Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Maskeli balo

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Yüzlerce yıl egemen güç olarak Avrupa'ya hükmeden Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri gerçek bir çöküştür. Bu zaaftan yararlanan devletlerin geçen yüzyılın başında oynadıkları oyun yüzyılların rövanşını almayı hedefliyordu. Bunun için saldırdıkları Anadolu'dan bozguna uğrayarak kaçtılar.
Türkiye Cumhuriyeti onlar için başarısızlığa mahkum bir proje gibiydi. Ancak, savaşta tanıdıkları sarışın komutanın aynı zamanda bir ulusun kaderini değiştirebilecek niteliklere sahip başarılı bir diplomat, usta bir politikacı, dahi bir strateji ustası, iyi bir öğretmen ve eşsiz bir devlet adamı kimliğini üzerinde taşıyan gerçek bir önder olduğunu bilmiyorlardı.
* * *
O, ulusunun özlemlerini öylesine iyi anlayan bir liderdi ki en zor reformların, inkılapların halka anlatılması ve uygulanması başarılabildi.
Halka rağmen değil halk için ve halkla birlikte o büyük değişimi yönetmesi yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni kısa zamanda modern bir devlet konumuna getirmişti.
Cumhuriyet onun en büyük projesiydi. "Arkadaşlar yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" derken yanındaki birkaç dava arkadaşının dışında asıl güvendiği Türk milleti idi.
Özgürlüğün Türk insanının karakteri ve Cumhuriyetin ise ona en çok yakışan yönetim şekli olduğuna inanıyordu. Egemenlik de kayıtsız şartsız ulusun olmalıydı.
* * *
Bu sağlam temeller üzerine oturan Türkiye Cumhuriyeti'nin 82. yılını kutluyoruz. Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yurdun dört bir yanında balolar düzenleniyor.
Bu balolar iyi güzel de benim kafam yine karıştı.
Bir ülke düşünün ki Başbakanı üniversitesiyle didişiyor. Bir ülke düşünün ki maliye bakanı anlaşılmaz bir hırsla ve hışımla halkının üzerine çullanıyor.
Bir dışişleri bakanı düşünün ki dış ilişkilerin en hassas dengelerle yönetilmesi gereken bir dönemde enerjisini ve dikkatini buna vereceğine rektörlere laf yetiştiriyor.
Ülke bir laik ve anti-laik çatışmasına doğru sürüklenmeye çalışılıyor. Dünya, bilimin önünde eğilirken bizde bilim adamının başı öne eğilmeye çalışılıyor. Gerçek bilim adamları ile şarlatanlar, sahtekarlar ve aşırmacılar aynı kefeye konulmaya ve mesleğin zaten yara almış itibarı yerle bir ediliyor.
Cumhuriyetin kaleleri olan üniversiteler zapt edilmeye çalışılıyor. Belki de en çok ihtiyacımız olan şey Cumhuriyetin temel değerlerinde uzlaşma ve hoşgörü iken tam tersine çatışma ve bağnazlık devleti yönetenlerin içine düştüğü sinsi bir tuzak haline geliyor. AKP kendisine altın tepside sunulan bir fırsatı elinin tersiyle itip hızla toplumu germe ve kendini yok etme sürecine giriyor.
* * *
Türkiye, doğruların tam doğru yanlışların da tam yanlış olmadığı bir ülke. Çünkü, hepimiz bir maskeli balodayız. Hiç kimse gerçek yüzünü göstermiyor. Maskeler çıksa ve gerçeklikle sanallık ayırt edilebilse her şey çözülecek. Cumhuriyetin değerlerini ve demokrasiyi özümseyebilsek maskelere ihtiyaç kalmayacak.Var mısınız bu 29 Ekim'de şu maskelerimizi çıkaralım artık, gerçek yüzlerimizi gösterelim.
Belki severiz birbirimizi! Kim bilir?

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Altındağ sokakları çöp suyuna teslim
"Cumhuriyet fazilettir"
Futbol spor olmaktan çıkıyor
Maskeli balo





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet