Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 31 Ekim 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Iraklı Kürtlerle ilişki kurma zamanı geldi


Türkiye, Haluk Gerger'in ifadesiyle, "mayınlı tarlada dış politika" yürüten bir ülke. Haluk Hoca bu ifadeyi Soğuk Savaş sırasında kullandı. Bugün durum değişti. Ancak, Türkiye'nin durumu kolaylaşmadı, aksine zorlaştı.
Türkiye bugün öyle bir jeopolitik gelişmeler zinciriyle çevrili ki, bazı hallerde çelişkilerle bezenmiş bir dış politika izlemek zorunda kalıyor. Bu çelişkiler de, haliyle, yabancı diplomatların gözünden kaçmıyor.
Örneğin, Kıbrıs'ta bir "federasyon"a ancak razı olan, ideal olarak adada bir konfederasyon, hatta bağımsız bir Kuzey Kıbrıs isteyen Türkiye; Irak'ta, bırakın bir konfederasyonu, bir federasyonu bile zor kabul ediyor.

'Azınlık' şikâyeti
Aynı şekilde, "azınlık" kavramını yasal bir zemine oturtan ve bunun dışındaki tanımlamaları reddeden Türkiye, azınlık olarak hakları "Lozan" gibi bir antlaşmada tanımlanmamış olsa da, Iraklı Türkmenler için yine de azami haklar talep edebiliyor.
Bunu da "etnisite," "geleneksel yerleşim alanları" ve "nüfus yoğunluğu" gibi kavramlara oturtuyor. Fakat, aynısı kendisine dönük olarak yapıldığında şiddetle karşı çıkıyor. Bu çelişkinin bir türünü, Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın son olarak bir İspanyol gazetesine verdiği demeçte de görüyoruz.
Aydın, Yunanistan'daki Türk azınlığın "Türk" olarak değil, "azınlık" olarak adlandırılmasından şikâyet etmiş. Oysa, Lozan Antlaşması Batı Trakya'daki "Müslüman azınlıktan" bahsediyor. "Türk azınlıktan" değil. O zaman, bizim resmi bakış açımıza göre, Yunanistan bu azınlığın "Müslümanlıktan" kaynaklanan "haklarını" çiğniyor. "Türklükten" kaynaklananları değil.

Özkök gerçeği görüyor
Başkaları bunları "Türkiye'nin çifte standartları" olarak görebilir. Biz ise, bir "durum tespitinde" bulunarak, bunları, Türkiye'nin karmaşık coğrafi konumundan kaynaklanan ve ulusal çıkarlarının gereği olan "zorunlu çelişkileri" olarak görüyoruz.
Fakat, bu "zorunlu çelişkilere" saplanıp kalmanın Türkiye'ye uzun vadede bir şey getirmediğini de açıkça görüyoruz. Bu arada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök gibi, bizde bu gerçeği gören etkin kişilerin olduğunu da görüyoruz.
29 Ekim resepsiyonunda gazetecilerin, Mesud Barzani'nin Başkan Bush tarafından kabul edilmesine ilişkin sorularını yanıtlayan Hilmi Paşa, Türkiye'nin bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş. Ancak şunları da eklemiş:

Aşiret reisi değil başkan
"Bizde hep aşiret reisi diye bakma alışkanlığı vardı. Şimdi Talabani cumhurbaşkanı. Barzani de başka konumda. Durumun değiştiğini kabul etmeliyiz. Yarın Talabani Türkiye'ye gelirse devlet başkanı olarak gelecek. "
Bu sözler sadece gerçeği yansıtmakla kalmıyor, dış politikada geleceğe dönük olarak esnek olunması gerektiğini de ima ediyor. Hilmi Paşa'nın gayet açık olan sözlerindeki mesaj kanımca bu. Yani, "akıntıya karşı kürek çekmektense" gerçekleri kabul edip dış politikamızı ona göre oluşturmamız lazım.
Kısacası, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Washington'da kabul edilmesine sevinirken, Barzani'nin kabul edilmesini yermenin tutarsızlığı başkalarının gözünden elbette ki kaçmıyor.
Bu nedenle, kendilerini "aşiret reisi" diye aşağılamaktansa, istesek de istemesek de, uluslararası prestijleri artan ve bölgesel dengelerde bir unsur olarak ortaya çıkan Iraklı Kürtlerle işlevsel bir ilişki kurmanın zamanı geldi.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
'Halil İnalcık Kitabı'
OSMANLI tarihi konusunda, bizde ve dünyada, y...
Çetin ALTAN
Şehzadebaşı, Cihangir ve Davutpaşa
Üç-dört gün önce TV, içinde Osmanlı belgeleri...
Yasemin CONGAR
Washington'da Talat farkı
Dünyanın, Kıbrıs meselesinin taraflarından du...
Semih İDİZ
Iraklı Kürtlerle ilişki kurma zamanı geldi
Türkiye, Haluk Gerger'in ifadesiyle, "mayınlı...
Faik ÖZTRAK
2006 programında cari açık tahminlerinin gerçekçiliği
Sayın Maliye Bakanı'nın 28 Ekim tarihinde Pla...
Hasan PULUR
İnalcık Hoca böyle diyorsa...
TAM bir haftadır bekledik. Bekledik ki biri ç...
Ece TEMELKURAN
Çocukları kaçırıyorlar!
"Gitmek istemiyorum!" Beş gündür neredeyse hi...
Yaman TÖRÜNER
Tüp patlamaz
Duayen işadamı Erdoğan Demirören "Türkiye'de ...
Osman ULAGAY
Bush'çu çete için yolun sonu mu?
George W. Bush'un ve onu kuşatan entrikacı çe...
Güngör URAS
Çankaya'da 'Resm-i Kabul'
Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve B...

© 2005 Milliyet