Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bekaret neden yeniden moda?

Eyvah, bakire değil misiniz? Olsun canım! Diktirin gitsin. Ya da bırakın öyle kalsın...


Son günlerde Şebnem Scheffer ve Şenol İpek ilişkisinin olaylı bir şekilde bitmesiyle, bekaret tartışmaları havalarda uçuşmaya başladı.
Bekaret konusu bizim toplumumuza özgü değil elbette. Bu vesileyle öğrendik ki, son yıllarda dünyada pek gündemde bir tartışmaymış.
Bu eski meselenin hararetlenmesine herkes bir başka neden buluyor; kimileri bunu sağlık arayışına bağlıyor, kimileri de ilişkilerin kısa vadeli olmasını önlemeye...
Tabii işin aslı şu ki, bekaretle ne sağlık kontrolü yapılabilir ne de ilişkilerin ömrü uzatılabilir. Tam tersine, cinselliğe yönelik bu kadar derin korkular yaratmak, kadınlarda vajinusmusun artışıyla, erkeklerde de kontrolsüz fuhuş sayesinde cinsel hastalıkların patlama yapmasıyla sonuçlanır. Tabii bir de "zar dikme sektörü"nün canlanmasıyla!
Peki bekaretin tekrar "moda"olmasının asıl nedeni ne?

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Ben bekaretin tekrar moda olmasını, yoganın, feng shui'nin, sema şovlarının, karma takıntısının moda olmasına benzetiyorum.
Afetler, savaşlar, terör saldırıları, ekonomik krizler arttıkça, kaos içerisinde belirsizleşen, kayganlaşan hayatlarımızda sağlam bir zemin bulamayan insanlar, maneviyat arayışına giriyorlar doğal olarak. Hızla artan tarikatlar da, fanatik milliyetçilerin sayısındaki artış da bunun bir göstergesi. Bir başka sebebi de, kitaplarda okuduğumuz, eski filmlerde seyrettiğimiz "güzel geçmiş günler"e geri dönme arzusu elbette. Geçmiş şeylerin hep güzel hatırlanması da malum insan beyninin yaratıcılığı... Kaybolan "değerler"i "örf ve adetler"de aramak da doğal. Bekaret de en gözde "saflık, temizlik mitolojileri"nin başında gelmez mi? Cinsellik de "kirli" o zaman!
Peki ama bir şeyin "moda" olmasından söz ediyorsak, modanın hangi sosyoekonomik mekanizmalarla ortaya çıktığını da görmemiz gerekiyor. Tıpkı ne idüğü belirsiz bir sürü tarikatın sergilediği sözde maneviyat gibi, bu saflık mitolojisi de popüler kültürle birlikte çıkageliyor.
Yeni bir tüketim tuzağı daha... Karmaşa çıkar, böl ve yönet!

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Bence önümüzdeki yıl beyaz renkli elbiseler, kırmızı kemerler, çiçekli saç tokaları çok moda olacak...
İyi oyunlar herkese...

Erkek Köşesi

Bakire bir kadın mı arıyorsunuz?
Kolay gelsin! Kadınların ambalajına güvenilmez. Bu ambalajın üzerinde boşuna "ilk ve son kullanma tarihi" aramayın! Annelerin kızlarına en önemli öğütlerinden biri, "Nasıl biriyle evlenmek istiyorsan öyle görün"dür. Bu zamanda hâlâ kafanızda "bakire kız takıntısı" varsa, ya iktidarsızlık korkunuz vardır ya da aşırı mülkiyet saplantınız. Zaten bu defolarınızla bir ilişkiye adım atmak pek de sağlıklı değil. Sonradan pişman da olmayın, kimseyi pişman da etmeyin! Aklınızı başınıza toplayın! Geleceğiniz bir zara bağlıysa, buna pek de "gelecek" denemez, öyle değil mi?

Öptüm sizi
Fatih Aksoy-Aysun Kayacı şov son hızla devam ediyor! Neden ayrıldılar diye pek sorulmadı, zaten normali kısa soluklu olmasıydı. Ama neden barıştılar sorusu, insanın aklına sadece ilişkiyi kanıksamış olmamız ve artık pek bahsini etmememizi getiriyor... Yani "Şov devam etmeli", değil mi... Öpelim de reytingleri bol olsun!

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

Burcu B.

"Dört yıldır birlikte olduğu birinin varlığını öğrendim!"
Merhaba İlhan hanım... Gelmiş geçmiş tüm yazılarınızı ve kitaplarınızı okudum, gerçekten tebrik ederim, çok güzel yönlendiriyorsunuz bizleri. Benim derdim erkek arkadaşımla. Biz Ağustos 2003'te tanıştık ve ancak geçen kıştan itibaren yakınlaştık. Hatta bu yaz üç günlüğüne İtalya'ya gittik ve orada çok güzel bir çift olduk ama buraya döndükten sonra yine birkaç samimi görüşmeden sonra, görüşmelerimiz 15 günde bir arkadaşlarla hep birlikteye döndü. Bu arada devamlı iş seyahatlerine çıkan biri olduğumdan da arada şikayet eder kendisi. Geçenlerde havaalanından beni almaya geldi ve dönüşte bir arkadaşımın işyerini gösterdiğimde kendisinin de orada tanıdığı biri olduğunu söyledi. Ben kendi arkadaşıma bunu söyleyince ufak bir araştırma sonucu kendisinin dört yıldır birlikte olduğu birinin olduğunu öğrendim. Bana telefon ettiğinde onun ritmini bozmak amacıyla üç telefonundan birine cevap veriyordum. Aradı yine. Bu defa sadece mesaj yollayarak beni neden aradığını sordum. Birlikte olduğunu öğrendiğim kızın ismini vererek "Onu arayacakken beni mi aradın yoksa" seklinde bir mesaj yolladım ve mesajlar gitti geldi. "Saçmalık bu, uydurmaca" diyerek konuyu kapattı. Ben kızın numarasına kadar her şeyi buldum ama aramadım tabii ki. Ben de kariyeri olan bir işkadınıyım. Tam olarak ne yapmam gerektiğini de bilemiyorum. Sizce ben onunla konuşmalı mıyım? İlhan hanım, siz bir uzman gözüyle benim durumumu değerlendirebilir misiniz rica etsem?
* * *
Eğer biriyle ilişkisi varken sizinle de beraberse, bu o ilişkisinin pek de yolunda olmadığını gösterir. Tabii sizinle beraberken diğeriyle de beraber olması sizinle de ilişkisinde sorun olduğunu anlamına gelir. Yani adamcağız ya ne aradığını bilmiyor ya da aradığını bulamadığı en az iki ilişkisi var... Onu biraz köşeye sıkıştırmaya ne dersiniz? Mesela "Uydurmaca bu" diyor ya, bir daha aradığında son derece üzgün bir sesle
"O zaman öyle bir ilişkin olmadığını kanıtla" deyin. Yani madem bir ilişkisi yok kanıtlasın, değil mi ama ya... Sizi rahatlatmak için göstereceği çabaya göre ne yapacağınıza karar verirsiniz...


www.ilhanuckan.comFaks: (0212) 505 63 88




CUMARTESİ
"Tanımsız bir adam olmak iyi bir şey"
Yolda Ricky ile karşılaşabilirsiniz
Tabiat ananın sanat eseri
Bir cumhuriyet kızının öyküsü
Vitrinlerde rap rap sesleri yükseliyor
Elma tadında tasarımlar
En moda En yeni
Eskişehir'de sanat günleri başlıyor
Marmaris'te yat yarışları





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2005 Milliyet