|
İstanbul'u Dubai'ye benzetme özentisi affedilemez!
Mesleği mimarlık olan Kadir Topbaş, İstanbul'a belediye başkanı seçilince doğrusu ya umutlanmıştım! Hiç değilse göz zevki vardır, meslek zevki vardır, diye düşünmüştüm. Tanıdığım eski başkanların aksine politik yönü yokmuş gibi görünüyordu. Uzun süre ne sesi çıktı ne de açığı. Ama son aylar galiba bir patlama oldu.
Galataport... Dubai Prensi'nin (pardon şeyhinin) yapacağı Avrupa'nın en yüksek burgu gökdeleni! Boğaz'da iki yakamızı bir araya getirecek köprü! Sonra, yine aynı amaçla deniz altından Sarayburnu-Haydarpaşa tüneli.
Durun daha bitmedi. Çekmece'nin ilerisinde İstanbul'a bitişik ayrı bir kentin kurulması. Metronun diğer semtlere uzatılması... daha pek çok projeler, yazmakla bitmez. Hepsi iyi güzel de...
Biraz kuzey!..
Boğaz'da köprü her zamanki gibi tartışmalara yol açtı. Oraya mı yapılsın, şuraya mı? Arnavutköy-Çengelköy deyince kıyametler koptu, binlerce bina istimlak edilecek... en azından yarım asırdır orada oturanların canları yanacak! Böyle bir semtte böyle bir yeri aileler bir daha nasıl alabilirler ki? Ya trafik, yaşam arapsaçına dönmeyecek mi?
Öte yandan bir de bakıyoruz Başbakanımız:
- Rumeli-Anadolu Kavağı, diyor.
Oradan Karadeniz karayoluna ve ta içeri Anadolu'ya özellikle TIR'lar, kamyonlar gidebilirmiş. Bu isabetli bir seçim olabilir, ancaaak Belediye Başkanımız Topbaş usulca mırıldanıyor, "İkinci köprünün biraz kuzeyi münasip olur" diyor. Acaba neresidir o birazcık kuzey?
Göztepe'nin en güzel, parkına, Göztepelilerin soluk aldığı ciğerini adeta söker gibi, AKP'lilerin oylarıyla cami yapılması kararından önce haberi olmadığını söylüyor. Tetkik ederiz filan sözleriyle kamuoyunu uyutmaya çalışan başkanımız... köprü meselesinde konuyu sakız haline getiriyor... ve hepimizi şaşırtıyor!
Öyle ki artık çoğu İstanbullu, Başkanımız Kadir Topbaş'ın tüm projeleri, taktikleri Ankara'dan aldığını düşünüyor. AKP Genel Merkezi planlıyormuş bütün bunları! Hatta ileri geri oynamalar, biri başka, diğeri başka türlü konuşarak aralarında takiye hazırlıyorlarmış! Bir oyunmuş bu! İşin önemli yanı, Karadeniz'in ta içerilerine kadar on binlerce dönüm arazi satıldı satılacak... yok pahasına ama getirisi müthiş olacak!
Dubai özentisi!
İstanbul'a Dubai şeyhinin 5 milyarlık yatırımına dönelim. Keşke bu parayı getirse. Yani sermayeyi! Amma velakin, önce 500 milyon dolar yatıracak sonra duruma göre devam edecekmiş! Şunu bilin ki, Araplar, dünyanın en işini bilir tüccarlarıdır, boşa para harcamazlar. İnşallah bizimkiler günlerini kurtarmak için şeyh hazretlerinin her dediğini kabul etmezler! Aradaki komisyonculara inanmazlar. Aman dikkat!
Son sözüm, gazetelerde burgu gökdelenleri gördükçe benim gibi pek çok İstanbullunun eminim yüreği burkuluyor.
Kadir Başkan, söyleyin Allah aşkına, bu tarz binalar İstanbul'a yakışıyor mu? İstanbul'un siluetini bozmuyor mu? İstanbul'un silueti, Süleymaniye, Fatih camileri, Sultanahmet, Yeni Cami, Topkapı Sarayı, Ayasofya gibi yerler değil mi?
Paris'te Eyfel Kulesi'nin karşısına, Londra'da Westminster'in bitişiğine burgu kule yaptırıp, Londra'yı Dubai'ye benzeteceğiz dedirtirler mi hiç? 5 milyar değil 25 milyar verseler de mümkün mü?
Güzelim dünya şehri, iki bin yıllık İstanbul, 600 yıl Osmanlı İmparatorluğu'nun payitahtı İstanbul Dubai gibi olacakmış! Bu ne özentidir Yarabbi!
|
|