|
Malatya kriterleri
AB ile görüşmeler ne zaman tıkanma noktasına gelse şu sözü duyarız: "Biz de Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri yapar, yolumuza devam ederiz."
Avrupa'ya verilen mesajın özü şuydu: "Bize insan hakları dersi vermeye kalkışmayın, AB'ye girmesek bile temel hak ve özgürlükler konusunda kendi ulusumuzun hak ettiği değerleri baskı olmaksızın uygulamayı biliriz."
Malatya çocuk yuvasındaki 'utanç verici' görüntüleri, miniklere yönelik eziyet ve işkenceyi ekranlarda izleyince, 'Eh artık bu Ankara kriterleri ezberini bozmanın zamanı geldi' diye düşünmeden edemedik.
Madem ortada bir 'insanlık suçu' var, Türkiye'nin kanayan yarası olan yetiştirme yurtlarındaki dramı, 'bakıcı anneler' denilen 'sevgisiz' birkaç hizmetlinin üzerine yıkmadan 'insanca' bir çözüm üretmeye mecburuz.
Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı çocuk yuvalarında ve yurtlarda 20 bin kişi kalıyor. Ekonomik krizler, işsizlik, göç, boşanma gibi nedenlerle, 'aile' ortamından uzak, kaderlerine terk edilen çocukların sayısı her yıl artıyor. Cezaevinden beter koşullarda büyüyorlar. Malatya örneğinde dayak görüntülendi. Cinsel taciz ve tecavüz olaylarından nasılsa habersiziz! Evlerdeki dayak, aile içi şiddet de buna dahil.
Star'da Deşifre programında Mehmet Ali Önel ve arkadaşları Malatya utancını 'gizli kamera' ile evlerimize getirmeseler, aylardır belki yıllardır eziyet gören çocukların trajedisi ülkeyi bu denli sarsmayacaktı.
Madem toplumsal bir infial halindeyiz o halde 'Malatya kriterleri'ni hayata geçirmenin şimdi tam zamanı. Elbette, Malatya'daki yurt sorumluları, olay ekrana yansıyıncaya kadar nedense uyumuş bürokrat ve siyasi kadrolar hesap verecekler. Ancak bu ülkenin siyasi belleğine o kadar da güvenmeyelim.
Hani, 'Susurluk'tan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı!'
Mafya düzeni ortadan kalktı mı?
Marmara depreminin ardından aylarca, 'depremin değil, çarpık yapılaşmanın insanları öldürdüğünü' tartıştık. Ne oldu, İstanbul'a plansız, projesiz 300 katlı gökdelen dikiliyor.
Sözde bu iktidar yoksullara daha yakındı. Başbakan, ilgili bakanın yurtdışı gezisini yarıda kesip Türkiye'ye gönderemedi. Keçiören'de çocuklara gofret dağıtmakla, Yemen'de yoksul aileleri ziyaret etmekle olmuyor!
Kendi zenginlerini yaratma peşindeki iktidar, topluma yabancılaşıyor.
Yuva ve yurtlarda 'sevgisiz' büyüyen, yetişkin çağlarda 'suç'a terk edilen çocuklara insanca bir gelecek hazırlamalıyız.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|