Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal'dan Gül'e tepki:
'Basına gözdağı veriyorsunuz'


Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) kabul edilen "Milli Güvenlik Siyaset Belgesi"ne ilişkin haberler üzerine Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan'ın bir soruyu yanıtlarken yaptığı açıklama ilgi çekiciydi.
Tan, "Anılan belgeye dair bilgileri sızdıran sorumsuz kişiler, yasalarımız uyarınca ciddi suç işlemektedirler" dedikten sonra şu bilgiyi de aktardı:
"Bu itibarla Sayın Bakanımızca, Başbakan Vekili sıfatıyla söz konusu bilgilerin kimler tarafından, nasıl ve hangi yöntemlerle sızdırıldığının araştırılması ve sorumluların tespiti için devletimizin istihbarat birimlerine talimat verilmiş bulunmaktadır."
Bu ifadeden de anlaşıldığı gibi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Başbakan Vekili sıfatıyla, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı gibi ulusal istihbarat kurumlarına "Bilgileri sızdıranı bulun" talimatı vermiş oluyor.

Birçok kesim yadırgadı
Böyle bir talimat verildiğinin açıklanması, gündeme, "haber kaynağı-gazeteci" tespiti yapmanın ulusal istihbarat kurumlarının görevi olup olmadığı sorusunu getirdi.
Devletin, idari denetim mekanizması içinde gizli bilgi sızdırılmasına ilişkin olarak amir-memur denetimi yapması veya ilgili bir müfettiş görevlendirmesi normal olabilir. Ama istihbarat kurumlarını görevlendirmesi, başta muhalefet ve medya olmak üzere birçok kesimce yadırgandı.
Bir anlamda "gazetecilik faaliyeti"nin denetlenmesi veya "gazeteci-haber kaynağı" ilişkisinin izlenmesi gibi sonuç doğuran bu talimata ana muhalefet lideri olarak Deniz Baykal sert tepki gösterdi.

'Bu, medyaya baskıdır'
Baykal, Başbakan Vekili olarak Abdullah Gül'ün verdiği bu talimatı "basına gözdağı verme, baskı altına alma girişimi" olarak algıladıklarını söyledi ve şu değerlendirmeyi yaptı:
"Gazeteci veya haber kaynağı kovalamak ulusal istihbarat kurumlarının işi değildir. Bu, düpedüz gazetecilik faaliyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir baskı yöntemidir. Demokratik hukuk devletinde böyle bir yönteme başvurulamaz. Sayın Gül'ün böyle bir talimat vermesine şaşırdım, yadırgadım. İstihbarat birimleri gazetecileri ve kaynaklarını mı izleyecekler? Böyle şey olur mu? Hükümetin bu tür baskılama yöntemlerine başvurması aslında tedirgin olduğunu gösterir. Muhalefetin yükselmesi, basının işlevini görmeye çalışması karşısında rahatsız olan iktidar, bu yollarla baskı kurmaya çalışıyor. Bu tür girişimler rahatsızlık göstergesidir. Verilen talimat abesle iştigaldir."

'Şeffaf yönetim esastır'
Baykal, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin genel hatları hakkında kamuoyunun bilgi sahibi olmasında bir sakınca olmadığını, bu anlamda basının görevini yaptığını vurguladıktan sonra şöyle konuştu:
"Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ayrıdır. Bunların korunması gerekir. Ama Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin genel hatları hakkında halkın bilgilendirilmesinde bir sakınca olmadığı gibi yarar da vardır. Hem kamuoyumuz, hem dost ve düşmanlarımızın Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin duyarlılıklarını, tehdit algılamalarını bilmeleri zarar değil, fayda sağlar. Sır niteliği taşıyan bilgi ve belgeler bellidir. Bu bilgiler o nitelikte bilgiler değildir. Demokratik hukuk devletinde şeffaf yönetim esastır. Türkiye, yönetim anlayışını da çağdaşlaştırmak durumundadır. Bu amaçla adımlar atılmaktadır. Örneğin Bilgi Edinme Yasası bunlardan biridir. Durum böyleyken, ulusal istihbarat kurumlarını gazetecilik faaliyetlerini takip etmek için görevlendirmek demokratik hukuk devleti ilkeleriyle, basın özgürlüğüyle bağdaşmaz."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet'in evrimi
ATTİLÂ İlhan'ın bir tespiti doğrudur: Osmanlı...
Çetin ALTAN
"Çıktık açık alınla..." emin misiniz?..
Geldik Cumhuriyet'in 82. yılına... Bir yandan...
Melih AŞIK
Bayramı kutlarken
Cumhuriyet'i kutlarken umutlu kalıplara dökül...
Fikret BİLA
'Basına gözdağı veriyorsunuz'
Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) kabul edilen ...
Hasan CEMAL
Cumhuriyet ile AB...
Ritz Oteli'nin balo salonunda bizim büyükelçi...
Güneri CIVAOĞLU
Ve perde...
Egemen Bostancı'dan sonra Fahrettin Aslan da ...
Can DÜNDAR
'Beni mahkûm edenlerden temizim'
Hakkındaki intihal suçlaması sabit görülerek ...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyet Bayramı ve ulusal değerler
Türkiye Cumhuriyeti'nin 82. kuruluş yıldönümü...
Semih İDİZ
LSE'de Cumhuriyet Türkiye'si kürsüsü
"Rerum cognoscere causas." Yani, "Olayların n...
Sami KOHEN
Dış politikada Cumhuriyet kriterleri
Bugün kuruluşunun 82. yıldönümünü kutladığımı...
Hasan PULUR
"29 Ekim" hem bayramdır, hem seyrandır...
BUGÜN Cumhuriyet'in kuruluşunu kutluyoruz. ...
Derya SAZAK
Malatya kriterleri
AB ile görüşmeler ne zaman tıkanma noktasına ...
Meral TAMER
Gecekondu gökdelenler bize uyar!
Diyebilirsiniz ki New York'taki İkiz Kuleler'...
Ece TEMELKURAN
'Kucağına al beni'
Bütün Türkiye'nin acı ve öfkeyle izlediği, iç...
Tamer HEPER
Cumhuriyet, demokrasi, özgürlük, adalet
Gece gündüz çalışmazsan
Yaman TÖRÜNER
İMKB üst düzey çalışanları
İMKB ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) arasın...
Güngör URAS
Büyük bayram
İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda Ankara'd...
M. Ali BİRAND
Bu çocuklar, yarın yine dayak yiyecek (!)
Malatya'daki çocukların şu sıralarda keyifler...

© 2005 Milliyet