|
"29 Ekim" hem bayramdır, hem seyrandır...
BUGÜN Cumhuriyet'in kuruluşunu kutluyoruz.
Bir devlet nasıl kurulur?
Eğer "devlet"i bir binaya benzetirsek, bir bina ya boş bir arazi üzerinde kurulur, ya da eskimiş, çökmüş, harabeye dönmüş bir başka binanın enkazı üzerinde kurulur.
Türkiye Cumhuriyeti de boş bir arazi, ya da arsa üzerinde değil, Birinci Cihan Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı devletinin enkazı üzerine kurulmuştur.
***
18 Mart 1920 günü İstanbul işgal edilir, aynı gün Fındıklı'daki binada Meclis'in toplantısı vardır, gündemdeki maddelere geçilmeden önce Başkan "bir önerge verildiğini" söyler, önerge sahiplerinden Sinop Milletvekili Dr. Rıza Nur söz ister...
***
RIZA Nur, "Efendiler, tarihin önemli bir anını yaşıyoruz" diye konuşmasına başlar:
"Bu devlet ve millet bu zamana kadar böyle bir musibete duçar olmamıştır. Payitaht-ı Osmani ve Dar-ül Hilafet-i İslamiye, bugün ecnebi devletlerin işgali altına geçmiş bulunuyor. Bunu mucip bir hal mevcut değildir.
Meclis-i Mebusan-i Osmanı tecavüze uğradı. Mebus arkadaşlarımızdan Rauf, Vasıf, Faik ve Şeref beyler ve Numan Efendi Meclis-i Mebusan'dan Kuvva-yi İşgaliye tarafından cebren alınıp tevfik edildi. Bu hal hukuku esasiyeye ve hukuku düvele tamamen muhaliftir."
***
RIZA Nur, bunu protesto eder ve olayları İngiltere, Fransa, İtalya parlamentolarının görüşlerine sunar.
İstanbul'u işgal edenler de onlardır, Rıza Nur'un "Görün yaptıklarınızı" dedikleri de onlardır.
Rıza Nur, "Bugün deruhte ettiğimiz milli göreve ancak bu kadar sahibiz" diyerek konuşmasını noktalar.
Başkan önergeyi okutur...
"İşgal, milletvekillerinin görevlerini güvenle yapmalarına imkân vermediği için Meclis'in çalışmaları ertelenmelidir."
Nereye kadar?
Milletvekillerinin görevlerini güven veren bir ortamda yapabilmelerine kadar.
Önerge oybirliği ile kabul edilir.
***
BU, Osmanlı devletinin çöküş belgesidir, ama millet devletsiz kalmayacaktır, Atatürk bir ay kadar sonra 23 Nisan 1920'de Ankara'da yeni Meclis'i toplantıya çağırır.
Artık egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Eski devletin enkazı üzerinde, yeni devlet kurulmuştur.
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun...
***
"29 Ekim" bizim için, bizler için hem "bayram"dır, hem de "seyran"dır, varsın Başbakan Erdoğan -daha sonra düzeltilen- bir laf etmiş olsun, "Adama derler ki, bayram değil seyran değil!" desin...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|