Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyük bayram


İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda Ankara'da idik. Ekim ayı başında babam eve üzerinde ismi yazılı kahverengi bir zarf getirirdi. Bu zarfın içinden 3 davetiye çıkardı. (1) TBMM'deki "resm-i kabul" davetiyesi, (2) Hipodromdaki askeri "resm-i geçit", (3) Ankara Palas'taki Cumhuriyet Balosu davetiyesi...
O yıllarda Ankara'da çok az sayıda "Baremin 1'inci derecesinde" bulunan kamu görevlisi vardı. Onun için "Baremin 1'inci derecesi"ndeki tüm kamu görevlilerine bu davetiyeler giderdi. Babama da bu nedenle davetiye gelirdi.
Babam her Cumhuriyet Bayramı "resm-i kabulü" için yeni elbise diktirir, yeni iskarpin sipariş ederdi.
Cumhuriyet Bayramı öncesi annem yün kumaştan yapılmış bayrağı bohçadan çıkarır, naftalinini silker, pencereye asardı. Sonra babamın İstiklal Madalyası'nı, yeni elbisesinin sağ yakasının altına iğnelerdi.

Bayram 'coşku' demek
Bayram sabahı babam önce eski TBMM binasındaki tebrik törenine katılır, sonra eve gelir, bizi alır, hipodromdaki geçit törenine götürürdü. Geçit töreninde o yıllar süvarilerin geçişi coşku yaratırdı.
Akşam da annem ile birlikte Ankara Palas'taki baloya giderlerdi.
Hatırladığım kadarı ile bu yaşam Demokrat Parti döneminde 1950'li yıllarda da devam etti. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Mustafa Kemal döneminde şekillenen kutlama alışkanlıklarını, İnönü'den sonra Celal Bayar da sürdürdü.
Ben Ankara dışında Tekirdağ, Bartın ve Düzce'de de Cumhuriyet Bayramı törenlerini gördüm, izledim. Bu şehirlerde önce en büyük "mülki amirin" makamında "resm-i kabul" olur, sonra şehrin en büyük caddesinde kurulan ahşap tribünün önünden asker, sivil ve öğrenciler "resm-i geçit" yapar, akşamları gene Cumhuriyet balosu düzenlenirdi. Şehir yollarına defnelerle süslenmiş, bayraklarla donatılmış "tak-ı zafer"ler kurulur, akşamları fener alayı yapılırdı.

'Geleneği' sürdürüyor
Cumhuriyet bayramlarındaki gösterişli askeri törenler için 1930'lu yıllarda İtalya ve Sovyetler Birliği'nde yapılan törenlerin örnek alındığı, bu askeri törenlerle Milli Mücadele'ye gönderme yapıldığı, Kurtuluş Savaşı ruhunun canlı tutulmasına çalışıldığı söylenir.
Günümüzde, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yerine getirilmesi zorunlu bir "formalite" haline geldi. "Resm-i kabul"ler, hatta askeri geçitler önemsenmez oldu. Sadece Cumhurbaşkanımız, Cumhuriyet bayramlarında Köşk'teki davetlerde "Cumhuriyet geleneği"ni yaşatmaya çalışıyor.
Her ülkenin bir milli günü var. O gün, ülkede yaşayanlar "bir ve birlik olmanın" ne önemli şey olduğunu hatırlıyor. Biz ise giderek birbirimizden uzaklaşıyoruz. Bizi bir arada tutacak tek sembol olarak "bayrağımız" kaldı. Bayrağın önemi de giderek unutuluyor. Bugün hiç olmazsa evinize, işyerinize bir bayrak asınız.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet'in evrimi
ATTİLÂ İlhan'ın bir tespiti doğrudur: Osmanlı...
Çetin ALTAN
"Çıktık açık alınla..." emin misiniz?..
Geldik Cumhuriyet'in 82. yılına... Bir yandan...
Melih AŞIK
Bayramı kutlarken
Cumhuriyet'i kutlarken umutlu kalıplara dökül...
Fikret BİLA
'Basına gözdağı veriyorsunuz'
Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) kabul edilen ...
Hasan CEMAL
Cumhuriyet ile AB...
Ritz Oteli'nin balo salonunda bizim büyükelçi...
Güneri CIVAOĞLU
Ve perde...
Egemen Bostancı'dan sonra Fahrettin Aslan da ...
Can DÜNDAR
'Beni mahkûm edenlerden temizim'
Hakkındaki intihal suçlaması sabit görülerek ...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyet Bayramı ve ulusal değerler
Türkiye Cumhuriyeti'nin 82. kuruluş yıldönümü...
Semih İDİZ
LSE'de Cumhuriyet Türkiye'si kürsüsü
"Rerum cognoscere causas." Yani, "Olayların n...
Sami KOHEN
Dış politikada Cumhuriyet kriterleri
Bugün kuruluşunun 82. yıldönümünü kutladığımı...
Hasan PULUR
"29 Ekim" hem bayramdır, hem seyrandır...
BUGÜN Cumhuriyet'in kuruluşunu kutluyoruz. ...
Derya SAZAK
Malatya kriterleri
AB ile görüşmeler ne zaman tıkanma noktasına ...
Meral TAMER
Gecekondu gökdelenler bize uyar!
Diyebilirsiniz ki New York'taki İkiz Kuleler'...
Ece TEMELKURAN
'Kucağına al beni'
Bütün Türkiye'nin acı ve öfkeyle izlediği, iç...
Tamer HEPER
Cumhuriyet, demokrasi, özgürlük, adalet
Gece gündüz çalışmazsan
Yaman TÖRÜNER
İMKB üst düzey çalışanları
İMKB ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) arasın...
Güngör URAS
Büyük bayram
İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda Ankara'd...
M. Ali BİRAND
Bu çocuklar, yarın yine dayak yiyecek (!)
Malatya'daki çocukların şu sıralarda keyifler...

© 2005 Milliyet