|
 |
|
|
Gecekondu gökdelenler bize uyar!
Diyebilirsiniz ki New York'taki İkiz Kuleler'in yerine yapılacak gökdelenlerle, Levent'e yapılacak Dubai Kuleleri'ne ilişkin süreçleri karşılaştırmak yanlış. Terörün binlerce can alarak yerle bir ettiği kulelerin yerine yapılacak olan gökdeleni belirlemek, netameli bir süreç.
Evet doğru. Ancak bu durum, bizim Levent'teki eski İETT garajına bir gecede ve kapalı kapılar ardında 2 tane 300'er metrelik burgulu gökdelen dikilmesi kararını mazur göstermez.
Bizimki şipşak!
İkiz Kuleler'in yerine inşa edilecek gökdelenler için 2002 yılı başından bu yana yüzlerce proje toplandı, tüm kesimlerin görüşüne defalarca başvuruldu. Teklif edilen projeler ise 4 yıldır tartışılıyor.
Bu arada ünlü mimarlar da birbirleriyle yarıştı ve sonunda Daniel Libeskind, rakipleri Richard Meier, Santiago Calatrava ve Norman Foster'ı geride bırakarak ipi göğüsledi.
Şimdi bizim Belediye Başkanı mimar Dr. Kadir Topbaş kalkmış, Levent'e dikilmek istenen Dubai Kuleleri'nin 3 yıl içinde tamamlanıp 2008'de hizmete açılacağını söylüyor!
Uzmanlara göre bu tür gökdelenlerin projelendirilmesi ve finansmanının bulunması, inşaatından daha fazla zaman alacak süreçler. Hele reklamlarında gördüğümüz gibi bugüne kadar dünyada hiç örneği bulunmayan, nasıl ayakta duracağı henüz çözülmemiş, 300 metre yüksekliğinde burgulu kuleler söz konusuysa...
(Kulelerin yüksekliğini gözünüzün önüne getirmeniz için somut bir örnek: Türkiye'nin en yüksek binası olan İş Bankası Kuleleri'nin uzunluğu 181 metre.)
Ahmet Vefik Alp
Eski MHP İstanbul Belediye Başkan adayı mimar Ahmet Vefik Alp, gönderdiği e - posta mesajında Levent'e önerilen Dubai Kuleleri'ni "Gecekondu Gökdelenler" olarak tanımlamış. "İktidar tarafından İstanbul'un simgelerinden biri olması hedeflenen bu projede paylaşım yok. Türk halkı yok. Türk mimarları yok. Türk meslek odaları, Türk üniversiteleri yok. Türk sivil toplum kuruluşları yok. Türk zevki hiç yok. Dayatma ise olabildiğince var..." diyor. Yerden göğe haklı.
Kentin hem görünümünde, hem yaşamında derin ve köklü izler bırakacak bu tür projeleri halka danışmadan uygulamaya kalkmak, ne çağımızın demokrasi anlayışıyla bağdaşıyor, ne kapısını araladığımız Avrupa Birliği'nin değerleriyle...
Alp'in de mesajında vurguladığı gibi "Koskoca Belediye Meclisi, Ankara'dan gelen projeleri noter gibi onaylıyor. Belediye Başkanı başkatip gibi mühürlüyor." Ve bu iktidarın ısrarla altını çizdiği "yerinden yönetim felsefesi"nin de, "çağdaş demokrasi anlayışı"nın da büyük bir aldatmaca olduğu bu vesileyle bir kez daha gözler önüne serilmiş oluyor.
Kat karşılığı verelim
Dün Vahap Munyar'ın Hürriyet'teki köşesinde çok ciddi bir iddia vardı: Bu işlerin uzmanı bir yönetici Vahap'ı aramış ve "Proje, açıklandığı şekliyle Dubai'ye kat karşılığı iş yaptırmaktan başka bir şey değil. Üstelik proje neredeyse sınırsız yükseklik içeriyor. Böyle bir projede arsa sahibi % 20 payla yetinir mi hiç? Belediye'nin en az % 50 hisse alması lazım" uyarısında bulunmuş. Ne Belediye, ne de hükümet bu tür ithamların altından kalkabilir. En İyisi kısa yoldan şeffaf yöntemlere dönmek.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|