Tepebaşı'ndaki The Marmara Pera Hotel'in teras katında açılacak restoran konuşuluyordu. 18'inci kattaki terasın sahibi Mikla adındaki restoran oldu. Burası ünlü şef Mehmet Gürs'e ait. Gürs'ün 10 yıl kadar önce Downtown'la başlayan restoran serüveni Nu Teras, Lokanta ve Num Num'la devam etti. O, diğer lokantalarında olduğu gibi dördüncü mekanı Mikla'nın da hem aşçısı hem patronu. Nişantaşı'ndaki Downtown'dan sonra Tepebaşı'na geçen şef, Meşrutiyet Caddesi'ne ufak çapta el koymuş durumda. G-mall'daki Num Num dışındaki tüm restoranları ve ofisi bu cadde üzerinde. Ama Levent Kanyon'da açacağı Num Num'un ikinci şubesinden sonra "Sıra Boğaz'a açılmakta" diyor.

Dekorasyon Anlar'a ait
Camlarla ve aynalarla kaplı mekanın dekorasyonuna otelin iç mimarisini gerçekleştiren Mahmut Anlar imza atmış. Anlar'ın tasarladığı oturma grupları ve iskemlelerin yanı sıra mimar Alvar Aalto'nun zebra desenli koltuk ve masa gibi tasarımları da yer alıyor. Yerler Marmara mermeriyle kaplanmış. Barın iskeletinde ise tren rayları arasında gördüğümüz kalaslar kullanılmış. Seramik duvar rölyefini Mahmut Kutlu üç ayda hazırlamış. Rölyefte baloncuk yapan bir adam var. Üzerinde renkli baskılar olan baloncuklar ise cam.
Mikla; Haliç, Boğaz Köprüsü, Adalar, Yalova, Maslak manzaralı. Gürs "Bu kapsamda manzara dünyada sayılı noktada var. Dünya medeniyetlerinin binlerce yıldır didiştikleri bu tarihi yarımada yemek yerken ya da barda içkinizi yudumlarken ayaklarınız altında" diyor.

"Balığı cacıkla sunabiliriz"
"Mikla pizza ve makarnanın olmadığı, daha rafine bir Akdeniz mutfağına sahip bir lokanta. Ama bu mutfakta Türk malzemeleri kullanılacak ve alıştığımız Türk tatlarına bolca rastlayacağız. Mesela marine edilmiş balığı bayırturplu cacıkla sunabiliriz."
Mönüde balık ve kuzu eti ağırlıkta. Annesi Finli olan Gürs, İskandinav mutfağından da etkilenmiş. Bu yüzden tütsü ve marinadlara yer veriyor. Tütsülenmiş palamutla hazırlanan mus ve Gürs'ün dünyanın en lezzetli kuzusu dediği tütsülenmiş Trakya kıvırcığı mönüdeki lezzetler arasında.
Geniş tatlı mönüsünde ise Türk lezzetini taşıyan iki seçenek var: Bal-kaymaklı dondurma ve fıstıklı tahin helva.
Mikla'dan içki hariç kişi başı ortalama 70 YTL'ye çıkılabiliyor. Gürs'ün kışın ve önümüzdeki yazın popüler içeceği olacak dediği adaçayı, fesleğen, nar gibi tatlarla hazırlanan Mikla martiniler burada bulabileceğiniz değişik içkiler arasında.
Caz ağırlıklı müziğin çaldığı mekan şimdilik 18.30-02.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Birkaç hafta sonra saat 12.30'da öğle servisine de başlayacak. Haftanın altı günü açık. Pazar günleri ise davetler için ayrılmış.

Miklagard'ın adını 10'uncu yüzyılda koymuşlar
Mehmet Gürs, Mikla isminin nereden geldiğini şöyle anlatıyor: "Miklagard İstanbul'un eski isimlerinden biri. Vikingler, 10'uncu yüzyıl döneminde çıktıkları keşifte İstanbul'a da uğramışlar. En büyük köyleri bin kişilik olan Vikingler 100 bin kişilik İstanbul'u görünce buraya büyük köy anlamına gelen Miklagard adını vermişler." Gürs de "gard" kısmını atıp Mikla'yı kullanmayı seçmiş yeni mekanı için.

Yazın kiraz ağaçlı, havuzlu terasıyla 19'uncu kata çıkacak
100 kişilik mekan yazın açılacak üst katla birlikte genişleyecek. 19'uncu kattaki bu terasın üstü tamamen açık olacak. Barın da bulunacağı bu terasa yasemin sarmaşıkları, güller, İtalya'dan getirtilen şemsiye şeklinde budanmış kiraz ağaçları ve sazlar yerleştirilecek. Bu kata ait dört-beş kişilik küçük bir havuz da olacak.

PAZAR
"Üniversitede yaşadığım acı ve tatlı olaylar, beni önce felsefeye sonra dine yönlendirdi"
"Asıl başarı, önemli haber olmadığında da çarkı çevirmektir"
Adını Vikinglerden alan restoran
Bu albümün sürprizi Zuhal-Bülent düeti
"İyi hissetme" merkezi
Hukuku toplumla buluşturan dergi
Camın ötesine geçin
Bülent Erkmen'e ödül getiren afişler
"Şovdan kaçınmak lazım"
"Bu sahneye kamyon bile iner"
Aklınız Çatalca'da kalacak
Depeche Mode için hasat mevsimi
11 fotoğrafla bir kadının hikayesi
Bir saatte nikotin isteğinden kurtulun
Tek yol tüp geçit!
Pamuk'la yatıp kalkan Amerikan gençleri
Merhaba... Ben Çelik... Tarumar Çelik...
2012-2015 Uranüs / Pluto krizi
Ortaköy meydanında dört dörtlük bir kafe
UNESCO'nun 60'ıncı yılı
Ege mutfağı vücudu koruyor
Manikürde edebiyat, pedikürde resim
Yakın tarihimizden yeme-içme manzaraları
Arkadaşım Gündağ Kayaoğlu





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet